"Bitkisel Çözümler" Kategorisi

Mide Ağrısına ne iyi gelir? Mideye İyi Gelen Yiyecekler

Bitkisel Çözümler kategorisine 2 Ocak, 2018 tarihinde eklendi, 1.143 defa okundu

Mide Ağrısına ne iyi gelir? Mideye İyi Gelen Yiyecekler

Mide ağrısı oldukça yaygın görülen bir şikayettir. Kimilerinde sık, kimilerinde ise daha nadiren de olsa mide ağrısı görülebilmektedir. Mide ekşimesi, gastrit, yenilen yiyecekler ve içecekler, stres, hassas bünyeye sahip olma, bir takım mide rahatsızlıkları mide ağrısına neden olabilir. Mide ağrısının sebepleri genelde önemsizdir. Bu nedenle de doktora gitmeden mutfağınızda bulunan bir takım bitkisel çözümler ve doğal reçeteler ile sorun çözülebilir. Aşağıda sizlere mideye ne iyi gelir sorusuna yanıt teşkil edecek ve uyguladığınız takdirde hızlı bir şekilde mideyi iyileştirecek yiyecekler, içecekler ve bitkisel formülleri sizlerle paylaşacağız.

1. Maden Suyu ve Tarçın Karışımı

Mide ağrısına iyi gelen içecekler arasında maden suyunun özel bir yeri vardır. Maden suyunun midedeki gazı giderici etkisini belki bilmiyorsunuzdur. Maden suyu içmek mideyi rahatlatır ve sindirimi hazmı kolaylaştırır.Maden suyu içerisinde bir çay kaşığı tarçını karıştırarak biraz bekletin ve maden suyunu tarçınlı biçimde için. Mide ağrısının ve midede gaz, şişkinlik hissinin süraatle kaybolduğuna şahit olacaksınız. Tarçının yanısıra zencefil, rezene, nane de mide ağrısına karşı etkilidir.

2. Mide Ağrısına Zencefil İyi Gelir Mi?

Eski çağlardan beri insanlar mide ağrısından mide bulantısına kadar hemen her mide rahatsızlığı için bitkisel çözüm olarak zencefilden faydalanmışlardır. Zencefilin sindirim sistemine etkisi ve faydaları sadece geleneksel tıbbın eskimiş ve tozlanmış kitaplarında yer alan demode bir tedavi imkanı olarak görülmesin. Zencefil halen modern tıbbın başedemediği bir çok mide rahatsızlıklarında en etkili ve en doğal tedavi yolu olarak halihazırda tüm dünyada kullanıla gelmektedir.  Zaten yapılan bilimsel araştırmalar zencefilin bazı mide rahatsızlığı için çok etkili bir bitkisel tedavi alternatifi olabileceğini göstermiştir. Peki faydaları bu denli övdüğümüz zencefili mide ağrısını geçirmek için nasıl kullanacağız?

Doğal bir anti-inflamatuar, yani iltihap sökücü olan zencefil günümüzde toz, çubuk veya besin takviyesi  formlarında piyasada mevcuttur. Zencefili çiğnemek ve besin takviyesi olarak kullanmak en kolay yoldur. Diğer yandan toplumumuzda  zencefil çayı da yoğun bir biçimde tercih edilmektedir. Taze zencefil kökünü keserek sıcak suda 10-15 dk kadar bekletirseniz zaten zencefil çayı yapmış olursunuz. Zencefil çayı, gastrit, midede gaz birikmesi, mide fesadı, bulantı şikayetleri, midede sancı, reflü gibi mide rahatsızlıklarına da iyi gelen bir sağlık dostu doğal iksirdir.

3. Papatya çayı
Anti-inflamatuar yani midede iltihap, yangı ve mide ağrısı giderici bir diğer bitki çayı da Papatya çayıdır. Stres nedeniyle midede sancı ve ağrı hissi oluştuğu zamanlar, bir fincan papatya çayı içerek midenizi rahatlatabilirsiniz. Papatya çayının mideyi gevşetmesi ve rahatlatmasının arkasında aslında papatyanın kas gevşetici etkisinin olması yatmaktadır. Bu nedenle sabah ve akşam aç karnına günde iki fincan papatya çayı içerek midede oluşan spazm, gerginlik, sancı, gaz birikmesi ve mide ağrısı şikayetlerinden bitkisel yollarla kurtulmanız veya bu ağrıları azaltmanız mümkündür.

4. Brat Diyeti

Mide ve bağırsakların dostu olan BRAT diyeti muz, pirinç, elma püresi ve tost kelimelerinin baş harflerinden adını almış bir diyettir. Brat diyetinin faydaları arasında mide bulantısına veya ishala iyi gelmesi de sayılabilir..

BRAT düşük lifli, bağırsakları çalıştıran gıdalar içerir. Bu gıdalardan hiçbirisi tuz veya baharat içermez. Tuz ve baharat tüketmek mide ağrısı semptomlarını daha da ağırlaştırabilir. BRAT diyeti ise oldukça yumuşak bir diyet listesi olup, hasta olduğunuz halde hala bir şeyler yemeniz gerektiğinde kesinlikle kullanılması gereken yiyeceklerden oluşmaktadır. Örneğin elma püresi içerdiği peptin enzimi nedeniyle ishale bitkisel çözüm olur. Aynı şekilde kızarmış ekmek ise mide bulantısını azaltır.  BRAT diyetinde yer alan besinleri tüketmek için bunlardan oluşan tost yapmak oldukça lezzetli ve sağlıklı bir süreç yaşamanıza yardımcı olacaktır.

