Artritte Beslenme: Artrit Diyeti

Artritte Beslenme: Artrit Diyeti

Artrit diyeti
Artrit diyeti

Artrit eklemlerde iltihap ve şiddetli ağrılara neden olan bir hastalıktır. Ağrılar ile birlikte şişlikler ve eklemlerde sertlik de görülür. Bu belirtilerin azaltılması için ilaç tedavisinin yanı sıra beslenme düzenine de dikkat edilmelidir. Bazı besinlerin düzenli olarak tüketilmesi söz konusu iltihabı azaltırken aynı zamanda ağrıları da azaltır.

Artrit hastaları için diyet: Artrite iyi gelen yiyecekler:

Artrite faydalı yiyecekler: Zerdeçal

– Zerdeçal genel sağlık için en faydalı baharatlardan biridir. Antioksidan etkileri ile vücuttaki toksinlerin dışarı atılmasına yardımcı olur. Ayrıca zerdeçala rengini veren kurkumin adlı madde de etkili bir antioksidandır.

– Yemek ve salatalara zerdeçal eklenerek tüketilir. Alternatif olarak bir bardak sıcak suyun içerisine bir ya da iki çay kaşığı zerdeçal eklenir. 10 dakika demlenmesi beklendikten sonra süzülür ve tüketilir. Günde 1 bardak tüketilmesi ağrıların azaltılmasına yardımcı olacaktır.

Artrite yararlı besinler: Zencefil

– Zencefil de zerdeçal gibi benzer özelliklere sahiptir. Sindirim sistemini geliştirir ve mide ağrısının yatıştırılmasına yardımcı olur. Zencefil aynı zamanda inflamasyon üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Yapılan bilimsel çalışmala ağrı kesici özelliklerinin olduğunu göstermiştir. Salata ve yemeklere eklenebileceği gibi çay şeklinde demlenerek de tüketilebilir.

Eklem ağrılarına iyi gelen bitkiler: Karanfil

– Eklem ağrılarına neden olan artrit gibi hastalıklarda ağrı kesici özellikleri ile karanfil de önerilen bitkisel çözümler arasındadır. İçerisinde bulunan eugenol denilen bir madde sayesinde anti inflamatuar özellikler gösterir. Ağrı ve acının azaltılmasına yardımcı olur. Karanfil yağı ile eklemlere düzenli olarak masaj yapılabilir. Ayrıca günde üç kez yemeklere baharat olarak eklenebilir. Çay şeklinde tüketilmesi de yatıştırıcı ve sakinleştirici özellikler gösterecektir.

Eklem ağrısı için ne yapılmalı: Keten yağı

– Artrit diyetinde mutlaka temel bileşeni omega 3 esansiyel yağlar olan besinlere yer verilmelidir. Doğal anti inflamatuar özellikleri de vardır. Bir bardak kaynar suya bir çay kaşığı keten tohumu eklenerek her gün düzenli olarak tüketilebilir. Keten yağı ile etkilenen eklemlere masaj da yapılabilir.

Romatoid artrit diyeti: Chia tohumları

– Artrit hastalarına önerilen en etkili besinler omega yağ asitleri içeren besinler arasındadır. Chia tohumları omega 3 yağ asitleri içerir. Bu nedenle beslenme düzenine eklenmesi önerilir. 1 kase yoğurda eklenerek ya da salatalara eklenerek tüketilebilir. Var olan eklem inflamasyonu ile mücadeleye yardımcı olur. 1 yemek kaşığı chia tohumları ile pişmiş yulaf ezmesi karıştırılarak da tüketilebilir.

Artrit hastalarına önerilen besinler: Balık

– Somon, ringa ve sardalya gibi yağlı balıklar da anti inflamatuar özellikler gösteren omega 3 yağ asitleri açısından zengindir. Haftada 3 ya da 4 gün düzenli olarak ızgara balık tüketilebilir. Balık yüksek protein ve düşük yağ oranı ile genel sağlık için de son derece faydalıdır.

Artrit için ne yemeli: Kiraz

– Kiraz vücuttaki serbest radikallerin zararlı etkilerini en aza indirir. Ayrıca içerdiği antosiyanin adlı özel antioksidanlar ile toksinlerin hızla dışarı atılmasını sağlar. Güçlü anti inflamatuar bileşikleri ile artritin ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olur. Hastalık nedeni ile oluşan akut ağrıyı dindirir. 1 fincan kiraz her gün düzenli olarak tüketilmelidir.