5. Nane

Nane yapraklarında bulunan mentol nedeniyle doğal bir analjezik veya ağrı kesicidir. Bu nedenle de bulantı ve midede ağrı ve sancı için bitkisel çözüm amacıyla kullanılmaktadır. Nane yapraklarını çiğneyip yutarak veya yemeklerde kullanarak tüketebiliriz. Nane şekerleri de içerdiği mentol nedeniyle mide ağrısına iyi gelir. Ama mideye en kısa sürede şifa verebilmesi için nane çayı olarak demlemek ve içmek en doğrusu olacaktır. Ayrıca aktarlarda bulunan nane yağı veya nane özü koklayarak ta mide bulantısına çözüm bulabiliriz.

6.  Elma Sirkesi

Karın ağrısı veya midede yanma hissi çoğu zaman midenin asidik dengesinin bozulmasından kaynaklı olabilmektedir. Bu durumda bir yemek kaşığı elma sirkesi içmek midenin PH dengesinin tekrar düzelmesine ve eski sağlıklı PH düzeyine gelmesine yardımcı olacaktır. Midede doğal olarak bulunan mide asidi, tüketilen nişastalı yiyecekler nedeniyle bazen mide suyunda aşırı miktarda birikebilmektedir. Bu durum uzun süreli devam ettiğinde mide ekşimesine, gastrit ve hatta ülsere davetiye çıkarmaktadır. Elma sirkesi en doğal mide ilacı olarak midenin asit dengesini sağlar. ELma sirkesi tek başına içimi ağır kaçabilir. Bu durumda elma sirkesini su ve bal ile karıştırarak içebilirsiniz. Elma sirkesi, bal ve su karışımı aynı zamanda bilinen en iyi bitkisel zayıflama formüllerinden de birisidir.  Elma sirkesi içindeki asitler, nişasta sindirimini azaltarak nişastayı bağırsaklara yönlendirerek bağırsak florası da olarak bilinen bağırsaklardaki bakterileri sağlıklı tutmalarını sağlar. Bazı insanlar önleyici bir önlem olarak her gün bir kaşık elma sirkesi içerler.

7. Isıtıcı Ped

Unutmayın ki mideyi sıcak tutmak mide ağrısına iyi gelir ve ağrı sancı hissini hafifletir. Kendinizi hasta hissettiğinizde yatıştırıcı bir ısıtma yastığı veya sıcak su şişesi ile karnınıza tampon yapabilirsiniz.Elektrikli battaniye de ısıtıcı ped ile aynı etkiyi oluşturmakta ve mide ağrısına doğal çözüm olabilmektedir.  Midenin ısıtılması, kramp, mide sancısı ve ağrılarını alır götürür. Ancak aşırı olacak şekilde ısıtıcı ped kullanmaktan kaçınmalısınız.

 

8. Mide Ağrısı İçin Doktora Görünün

Mide ağrısı uzun süreli yani kronik (süreğen) bir biçimde devam ediyorsa bu ağrının arkasında, gastrit, ülser, Crohn Hastalığı, İrritabl Bağırsak Sendromu, Diyabetik mide bağırsak sorunları, yiyecek alerjileri ve protein intöleransları olabilir. Bu durumda mide ağrısına kesin çözüm bulabilmek için doktor tarafından muayene, tetkik, teşhis ve tedavi süreci yürütülmesi gerekebilir.

Devamını Oku

Kırışıklıklara Ne İyi Gelir: Kırışıklıklar İçin Doğal Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 2.037 defa okundu

Kırışıklıklara Ne İyi Gelir: Kırışıklıklar İçin Doğal Çözüm

kırışıklıklar için doğal çözüm

kırışıklıklar için doğal çözüm

Kırışıklıklar nasıl giderilir?

Kırışıklıklar ilerleyen yaşlarda ortaya çıkar. Estetik açıdan rahatsız edici olan kırışıklık sorunu için kozmetik ürünlerinn yanı sıra doğal ve bitkisel çözümler de kullanılabilir.

Kırışıklıklar nasıl yok olur: Kırışıklıklara bitkisel çözüm

1.) Kırışıklıklar için çilek maskesi

– Çilek içerdiği enzimler ile ciltteki yaşlılık lekelerinin azaltılmasına yardımcı olur. Aynı zamanda kırışıklıkları da azaltır.

– Bir adet çilek ezilerek püre haline getirilir. Ardından cilde maske olarak uygulanır. Bir süre kuruması beklendikten sonra cilt ılık su ile durulanır.

2.) Kırışıklıklar için en etkili çözüm: Avokado

– Avokado ezilir ve püre haline getirilir. Ardından cilde masaj yaparak uygulanır. E vitamini yağı ile karıştırılarak da kullanılabilir.

3.) Kırışıklıklara çözüm: Sarımsak

– Sarımsak içerdiği enzimler ile genel sağlığın korunmasına yardımcı olur. Aynı zamanda cilt sağlığı için de son derece etkilidir. Cildin kırışmasını önlemeye yardımcı olur.

– Sarımsak her gün düzenli olarak tüketilebilir. Alternatif olarak bir bardak kaynar suyun içerisine biraz sarımsak ezmesi eklenir. Ardından birkaç dakika demlenmesi beklenir. Süzülür ve tüketilir.

4.) Kırışıklıklara iyi gelen yiyecekler: Kuruyemişler

– Kuruyemişler içerdikleri omega 3 yağ asitleri ile cilt sağlığının korunmasına yardımcı olur. Aynı zamanda cildin onarılmasını sağlar.

– Her gün öğün aralarına bir avuç badem ya da fındık tüketilebilir.

5.) Kırışıklıklara karşı maske: Kuşburnu yağı

– Birkaç damla kuşburnu yağı cilde masaj yaparak uygulanabilir. Her gün düzenli olarak uygulandığında kırışıklıkları ve ince çizgileri azaltır.

6.) Kırışıklıklara evde çözüm: Elma

– Bir adet elma blenderdan geçirilir. Ardından içerisine biraz da bal eklenir. Bu karışım cilde maske olarak uygulanır. Bir süre ciltte bekletilir. Daha sonra alan ılık su ile durulanır.

– Uygulama haftada birkaç kez düzenli olarak yapılabilir.

7.) Kırışıklık için doğal maske: Nane

– Nane içerdiği mentol ile cildin gelişmesine yardımcı olur. Aynı zamanda ferahlatıcı ve rahatlatıcı özellikleri de vardır. 1 yemek kaşığı limon suyu ile 1 yemek kaşığı nane ve salatalık püresi karıştırılır. Elde edilen karışım cilde uygulanır. Yaklaşık 10 dakika kadar ciltte bekletilir. Ardından ılık su ile durulanır.

8.) Kırışıklık için doğal yöntemler: Gül yaprakları

– Kırışıklıkların azaltılması için gül yaprakları da kullanılabilir. Kaynar suyun içerisine gül yaprakları eklenir. Bir süre demlenmesi için beklenir. Ardından süzülür ve ılık halde cilde uygulanır. Bir süre ciltte kuruması beklendikten sonra alan ılık su ile durulanır.

9.) Aloe vera kırışıklık uygulaması

– Aloe vera cildin nemli esnek kalmasına yardımcı olur. Bu nedenle kırışıklık tedavisi için de önerilir.

– Taze aloe vera jel cilde doğrudan uygulanır. Bir süre ciltte bekletilir. Cilt tarafından emilmesi beklenmelidir. Durulama gerektirmez.

10.) Kırışıklıklar için çözüm: Lor

– 1 yemek kaşığı lor ile biraz zerdeçal tozu karıştırılır. Elde edilen karışım cilde masaj yaparak uygulanır. Bir süre ciltte kuruması beklenir. Daha sonra alan ılık su ile durulanır.

11.) Kırışıklıklara maske: Süt kaymağı

– Süt kaymağı da kırışıklıklar için önerilen çözümlerden biridir. Cildin onarılmasına yardımcı olur ve cildi besler.

– Biraz süt kaymağı cilde doğrudan uygulanır. Bir süre ciltte bekletilir. Ardından ılık su ile durulanır. Uygulama her gün düzenli olarak yapılmalıdır.

12.) Kırışıklıklara limon suyu ve zeytinyağı

– Eşit oranlarda zeytinyağı ve limon suyu karıştırılır. Elde edilen karışım cilde masaj yaparak uygulanır. Bir süre ciltte kuruması beklenir. Ardından cilt ılık su ile durulanır.

13.) Kırışıklık için yoğurt maskesi

– Yoğurt içerdiği yararlı bakteriler ile ciltteki zararlı bakterilerin ölmesini sağlar. Sivilce ve siyah nokta sorunlarının yanı sıra kırışıklıkların da azaltılmasını sağlar.

– Biraz yoğurt ile bal ve muz püresi karıştırılır. Elde edilen karışım cilde uygulanır. 15 ya da 20 dakika ciltte bekletildikten sonra alan ılık su ile durulanır.

14.) Kırışıklık için salatalık maskesi

– Salatalık da son derece etkili bir çözümdür. Biraz salatalık suyu ya da salatalık püresi cilde uygulanır. Birkaç dakika ciltte bekletildikten sonra alan ılık su ile durulanır.

Devamını Oku

Ağız Yanması Nasıl Geçer: Ağız Yanmasına Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 766 defa okundu

Ağız Yanması Nasıl Geçer: Ağız Yanmasına Çözüm

ağız yanmasına çözüm

ağız yanmasına çözüm

Ağız yanması birçok neden ile olabilir. Bazı durumlarda ağızda iltihap ve enfeksiyon durumu da oluşabilir. Ağız yanması için doğal çözümler kullanılabilir:

Ağız yanmasına ne iyi gelir: Ağız yanmasını ne geçirir?

1 – Ağız yanmasına çözüm: Diş macunu:

Halk arasında da en çok başvurulan yöntemdir. Diş macunu yapısı gereği iltihap ve tahriş gibi durumlarda en çok kullanılan maddelerden bir tanesidir.