Koyu yeşil sebzeler

– Koyu yeşil sebzeler de antioksidan içeriği yüksek besinlerdir. İltihabın azaltılmasına yardımcı olurken aynı zamanda eklemlerdeki ağrı ve şişlikleri azaltır. Vücudun asidik düzeyinin dengelenmesini sağlayan mineraller de içerir. Ispanak ve lahana en etkili sebzeler arasındadır. Ayrıca roka, brokoli, karnabahar ve marul da diyet listesinde olmalıdır. Yeşil sebzeler günde 5 porsiyon kadar tüketilebilir.

Portakal

– Portakal içerdiği C vitamini ile bağışıklık fonksiyonunu artırmaya yardımcı olur. Bu nedenle artrit hastalarına da özellikle önerilir. C vitamini sağlıklı kolajen üretimini artırırken kıkırdak ve eklem sağlığını korur.

Tam tahıllı besinler

– Kepekli tahıllar sindirim sağlığı için önerilen besinler arasındadır. İçerdiği besin öğeleri ile inflamasyonu azaltır. Lif açısından zengin içeriği ile eklem ve kemik sağlığını da korur. Günlük diyete yulaf ve kahverengi pirinç ya da tam tahıllı kahvaltılık gevrekler eklenmelidir.

Yeşil Çay Faydalı Mı: Yeşil Çayın Faydaları

Yeşil Çay Faydalı Mı: Yeşil Çayın Faydaları

yeşil çayın faydaları
yeşil çayın faydaları

Yeşil çay ne işe yarar?

Yeşil çay öncelikle lezzetli bir bitkisel içecektir. Aynı zamanda çeşitli sağlık avantajları bakımından dünya çapında milyonlarca insan tarafından her gün zevk ile içilmektedir. Yeşil çay yaprakları içeriğindeki hafif anti inflamatuar, antioksidanlar ve vücudu düzenleyici olarak etkili birçok bileşiklere sahiptir. Siyah çay yapraklarından farklı olarak, yeşil çay yapraklarında ağır işlenmiş sağlıklı bileşiklerin yanı sıra hem vücudu biyokimyasal olarak etkin tutar. Bu makalede, sağlık ve cilt için yeşil çay yapraklarının çeşitli yararları sıralanmaktadır.

Yeşil çay nasıl içilir: Yeşil çayın yararları:

1 – Yeşil çayın kalbe faydaları

Yeşil çay koruyucu özelliği ile kalp ve damar hastalıkları, ateroskleroz, felç ve kalp krizi gibi rahatsızlıkları riskini azaltma etkisine sahiptir. Özellikle, kardiyovasküler etkisinin çoğu, büyük olasılıkla ilişkili olan zararlı serbest radikalleri vücuttan atma ve onların dokulara zarar vermesini engelleyen güçlü antioksidanlardır. Bunun yanında kateşinleri olarak adlandırılan bileşikler ile özellikle kan damarları ve kalp organı için faydalıdır. Buna ek olarak, arterlerde pıhtılaşma önlemek için iltihaplanma ile mücadele eder. Kan basıncı kontrol altında tutar ve bunun yanı sıra anormal trombosit adezyonu tıkanmasını kateşinler engeller.

2 – Yeşil çay kolesterolü düşürür mü?

Yeşil çay yapraklarının yararlarından biri de kolesterolü azaltmaktır. Vücutta dolaşan LDL kanda kolesterol düzeyini yükseltir. Karaciğerin kolesterolü kana taşıması kardiyovasküler hastalıkların artması ile ilişkilidir.

Yeşil çayı, kapsül ya da bir içecek olarak tüketmek LDL düzeylerinin toplam indiriminde önemlidir ve kan kolesterol ile ilişkilidir. Genel olarak, yeşil çay birkaç ay boyunca iki ve dört bardak arasında tüketilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yeşil çaydaki kateşinler, lipit sentezi ilgili enzimler önlemek ve onların bağırsaktaki yağ emilimini azaltmak için faydalıdır.

Kolesterol düzeylerini kontrol etmek, ateroskleroz bakımının yanı sıra yüksek tansiyonun temel nedeni olan atardamar duvarlarında yağlı plakların oluşmasını önlemek açısından da yardımcı olur.

3 – Yeşil çay kanseri önler mi?

Yeşil çay yaprağı faydalarının en önemlisi birçok kanser türlerine karşı vücudun korunmasına yardımcı olma özelliğidir. Yeşil çayın içerdiği kateşinler kanserli hücrelere dışarıdan mücadele ederek kanseri önlemeye yardımcı olabilir. Ayrıca, Antikanser özellikleri ile yeşil çay ve yeşil çay özleri, meme, yumurtalık, safra kesesi, bağırsak, gırtlak, akciğer, pankreas, cilt, mide ve prostat kanserleri gibi birçok kanser türü için önerilmektedir.

4 – Yeşil çay kan şekerini düşürür mü?