Özellikle sodyum sülfat içeren diş macunları bu doğrultuda daha sık kullanılabilir. İçerisindeki bileşenleri ile herhangi bir bölgede biriken vücut suyu ya da iltihabı kurutur. Ağız yanmasında ağız içinde görülen su kabarcıkları ve iltihapların kuruması için de diş macunu kullanılabilir. Sorunlu bölgeye iltihap ya da su kabarcığı tamamen kapanacak şekilde diş macunu sürülür. Ardından bu bölge hava ile temas ettirilerek macun kuruyana kadar beklenir. 15 – 20 dakika kadar beklemek yeterli olacaktır.

2 – Ağızda yanma hissi için lavanta yağı:

Ağız yanmasının ağrı ve yanma belirtilerinin ortadan kaldırılması için bölgeyi uyuşturacak maddelerin kullanılması etkili olacaktır. Uyuşturucu etkisi olan maddelerinden biri de lavanta yağıdır. Ağız yanması olan kişilerin ağzını uzun süre lavanta yağı ile çalkalaması ağız içinin belli oranda uyuşmasını sağlar. Uyuşma durumu ise yanma, ağrı ve benzeri belirtilerin hissedilmemesini sağlayacaktır. Ağrı yatıştırıcı ve iltihap kurutucu etkisi olan lavanta yağının aynı zamanda kişinin sinirlerini yatıştırıcı ve stres azaltıcı etkisi de vardır. Ağzın çalkalanmasında da yüzeye yakın sinir uçları üzerinde etki göstererek kişinin rahatlamasını sağlar.

En iyi sonuçları elde etmek için ağız yanması olan kişilerin her gün 2 kez 40’ar mg lavanta yağı ile ağzını çalkalaması gerekmektedir.

3 – Ağız yanmasına bal:

Bal, sadece ağız değil genel olarak vücudun her bölgesi için ağrı kesici ve nemlendirici etkiler gösterir. Bu etkileri doğrultusunda ağız yanması için de kullanılabilen bal, kısa sürede belirtilerin yok olmasını sağlar. Ayrıca tabii ki yaralarla beraber bu sağlık sorununun iyileşme sürecine de katkıda bulunur. Hem sürülerek hem de tüketilerek kullanılmalıdır. Etkilenen bölgelere bal sürülmeli ve bu şekilde yaklaşık 30 dakika kadar beklenmelidir. Bunun yanı sıra her sabah 1 yemek kaşığı bal tüketmek de tedavi sürecini hızlandıracaktır.

Bunun yanı sıra balın çeşitli ürünler ile karıştırılarak tükettiği de gözlemlenebilir. Ancak güvenilir kaynaklardan öğrenilmeyen karışımların uygulanmaması gerekmektedir. Aksi takdirde yanlış bir karışımın uygulanması ile cilt üzerinde ciddi tahrişler, yaralar ve alerjik reaksiyonlar görülebilir. Bu durumda bir daha karışımı uygulamadan, karışımın bir örneği ve mümkünse malzemeleri ile beraber doktora başvurmak gerekmektedir.

4 – Karbonatla ağız gargarası:

Ağız ortamında nötralize etkiler gösteren bir maddenin olması ağız yanmasının tedavisine yardımcı olabilir. Eğer karbonat yoksa bunun yerine kabartma tozu da kullanılabilecek bir başka ev tedavisi malzemesidir. Bu madde, vücudun pH seviyesinin dengelenmesini sağlar. Bu durumda lokal uygulandığında uygulanan bölgede bazik ya da asidik bir bileşen kalmasını engeller. Ağız yanmasında görülen yaralar, tahriş ve su kabarcıkları asidik ve bazik bileşenler ile daha artar. Bu yüzden ağzın içindeki tahrişin artmaması için nötralize edilmesi etkilidir.

Karbonat ile kabartma tozu için de aynı özellikler geçerlidir. Ağız yanmasına karşı anti-enflamatuar ve antiseptik özellikler gösterirler. Uygulanışı ise oldukça basittir. Ağız içerisindeki tahrişli bölgeler karbonat ya da kabartma tozu ile kaplanır ve bu şekilde 10 dakika kadar beklenir.

Etkili sonuçlara ulaşmak için gün içerisinde 4 – 5 kez olmak üzere 3 – 4 gün boyunca uygulamak yeterli olacaktır.

5 – Ağızda yanma ve kuruluk için alfa-liopic asit:

Ağız yanmasının belirtilerinin ve kendisinin tedavisi için kullanılabilecek maddelerden bir tanesi de alfa-liopic asittir. Üstelik diğer birçok yönteme göre çok daha etkilidir.

Oral patoloji günlükleri ve tıp araştırmalarının sonuçlarına göre ağız yanmasına sahip kişilerin tedavisinde alfa-lipoik asit (ALA) hızlı bir iyileştirici rolü oynamaktadır. Bu besin zararlı serbest radikallere karşı vücudu korumak için yardımcı olabilecek güçlü bir antioksidan olarak hareket etmektedir. Aynı zamanda vücudun iç sinir hücrelerinin işleyişi ve daha fazla hasarı önleyerek dokuları kurtarma konusunda da yardımcı olabilir. En iyi sonuçları elde etmek için günlük alarak 600 mg alfa-liopic asit alınması önerilmektedir.