Kan glikoz da en iyi yol yeşil çay yaprakları ile düzenlemedir. Glikoz kan şekeri için yeşil çay yaprakları enerji üretmek için çalışır. Özellikle, hormon insülin oluşması için gereklidir ama şeker hastaların da yeterli insülin üretmek ya da insülinü dayanıklı ve düzgün kullanmak mümkün değildir. Yeşil çay tüketimi, oksidatif artmış stresli kişiler için etkili olabilir ve metabolik sendrom ya da tip 2 diyabet olanlarda gibi insülin duyarlılığı düşük seviyede olmasını etkiler.

5 – Yeşil çay enerji verir mi?

Yeşil çay içeriğindeki antioksidanlar, enerji üretmeye yardımcı olur ve zaman zaman hücrelerini yenileyerek korumaya yardım eder. Son zamanlarda, bu nedenle insanlar yeşil çay diyet hapları kullanmaya başladı. Yeşil çay vücuttaki kan şekeri düzeyleri dengelemek için enerji düzeylerini yükseltir. En güçlü antioksidan olan kateşin içeren yeşil çay şeker sorununu önlemek için insülini arttırır ve yorgunluk ile sinirliliğin yol açtığı sıkıntıyı çözer.

6 – Yeşil çay metabolizmayı hızlandırır mı?

Yeşil çayın içeriğinde bulunan kateşinler ve antioksidan vücudun metabolizmasını teşvik etmekte önemli rol oynar ve kalori yakmayı arttırmak için etkilidir. Yeşil çay ayrıca, merkezi sinir sistemini teşvik eder ve kan akışı içindeki yağı serbest bırakır. Bu durum kalori yakmak için enerji üretmeyi sağlar ve aşırı su tutması gibi sorunların giderilmesi bakımından vücutta bulunan yağ kullanılır.

Yeşil çay yaprağı, kalori yakma işleminde kullanılan yakıtı, kimyasal enerjiye çevirme özelliğine sahiptir ve bu yüzden kafein içeriği yüksektir. Fakat metabolizmanın çalışmasını hızlandırmak için yeşil çayın içindeki kateşinler ve diğer maddelerin, olumlu sonuçlar alınması bakımından daha faydası vardır.

7 – Yeşil çay zayıflatırmı?

Yeşil çay yapraklarının en faydalı yararlarından biri de kilo vermek için yardımcı olmasıdır. Kilo vermek için yeşil çay tüketmenin yanı sıra egzersiz yapmak da ağırlığı rahat bir şekilde azaltmak isteyen kişilere yardımcı olur. Yeşil çayın içinde bulunan zengin miktarda kateşin, theanine (bir amino asit), kafein gibi maddeler kilo kaybını azaltmak için vücudun şişkinliğinin giderilmesini sağlar.

8 – Yeşil çay yağları eritirmi?

Kateşinler, vücuttaki yakıcı yağ oranını arttırmak için bilinen bir etkin maddedir. Doğal olarak yeşil çayın içinde bulunan bu süper madde şişmanlık ile mücadele etmek için çok önemlidir. Yeşil çay yaprakları, vücuttaki toplam yağ yakma özelliğinin yanı sıra karın yağlarını da hedefler. Tüm bu etkin maddeler, yeşil çayın yağ yakıcı özelliğini ortaya çıkararak  % 77 kalori yakmak için etkili olmasını sağlar.

9 – Yeşil çay kırışıklık ve yaşlanma etkilerini azaltır.

Vücutta serbest radikallerin büyümesi, cilt ve vücut hücrelerine yaşlanma olarak zarar verebilir. Serbest radikaller doğal olarak ortaya çıkar. Ancak derideki yaşlanma belirtileri, kimyasallar ve atmosferdeki mevcut UV radyasyonuna maruz kalınması durumunda etkisini iki katına çıkarır. Yeşil çayın içindeki kateşinler ve E vitamini, yaşlanmaya neden olan serbest radikalleri yok etmek için çok güçlüdür. Ayrıca SOD (süperoksit dismutaz), insan vücudu tarafından üretilen kimyasallardır. Bu kimyasallar serbest radikallerin vücudun hücrelerine zarar vermesine ve kırışıklıkları azaltmak için engellemeye yardımcı olur. Yeşil Çay yaprağında bulunan kateşinler ve SOD aktivitesi, vücudun serbest radikal etkileri ile mücadele etme yeteneğini hızlandırır ve geliştirir.