6 – Ağızda yanma hissi için B vitamini alımı:

Ağız yaraları da dahil tüm yaralanma ve yanıkların tedavisinde en önemli besin maddesi B vitaminidir. Doğrudan yeni hücre üretimi ve ciltteki açıklıkların kapanmasında B vitamini doğrudan görevlidir. Bu etkisi kekik yağı ile kanıtlanmıştır. Kekik yağı en çok B vitamini içeren besinlerden bir tanesidir. Geleneksel tıp tedavilerinde de kullanılan kekik yağı, yara olan bölgelere sürüldüğünde yaranın kısa süre içerisinde kapandığı ve bölgenin iyileştiği görülmüştür. Sonrasında B vitamini üzerinde yapılan araştırmalar ile kekik yağındaki bu etkinin içerisinde bulunan yüksek miktardaki B vitamininden geldiği kanıtlanmıştır.

Bu yüzden uzmanlar ağız yanması olan insanlara da B vitamini tüketmesini önermektedir. Tabii ki B vitamin sadece kekik yağında değil, bunun dışında birçok besinin içerisinde bulunmaktadır. Et ve kümes hayvanlarının yemeklerinde herhangi bir baharatla beraber kullanılabilen kekik yağının yanı sıra, birçok besin doğrudan B vitamini içermektedir.

Doğal olarak ağız yanması olan kişilerin beslenme planlarına B vitamini takviyesi yapılması gerekmektedir. Bu durumda ise B vitamini açısından zengin olan besinlerin bilinmesi şarttır.

B vitamini açısından zengin olan ve beslenme planına eklenebilecek besinler şu şekilde sıralanabilir:

– Kırmızı et

– Balık

– Kahverengi pirinç

 -Tam taneli tahıllar

– Tam tahıllı ekmekler

– Buğday tohumu

– Soya fasulyesi

Ancak asidik içeriği olan besinlerin tüketilmemesi gerekmektedir. Örneğin kırmızı etin yağda kızartılanı içerisinde alkali ve asidik bileşenler bulundurur ve bu bileşenler ağızdaki yaraların artmasına neden olur.

7 – Sigara ve asidik gıdalardan kaçınmak gerekir:

Domates, portakal suyu, mandalina suyu, greyfurt suyu, alkollü içecekler ve kahve gibi asidik içecekler ağız yanması durumunda asla içilmemelidir. Aksi takdirde ağızdaki tahriş şiddetlenir ve yaralar oluşarak belirtiler daha vahim bir durum alır. Ağız içinin bu maddeler ile daha beter bir hale getirilmesi yerine nötr ya da nötralize edici özellikteki besinler ile belirtilerin daha hafifletilerek iyi hale getirilmesi gerekmektedir. Ağız içini nötralize ederek ağız yanması belirtilerini hafifletecek en etkili besinlerden bir tanesi süttür. Bu hastalığa sahip kişilerin her gün 1 sabah 1 akşam olmak üzere 2 bardak süt içmesi etkili olacaktır.

Alkalisi fazla asidi az olan, yani ağız içini nötralize edebilecek besinler şu şekilde sıralanabilir:

– Tüm sebzeler salata, ızgara, haşlama ve zeytinyağlı olarak tüketilebilir

– Badem

– Ceviz

– Kuruyemişler

– Zencefil

– Zerdeçal

– Tarçın

– Lor peyniri

– Kefir

– Soğuk deniz balıkları

– Baklagiller

Bunların yanı sıra bol omega-3 tüketmek de etkili olacaktır. Soya ve balık ürünlerinin fazla tüketilmesi vücuda yüksek miktarda omega-3 alınması demektir.

Tabii ki ağzın pH dengesi başta olmak birçok dengesini bozan, ağız kanserine ve ağız ülserine neden olabilen, hem ağız hem diş hem de tüm vücut sağlığı için zararlı olan sigarayı da içmemek gerekmektedir. Ağız yanması olan kişilerin sigara içmesi anlık olarak belirtilerin çok fazla artmasına neden olacaktır.

Devamını Oku

Yüksek Tansiyon Nasıl Tedavi Edilir: Yüksek Tansiyona Doğal Çözümler

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 915 defa okundu

Yüksek Tansiyon Nasıl Tedavi Edilir: Yüksek Tansiyona Doğal Çözümler

yüksek tansiyona doğal çözümler

yüksek tansiyona doğal çözümler

Yüksek tansiyon hastaları beslenme düzenine dikkat etmelidir. Bazı besinlerin beslenme düzeninde mutlaka olması önerilir.

Yüksek tansiyona ne iyi gelir: Yüksek tansiyona iyi gelen besinler

1 – Yüksek tansiyona iyi gelen yiyecekler: Köri soslu sebze salatası:

Köri soslu sebze salatası hem doyurucu özelliği hem de yüksek tansiyonun tedavisi için oldukça önemlidir.

4 porsiyonluk körü soslu sebze salatasının yapılışı şu şekildedir:

Gerekli olan malzemeler:

– 4 çay kaşığı kanola yağı

– Küp şeklinde doğranmış 1 avuç tatlı patates

– Durulanmış ve süzülmüş 1 paket ekstra sert tofu

– 1 litre Hindistan cevizi sütü

– Yarım fincan düşük sodyumlu tavuk suyu ya da sebze suyu

– 1 – 2 çay kaşığı kırmızı körü sosu

– Eşit parçalar halinde kesilmiş 1 avuç yeşil fasulye

– 1 yemek kaşığı kahverengi şeker

– 2 çay kaşığı limon suyu

– Yarım çay kaşığı tuz

– 1/3 bardak kıyılmış taze kişniş

– Dörde bölünmüş doğal limon

Yapılışı:

– Orta derece ateşte yapışmaz özellikteki bir tavada 2 çay kaşığı yağ kızdırılır. Önce tofu tavaya konur. Sonrasında tatlı patates, köri, Hindistan cevizi sütü, fasulye, kahverengi şeker ve soya peyniri dışındaki tüm malzemeler tofunun üzerine eklenir ve hafifçe karıştırılır. Karışımın her iki tarafı da pişirilir. Ardından ocak kapatılır ve karışım tavanın içerisinde 8 – 10 dakika kadar dinlendirildikten sonra bir tabağa aktarılır.

– Kalan 2 çay kaşığı kanola yağı ise yüksek ateşteki başka bir tavaya konarak kızdırılır. Tatlı patates küp şeklinde doğranarak bu yağda 4 – 5 dakika boyunca pişirilir. Ardından üzerine 1 fincan su ve kırmızı körü sosu eklenir. Biraz karıştırıldıktan sonra Hindistan cevizi sütü eklenerek karıştırmaya devam edilir. Bir taşım kaynadıktan sonra yavaş yavaş soğuması için bir kasenin içerisine aktarılarak beklenir. Tatlı patates karışımı yaklaşık dört dakikada soğur. Sonrasında bu karışım iyice karıştırılır ve homojen bir görünüm elde edilir. Homojen karışım tekrar tavaya konarak 4 – 5 dakika kadar pişirilir. Bu pişme işlemi karışımın yumuşaması içindir. İstenen yumuşak kıvam elde edilene kadar karıştırılmalıdır. Pişirmenin ardından bu karışım üzerine fasulye, kahverengi şeker ve soya peyniri eklenir. Elde edilen yeni karışım orta derecelik ateşte 4 dakika kadar pişirilir ve sonrasında karışım bir kaseye aktarılır. Tuz ve limon suyu ilave edilerek tabaklara konup servis edilebilir.

2 – Yüksek tansiyon için ne yemeli: Tavuk, brokoli ve kavrulmuş domates salatası:

Doyurucu olan bu yemek aynı zamanda yüksek tansiyon hastaları için ideal özellikler taşımaktadır. Bu yüzden hipertansiyon hastalarının beslenme planında mutlaka bulunması gerekmektedir.

6 porsiyonluk tavuk, brokoli ve kavrulmuş domates salatası şu şekilde hazırlanabilir:

Gerekli olan malzemeler:

– 1,5 kilogram kemiksiz, derisiz tavuk göğsü (duruma göre kesilmiş ya da rendelenmiş şekilde de alınabilir)

– 4 su bardağı brokoli tomurcuğu

– 1,5 kilo orta boy domates

– Ayrı kaselerde 2 çay kaşığı ve 3 yemek kaşığı sızma zeytinyağı

– 1 çay kaşığı tuz

– 1 çay kaşığı taze çekilmiş karabiber

– Yarım çay kaşığı biber tozu

– Çeyrek fincan limon suyu

Yapılışı:

– İlk olarak, bir tencereye ya da tavaya tavuk yerleştirilir ve üzerine çıkacak kadar su eklenir. Yüksek ateşe yerleştirilerek kaynayana kadar beklenir. Su kaynadıktan sonra tencerenin kapağı kapatılarak ateş kısığa alınır. Bu şekilde hafifçe ve çıkan buhar ile tavuğun pişmesi beklemek gerekir. Pembeleşerek pişmesi yaklaşık 10 – 12 dakika sürecektir. Ardından bir kesme tahtası alınır ve tavuklar kesme tahtasının üzerinde küçük kuşbaşı şeklinde doğranır. Tavuk piştiğinde çatal kolayca batırılması gerekmektedir. Eğer hala çatal zor giriyorsa ve tavuk eti tel tel ayrılmıyorsa pişirmeye devam ederek sık sık kontrol etmek gerekmektedir.

– Başka tencere su ile doldurulur ve bir taşım kaynatılır. Ardından kaynamakta olan suyun içerisine brokoli eklenerek 3 – 5 dakika kadar haşlanması beklenir. Drenaj olması ve sıcaklığının düşmesi için soğuk suyla yıkanır.

– Bu sırada domatesler enine ikiye bölünerek çekirdekli kısımları bıçak yardımı ile çıkarılır. Çekirdeklerinden arındırılan domatesler bir çift kağıt havlu üzerine bırakılarak kuruması için beklenir. Bu bekleyişin ardından domatesin suyundan arınması gerekmektedir.