10 – Yeşil çay ayak mantarı ve bakteri enfeksiyonları azaltır:

Yeşil çay yaprakları faydalarından biri de mantar ve bakteri enfeksiyonları azaltmasıdır. İçerdiği antioksidanlar sayesinde yeşil çay yaprağı mantar ve bakteri enfeksiyonları etkisini azaltarak, bakterilerin büyümesini önlemek için yardımcı olur. Ayrıca, var olan bakteriyel enfeksiyonları azaltmaya yardımcı olur. Genellikle (bir su bardağı) yeşil çay içinde 200 mg kateşinler ve zengin antioksidan bulunmaktadır. Yeşil çayda bulunan bu kateşinler, bakteriler tarafından gerekli enzimi önlemek için faydalı olur. Yeşil çay bu özelliği ile aynı zamanda kimyasal olarak geliştirilen birçok antibiyotik nesnesidir.

11 – Yeşil çayın cilde faydası:

Genel olarak, yeşil çay bir dizi deri tedavisi ve cilt kanseri hastalıkları için kullanılır. İçerdiği antioksidanlar, polifenoller sayesinde serbest radikallerin cilt hücrelerindeki DNA saldırısını önlemek için yardımcı olur. Ayrıca, yeşil çay özleri çeşitli türde cilt kanserine neden olan UV ışınlarına karşı cildi korumak etkili olabilir. Böylece sağlıklı parlak deri oluşmasına yardımcı olur.

12 – Ağız sağlığı için faydalıdır:

Yeşil çay yaprakları, büyük miktarda doğal florür kaynaklıdır ve içilmesi sırasında çayın içerisinde, diş çürüğünü önlemek için bir bileşik vardır. Bu durum, özellikle yeşil çayın diş güçlendirmesine yardımcı olur ve kötü kokulu nefesi azaltır. Yeşil çay ağızdaki bakteriyi kontrol etmek ve diş boşluklarını önlemek için tükürükte bulunan plaket asitliği azaltır. Ayrıca, anti-inflamatuar gücü ile periodontal (diş eti) hastalığını kontrol etmek için ve hem de ağız içinde kötü kokuya neden olan mikroplar ile mücadelede yardımcı olur.

Sağlıklı Yaşamak İçin Neler Yapılmalı: Sağlıklı Yaşam Önerileri

Sağlıklı Yaşamak İçin Neler Yapılmalı: Sağlıklı Yaşam Önerileri

sağlıklı yaşam önerileri
sağlıklı yaşam önerileri

Sağlıklı yaşamak için neler yapmalıyız?

1 – Sağlıklı beslenmenin yolları:

Kızartma, hamburger ve  fast-food şeklinde sağlıksız yemek, yaşam kalitesinin düşmesine ve çeşitli sağlık sorunları oluşmasında büyük bir faktördür. Obezite, Tip 2 diyabet, kalp hastalığı, felç, yüksek kolesterol, demans ve kanser gibi çeşitli hastalıklar, sağlıksız beslenme ile yakından ilişkilidir. Aslında, diyet faktörleri, yüksek vücut kitle indeksi ve fiziksel hareketsizlik ile alkol ya da uyuşturucu kullanımı, Amerika’da sağlık kaybı ile ilgili yüksek oranda nedenler olarak belirtilmiştir. Bu yüzden sağlıklı olmak için, organik meyve ve sebzeler, lif yönünden zengin besinler, tam tahıllı ürünler, düşük yağlı süt ürünler ve sağlıklı yağlar içeren diyet tüketmek önerilir. Ayrıca, işlenmiş gıda ve tuz alımını sınırlamak, kafein kullanmaktan kaçınmak gerekir. Sağlıklı bir diyet için, gün boyunca yeterli miktarda su içmek önemle tavsiye edilir. Buna ek olarak, kahvaltı atlamadan gün içinde 3 küçük öğün arasında bazı sağlıklı aperatifler yemek de sağlıklı yaşamak için etkilidir.

2 – Sağlıklı olmak için yapılması gerekenler: Fiziksel aktiviteler:

Fiziksel aktivite eksikliği kişinin uzun ömürlü olmasını etkileyen en önemli faktördür. Amerikan Klinik Beslenme Dergisi’nde 2015 yılında yayımlanan bir çalışmada, fiziksel aktivite eksikliği, bir kişinin vücut kitle indeksinin (VKİ) fazlalaşmasını etkileyerek erken ölüm riski ile ilişkili olduğu sonucuna vardı. Fiziksel aktivite, kaliteli uyku için teşvik eder ve depresyonu engeller. Ayrıca, vücudun bağışıklığını arttırır, kardiyovasküler ve solunum fonksiyonlarını iyileştirir, kas gücü kaybını yavaşlatır, kemik kütlesini artırır, sindirimi geliştirir. Bu yüzden kişi meşgul olsa bile, günlük rutin olarak çeşitli fiziksel aktivite yapmak için zaman ayırması önemlidir. Bunun için gün içinde egzersiz yapmak açısından sadece 30 dakika ayırmak ve haftada beş kez ya da daha fazla bu uygulamayı yapmak kişinin ömrünü uzatmak bakımından yardımcı olabilir. Bir haftalık birkaç kez zevkle yapılan aerobik egzersizlerinin yanı sıra, hafta sonları yüzme, bisiklet, trekking, yürüyüş ya da diğer sporlar tercih edilebilir. Fiziksel aktivite için günlük 20 ile 30 dakika süreyle vücudu çalıştırmak, uzun ve sağlıklı bir yaşam bakımından önerilmektedir.