– Büyük bir tava orta derece ateşe konarak ısıtılır. Ardından çekirdeklerinden arındırılan domatesler kızmış tavaya iç kısmı tavaya değecek şekilde yerleştirilir. Tavaya koymadan önce isteğe bağlı olarak domatesin kabukları soyulabilir. 4 – 5 dakika pişirilen domatesler sonrasında bir kasenin içerisine alınır. Üstleri 1 çay kaşığı tereyağ ile fırçalanarak yağlanır. Ardından yağlanan kabuklu/kabuksuz kısım tavaya konarak kızartılır. İki tarafı da kızarmış olan domatesler soğuması için bir tabağa aktarılır.

– Son olarak kalan 3 yemek kaşığı yağ tavaya konur ve orta derece ateşte kızdırılır. Sonrasında bir kasenin içerisine biber ve karabiber eklenir. İçerisinde biraz da tuz ilave ederek karıştırılır. Bu karışım kızdırılan yağa eklenir ve biberler baharatlar ile beraber kızartılı. Kızartıldığı sırada sürekli karıştırılması gerekmektedir. Aksi takdirde tavaya yapışabilir. 1 – 2 dakika bu şekilde kızartıldıktan sonra ateş kapatılır ve 1 dakika beklenir. Önceden sıkılarak hazırlanmış olan limon suyu dikkatli ve yavaş bir şekilde tavadaki biber üzerinde gezdirilir ve emmesi için 1 dakika kadar beklenir.

– Hazırlanan tüm garnitür tarzı malzemeler tavuğun üzerine konur ve sadece ısıtılması için fırınlanır. Düşük derece kısa sürede ısıtılan tavuk sıcak şekilde servis edilerek tüketilebilir.

3 – Tansiyonu ne düşürür: Quinoa, ıspanak ve kuru kayısı salatası:

Yüksek tansiyon hastalarının gönül rahatlığı ile tüketebileceği, hem lezzetli hem de doyucu olan bir besindir.

4 porsiyonluk quinoa, ıspanak ve kuru kayısı salatası şu şekilde hazırlanabilir:

Gerekli olan malzemeler:

– Çeyrek su bardağı limon suyu

– 2 yemek kaşığı yağsız yoğurt

– 1 – 2 çay kaşığı bal

– Çay kaşığını ucu ile kimyon

– Çay kaşığını ucu ile tarçın

– Çay kaşığını ucu ile toz zencefil

– Çeyrek su bardağı sızma zeytinyağı

– Çay kaşığını ucu ile tuz (isteğe bağlı)

– Bir tutam taze çekilmiş karabiber

– 2 çay kaşığı ekstra sızma zeytinyağı

– 1 bardak quinoa

– 2 diş kıyılmış sarımsak

– Yarım su bardağı kıyılmış kuru kayısı,

– 2 su bardağı su

– Limonun 2/3’lük bölümü

– 1 su bardağı üzüm, domates ya da kiraz (süslemek için)

– 1 adet doğranmış küçük kırmızı soğan

– Çeyrek fincan öğütülmüş badem

– 5 – 6 avuç ıspanak

Yapılışı:

Bir kasenin içerisinde yoğurt, bal, kimyon, tarçın, zencefil ve limon suyu çırpma teli ile iyice karıştırılır. Malzemelerin homojen bir karışım elde edilene kadar iyice karıştırılması gerekmektedir. Bunun için mutfak robotu da kullanılabilir. Homojen karışıma son olarak karabiber ve tuz eklenerek karıştırılabilir. Bu baharatları eklemek isteğe bağlıdır. Elde edilen karışım sos olarak kullanılabileceği gibi doğrudan quinoa ile karıştırılarak ana yemek olarak da tüketilebilir.

Devamını Oku

Yüksek Tansiyona Ne İyi Gelir: Yüksek Tansiyon İçin Doğal Yöntemler

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 580 defa okundu

Yüksek Tansiyona Ne İyi Gelir: Yüksek Tansiyon İçin Doğal Yöntemler

yüksek tansiyon için doğal yöntemler

yüksek tansiyon için doğal yöntemler

Tansiyon neden yükselir?

Günümüzde en sık rastlanan sağlık sorunlarından bir tanesi yüksek tansiyondur. Kan dolaşımı ile ilgili olan bu sorun, tansiyonun normale göre yüksek olması durumudur. Kan basıncı olarak da adlandırılabilecek olan tansiyon, damarlardaki kalp atışı olarak da nitelendirilebilir. Kalp atışı çift atıştır. İlk atış daha şiddetli, ikinci atış daha hafif olan atıştır. Atar damarlarda dolaşan kan da kalbin pompalaması ile damar çeperlerine bir yüksek bir de alçak basınç yapar. Yüksek basınç büyük tansiyon, alçak basınç küçük tansiyon olarak nitelendirilir. Dolayısıyla bir kişinin tansiyonu 2 sayıdan oluşur. Normal insanlarda tansiyon 12/8 olur. Tabii ki bu havanın durumu ve kişinin yaşı ile değişiklik gösterebilir. 11/7 ve 13/9 olan tansiyonlar da çevresel faktörlere göre normal karşılanabilir. Ancak kişi kendini bayılacak gibi hissediyorsa, başında dönme, içinde uyuşukluk, nefessiz kalma hissi ve benzeri belirtiler varsa kişinin tansiyonu yükselmiş olabilir. Bu durumda acil müdahale ile sorunun üstesinden gelmek gerekir.
Her insanda bazı zamanlarda tansiyon yükselebilir ya da alçalabilir. Ancak bu durum sürekli bir hal alıyor ve tansiyon bir türlü düzelmiyorsa kişide tansiyon hastalığı var demektir. Sık sık yükselen tansiyon yüksek tansiyon hastalığını, sık sık düşen tansiyon ise düşük tansiyon hastalığını gösterir. Düşük tansiyon hastalığı daha tehlikeli olup ani ölümlere yol açabilirken yüksek tansiyon hastalığı da kan değerlerinde dengesizlik ve alyuvarlarda ötenazi ile kişinin ölmesine neden olabilir. Bu yüzden tansiyon hastalığının dikkate alınması şarttır.