3 – Sağlıklı olmanın yolları: Kaliteli uyku

Günlük uyku miktarı insan ömrünü etkileyebilir. Uyku dergisinde yayınlanan 2007 yılındaki bir çalışmada, uyku süresinde azalmada artış olmasının ölüm oranları ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Geceleri en az altı saat ya da sekiz saate kadar uyku uyumak insanların daha erken ölmesini önlemek için etkili olur. Uykusuzluk yaşamak obezite, kalp hastalığı ve diyabet gibi ciddi sağlık sorunları bakımından yüksek risk taşımaya neden olabilir. Öte yandan, iyi bir gece uykusu stres, depresyon ve kalp hastalığı gibi rahatsızlıkları geçiştirmek için yardımcı olabilir. Ortalama olarak, yetişkin bir kişinin her gece kaliteli uyku çerçevesinde sekiz saat düzgün uyumaya ihtiyacı vardır. Kişinin uyanırken kendini yorgun hissetmesi ve şekerleme için fırsat kollaması yeterli uyku almamasının bir işaretidir. Kaliteli bir uyku için, uyumadan önce ılık bir bardak süt içmek, hafif bir akşam yemeği yemek, karanlık bir odada yatmak, geceleri sıcak bir banyo keyfi ve yatak odası sıcaklığını serin tutmak önemle tavsiye edilebilir.

4 – Stres sağlığı nasıl etkiler?

Çok fazla stresli yaşamak sağlık üzerinde çok etkilidir ve insan ömrünü kısaltabilir. Stresin kalp sağlığı, metabolizma ve bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkileri vardır. Aynı zamanda vücutta hormon kortizol arttırır. Stresi yavaş adımlarla azaltmak, sağlığın yanı sıra yaşam kalitesini arttırabilir. Daha az stres ve anksiyete, vücutta bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur. Ayrıca, hastalıklara yatkınlığı azaltır, hatta depresyon ve anksiyete riskini azaltır. Yapılan egzersizler, doğru uyku ve meditasyon, vücudun strese karşı yanıtı olarak görülebilir.

5 – Sağlıklı kalmanın yolları:

Sigara içenlerin hayatındaki yıllar olumsuz etkilenir. Ancak, sigarayı bırakmak hastalıksız yaşam şansını arttırarak hayata yılların eklenmesine yol açar. Sigara içmek ve dumanına maruz kalmak, ABD’de önlenebilir ölümlerin başta gelen nedenidir. Sigara dumanına maruz kalanların yanı sıra sigara içenlerin 1000’den fazla zararlı kimyasal maddeye maruz kaldığı belirtilmektedir. Bu kimyasal maddeler akciğer kanseri, kalp hastalığı, cilt problemleri, kronik bronşit, diş bozukluğu ve hızlandırılmış yaşlanma sorununa yol açabilir. Sigarayı bırakma sırasında zihin bulanıklığı, hayal kırıklığı, kaygı, öfke, konsantrasyon eksikliği, iştah artışı, baş ağrısı, yüksek tansiyon ve sürekli duman özlemi gibi yoksunluk belirtileri yaşamaya hazır olmak gerekmektedir. Sigarayı bırakmak için yoksunluk belirtileri ile mücadele etmek bakımından profesyonellerden yardım almak gerekir. Aynı zamanda sigarayı bırakmak için aile üyeleri, reçeteli ilaçlar ve doğal yardımlar ile destek almak mümkündür.

6 – Ağız hijyenine dikkat etmemek:

Uygun oral hijyen, diş çürüklerine, ağız kuruluğu, kötü ağız kokusu ve dişeti hastalığını önlemek için önemlidir. Aynı zamanda ağız içindeki zararlı bakterileri kaldırarak genel sağlığı destekler. Ağız içindeki bakteriler, kalp hastalığı, böbrek hastalığı, felç, şeker hastalığı, alzheimer hastalığı ve bazı kanser türleri riskini arttırır. Ağız hijyenini korumaya devam etmek, diş eti hastalıkları ve diğer oral sorunlarını önler, böylece uzun ve sağlıklı ömürlü olmayı sağlar. Bu yüzden, her gün diş ipi kullanmak, günde iki kez dişleri fırçalamak, günde iki kez bir antiseptik gargara ile ağız içini çalkalamak ve her altı ayda bir diş check-up yaptırmak önerilebilir. Ayrıca, şekersiz sakız çiğnemek ve bol su içmek ile ağız hijyenine yardımcı olmak mümkündür. Fakat bunun yanı sıra şekerli ve alkolsüz içeceklerden kaçınmak gerekir.

7 – Aşırı güneş ışınlarına maruz kalmak:

Aşırı güneşe maruz kalmak ve cilt kanseri riski arasındaki bağlantı olabilir. Ancak güneşten korunmak için tamamen güneşten uzak durmak da vücudun sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir. Güneş ışığına yeterli derecede maruz kalmak vücutta D vitamini üretimini uyarır. D vitamini eksikliği farklı kanser türleri, kalp hastalığı, felç, hipertansiyon, otoimmün hastalıklar, Tip 2 diyabet, depresyon, doğum kusurları, bulaşıcı hastalıklar ve daha fazla rahatsızlıklar için önemli bir risk faktörüdür. Kanser Epidemiyolojisi 2011 yılında yayınlanan bir çalışmada, normal güneşe maruz kalmanın hem kardiyovasküler hem de ölüm riskini azaltmaya yardımcı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu yüzden sabah erken saatlerde, 10 ile 15 dakika süreyle vücudun güneş ışığında kalması gerekir. Ancak, günün yoğun saatlerinde doğrudan güneş ışığına maruz kalmaktan kaçınmak gerekir.

8 – Düzenli sağlık taramalarından kaçınmak:

İnsanların çevresinde uzun ömürlü yaşamış yakın aile üyeleri olsa bile, kişinin genetiğine güvenmemesi gerekmektedir. Çevre ve yaşam tarzı faktörleri kişinin uzun ömürlü olmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle, zamanında ve ihtiyaca göre düzenli olarak doktora giderek sağlık kontrolünden geçmek gerekmektedir. Bu sağlık sorunları söz konusu olduğunda, her zaman için korunma tedaviden daha iyidir. Erken teşhis daha iyi tedavi olma ve iyileşme oranları sağlamaktadır. Sağlık taraması için yapılan bazı muayeneler ve testler vardır. Bunların arasında meme muayenesi, kolesterol ve yüksek kan basıncı testi, kemik yoğunluğu testi, kolorektal kanser taraması, diş check-up gibi sağlık taramaları sayılabilir.

Kanserden Korunma Yolları: Kanser Önleyici Besinler

Kanserden Korunma Yolları: Kanser Önleyici Besinler

kanser önleyici besinler
kanser önleyici besinler

Kansere karşı koruma sağlamak için ilk olarak beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Bazı besinlerin tüketilmesi kansere karşı koruma sağlar ve bağışıklığı güçlendirir.

Kanserden korunmak için nasıl beslenmeli: Kansere karşı koruyan besinler

1 – Kansere iyi gelen sebzeler: Brokoli:

Kanser riskini azaltmak için brokoli yemek faydalı olur. Bu kurusifer sebze, vücutta koruyucu enzimler üretir ve içeriğinde glukosinolatlar olarak adlandırılan bileşikler içerir. Bu enzimlerin her biri kansere yol açan kimyasalları ve kanser riskini azaltmaya yardımcı olur. Ayrıca, içerisinde bulunan Sülforafan özelliği, kanser tümörünün büyümesinde yardımcı olan kök hücrelerini hedeflemektedir.

Oregon State Üniversitesi’nde Linus Pauling Enstitüsü’nde 2011 yılında bilim adamları tarafından yapılan bir çalışmada, brokoli içeriğindeki sulforaphane özelliği sayesinde kanseri önlemeye yardımcı olduğu sonucuna varılmıştır.

Brokoli ağız, göğüs, karaciğer, akciğer, mesane, yemek borusu ve mide kanserlerine karşı korumak için etkilidir. Bu yüzden, haftada 2 ya da 3 kez buharda haşlanmış yaklaşık 2 bardak brokoli tüketilmesi önerilmektedir.

2 – Kansere karşı şifalı bitkiler: Yeşil çay:

Yeşil çay, çeşitli kanserlerin riskini azaltmaya yardımcı olan popüler bir içecektir. Yeşil çay içinde bulunan kateşinler, ksantin türevleri, epigallokatekin-3-galat (EGCG) ve epikateşin gibi bileşikler, kanser hücrelerinin gelişimini önlemeye yardımcı olur. Aynı zamanda yeşil çay, hücrelere zarar veren serbest radikalleri önlemeye de yardımcı olur.

Çin Tıbbı Dergisinde 2008 yılında yayınlanan kanseri önleme ile ilgili çalışmalar, yeşil çayın gastrointestinal, meme, akciğer ve prostat kanserleri üzerinde koruyucu etkilerini ortaya koymaktadır. Ancak, daha ileriye dönük çalışmalara da ihtiyaç vardır. Anti-kanser meyveleri olan yeşil çaydan günde 3 ile 4 bardak içilmelidir. Hatta doktora danıştıktan sonra yeşil çay özleri kullanılabilir.

3 – Kansere karşı koruyan yiyecekler: Domates:

Sulu bir meyve olan domates, likopen için iyi bir kaynaktır ve kanserle mücadelede yardımcı olan güçlü bir antioksidandır. Likopen bağışıklık sistemini güçlendirir ve hücreleri hasardan korur. Aynı zamanda, anormal hücre büyümesinin durdurur. Buna ek olarak, vücutta serbest radikal hasarı önlemek için A, C ve E vitamini bakımından iyi bir kaynaktır.

Beslenme Bilim ve Vitaminology Dergisi’nde 2013 yılında yayınlanan bir çalışmada, araştırmacılar tarafından hem çiğ ve hem de pişmiş domates ile domates bazlı ürünlerin erkeklerde prostat kanserine yakalanma olasılığının düşük olduğu bulunmuştur. Ayrıca, domates meme, akciğer ve mide kanseri riskini azaltmada da etkilidir.

Bu yüzden günlük olarak 1 bardak dilimlenmiş domates tüketmek önerilmektedir. Domatesin anti-kanser yardımlarından maksimum faydalanmak için, aynı zamanda diyet programı içinde domatesi sos, salça ve meyve suyu olarak kullanmak gerekmektedir.

4 – Kanserden koruyan bitkiler: Yaban mersini:

Yaban mersini kanserle savaşan bitkisel besinler ve antioksidanlar açısından çok zengindir. Yaban mersini meyveleri, hücrelere zarar veren ve kanser dahil birçok hastalıklara yol açan serbest radikalleri nötralize etmek için yardımcı olur. Ayrıca, yaban mersini kanser riskini düşürmek için etkili olan C ve K vitamini, manganez ve lif içerir.

Tıbbi Kimya dergisinde Antikanser Maddeleri yayınlanan 2013 yılındaki bir çalışmada, anti-kanser meyve olarak yaban mersini desteklenmiştir. Aynı zamanda klinik öncesi yapılan çalışmalar, yaban mersini meyvelerini kanser önleyici yeteneğini vurgulamak açısından daha fazla ihtiyaç olduğunu belirtmiştir.

Bu meyveler ağız, yumurtalık, kolon, karaciğer, prostat, akciğer, cilt ve meme kanseri de dahil olmak üzere farklı tipteki kanser riskini azaltmaya yardımcı olur.

Anti-kanser yaban mersini meyveleri, günlük olarak ½ yemek kaşığı taze ya da 1 fincan dondurulmuş şeklinde kullanılmalıdır.

5 – Kanserden koruyan besinler: Zencefil:

Zencefil, aynı zamanda, değişik kanser türlerinin riskini azaltmaya yardımcı olur. İçerdiği antioksidan özelliği sayesinde kanserli hücrelerin büyümesini engeller.

BMC Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp dergisinde yayımlanan 2007 yılındaki bir çalışmada, yumurtalık kanseri ile mücadele için teşvik edici etkisi olduğu gösterilmektedir. Bu özelliği sayesinde büyüyen kanseri bloke ederek, hastalığın yayılma kabiliyetini sınırlamaya faydalı olur.

Ayrıca, Beslenme British Journal of yayınlanan 2012 yılındaki bir çalışmada, zencefil prostat kanserini önlemede de etkili olduğu bulunmuştur.

Bu süper besin, kolorektal, akciğer, göğüs, deri ve pankreas kanserleri başlamasını da önleyebilir. Tedavi için, günlük 2-3 bardak zencefil çayı içmek ve yemek gerekir. Ancak, bir takviye almak istenmesi durumunda her zamanki gibi bir doktora danışmak önerilmektedir.

6 – Kansere karşı şifalı bitkiler: Sarımsak:

Sarımsak çeşitli kanser riskini azaltmak için yararlı olabilir. İçerisinde her biri kükürt ve arjinin olmak üzere oligosakaritler, flavonoidler ve selenyum gibi bileşenler bulundurur. Düzenli sarımsak alımı kanserli hücre büyümesinin ilerlemesini yavaşlatabilir.

Amerikan Kanser Araştırma Derneği tarafından 2013 yılında yapılan bir çalışma, çiğ sarımsak tüketimi ile akciğer kanseri arasında koruyucu bir ilişki olduğu sonucuna varmıştır.

Ayrıca, Klinik Beslenme dergisinde American Society for yayınlanan 2000 yılındaki bir çalışma, yüksek miktarda çiğ ya da pişmiş sarımsak alımının, mide ve kolorektal kanserlere karşı koruyucu bir etki kazandırdığını belirtmiştir.

Anti-kanser faydaları için, çiğ ve pişmiş sarımsak ile sarımsak takviyesi daha etkilidir. Yani, bu ölümcül hastalığı önlemek için sarımsak yemeye başlamak gerektiği önerilmektedir.

7 – Kanseri önleyen gıdalar: Ispanak:

Ispanak lutein (organik renklendirici) bakımından zengin bir kaynaktır ve vücudu kansere karşı korumada önemli bir rol oynayan bir antioksidandır. Buna ek olarak, ıspanak içerdiği zeaksantin ve karotenoidler ile serbest radikal hasarına karşı vücudu korumak için yardımcı olur. Ayrıca ıspanakta bulunan beta-karoten, A vitamini, folat ve lif de kanseri önlemede önemli bir rol oynamaktadır. Ağız, yumurtalık, akciğer, rahim, kolorektal, özofagus ve mide kanserlerine karşı koruyucu özelliğine karşı bu koyu yeşil yapraklı sebzenin düzenli alımı önemle tavsiye edilmektedir. Bu yüzden, haftada birkaç kez 1 fincan ıspanak yenmesi gerekir. Ispanak, salata, çorba ya da karışık sebze suyuna eklenebilir. Ispanak vücutta demir ve kalsiyum emilimini engelleyebilir. Oksalik asit yüksek olmasına neden olması dolayısıyla ıspanak yerken, bir bardak portakal suyu ya da domates suyu içmek gerekmektedir.

8 – Kanseri önleyen meyveler: Nar:

Anti-kanser faydaları olan başka bir süper meyve olan nar, içeriğinde yüksek miktarda antioksidan bulundurur. Bu sulu meyve ayrıca hücresel biyokimya modüle yardımcı olan fenoller, flavonoidler, antosiyaninler ve tanenlerden oluşan bir karışıma sahiptir. Nar içeriğindeki polifenoller ile özellikle kanser oluşmasında ve ilerlemesinde rol alan çeşitli biyolojik olayları kontrol altında tutmak için yardımcı olur. Nar, meme, kolon, karaciğer, deri ve prostat kanseri riskini azaltmada oldukça etkilidir. Kanser ile mücadele için, nar suyu içmek ya da meyve salatasına ve tahıllara ekleyerek bu meyveyi tüketmek önerilebilir.

9 – Kansere karşı koruyan yiyecekler: Ceviz:

Kanser riskini azaltan başka bir süper besin olarak ceviz önerilebilir. Ceviz, sağlıklı polifenoller ve antioksidan özellikleri ile birlikte iyi miktarda fitokimyasallar içerir. Aynı zamanda ceviz, ellagitannins, gama-tokoferol, ve alfa-linolenik asit gibi anti-kanser bileşikleri bakımından oldukça zengindir.

Kanser Araştırma çalışma için 2012 yılında Amerikan Enstitüsü, cevizin hayvanlarda meme kanserini önlemeye yardımcı olduğunu göstermektedir. Ayrıca, prostat ve cilt kanseri riskini de azaltabildiğini de açıklamıştır. Bunun için, günlük anti-kanser meyvesi olan 7 kabuklu ceviz yemek tavsiye edilmektedir. Bunun yanı sıra salatalar, çorbalar ya da hazırlanan kokteyllerin içine ceviz eklenebilir.

10 – Üzümler:

Üzümler ve yanı sıra üzüm çekirdeği ekstreleri, anti-kanser avantajlar sağlayan, antioksidan bakımından zengin bir meyvedir. Üzüm anti-enflamatuar özellikleri sayesinde, kanserin iki ana nedeni olan kronik oksidatif stres ve kronik enflamasyonu önlemek için etkilidir.

Tarım ve Gıda Kimyası Dergisi’nde yayınlanan 2005 tarihli bir çalışmaya göre, misket üzümlerinde bulunan polifenoller, anti-kanser özellikleri sergilemektedir.

Ayrıca, Beslenme Dergisi’nde yayımlanan 2009 yılındaki bir çalışmada, üzüm ve üzüm bazlı ürünlerin içeriğinde çeşitli anti-kanser maddelerinin mükemmel kaynakları olduğu sonucuna varılmıştır. Tedavi için, günlük bir bardak üzüm tüketmek önerilmektedir. Ancak, üzüm çekirdeği ekstresi almak istenmesi durumunda, doğru doz kullanmak için doktora danışmak gerekmektedir.