Yüksek tansiyon nasıl düşer: Yüksek tansiyon için bitkisel çözümler

Yüksek tansiyon hastalarının yapması gerekenler şu şekilde sıralanabilir.

1 – Tuz tansiyon yükseltirmi: Tuzdan uzak durulmalıdır:

Tuz tüketiminden kaçınmak gerekmektedir.

– Sağlıklı beslenerek tansiyonun yükselmesi engellenebilir. Bunun için sebze ağırlıklı beslenmek gerekmektedir.

– Yüksek tansiyon hastalığına sahip olan kişilerin beslenme planından kaldırması şart olan tek şey tuzdur. Tuz kandaki tuz seviyesini yükseltir ve bu da kanın hızını arttırır. Yüksek tansiyon hastası olan bir kişide zaten sorun kan basıncının yüksek olmasıyken tuz ile bu basıncın arttırılması tansiyonun daha da yükselmesine neden olur. Tuzun tüketimi ciddi tansiyon artışlarına ve hatta krizlere yol açabilir. Bu yüzden yüksek tansiyon hastalarının beslenme planında asla tuz bulunmamalıdır. Bunun yanı sıra tüketilen sodyum miktarına da dikkat edilmesi gerekmektedir. Sodyum da belli orandan fazla tüketildiğinde kan basıncını attıran bir özelliğe sahiptir.

Beslenme planındaki sodyumu azaltmak için uyulabilecek öneriler şu şekilde sıralanabilir:

– Her gün günlük olarak toplam yarım çay kaşığından fazla tuz tüketilmemelidir. Bu tüketim de mümkünse gün içerisine yayılarak yapılmalıdır.

– Beslenme günlüğü kullanılarak tüm besinlerdeki tuz oranı oransal olarak hesaplanmalı ve günlük tuz miktarının aşılmamasına dikkat edilmelidir.

– Beslenme planına eklenerek tüketilen tüm hazır besinlerin ambalajları kontrol edilerek içerisinde bulunan besin maddelerinin miktarlarına dikkat edilmelidir.

– %20 oranında sodyum içeren gıdalardan kaçınmak gerekir.

– Genel olarak %5 oranında sodyum içeren gıdalar seçilmelidir.

– İşlenmiş gıdalar, yağda kızartılmış et ürünleri, konserve gıdalar ve fast food tüketiminden kaçınmak gerekir.

– Tuzsuz çeşnilikler kullanmanız önerilir.

2 – Yüksek tansiyona iyi gelen besinler: Tüketilen gıdalara dikkat edilmelidir:

Magnezyum, potasyum ve lif açısından zengin olan gıdaların tüketimi kan basıncının dengelenmesi sağlar. Bu yüzden yüksek tansiyona, yani yüksek kan basıncına sahip kişiler için ideal besinlerdir. Sebze ve meyvelerin bazıları potasyum, lif ve magnezyum açısından yüksek, sodyum açısından oldukça düşüktür. Bu sebze ve meyvelerin özellikle tercih edilmesi gerekmektedir. Bazı sebze ve meyveler sodyum açısından zengin olacağı için bu ayrımın düzgün yapılması ve sodyum miktarı az olan gıdaların seçilmesi gerekmektedir.

Bu besin maddelerinden bazıları şu şekilde sıralanabilir:

– Fındık

– Tohumlar

– Baklagiller

– Tavuk

– Yağsız et

Bu besinler aynı zamanda magnezyum açısından da oldukça zengin kaynaklardır. Bunun yanı sıra lif ve potasyum zengini olması da önemlidir.

Magnezyum, potasyum ve lif açısından zengin olan gıdalar şu şekilde sıralanabilir:

– Kayısı

– Elma

– Muz

– Pancar

– Yeşil bitkiler

– Havuç

– Brokoli

– Yeşil fasulye

– Üzüm

– Lahana

– Kuru fasulye

– Kavun

– Portakal

– Ananas

– Patates

– Mango

– Çilek

– Ispanak

– Tatlı patates

– Ton balığı

– Bal kabağı

3 – Yüksek tansiyon için ne yapılır Alkol tüketiminin sınırlandırılması gerekmektedir:

Alkol tüketimi kan akışını hızlandıran bir etki gösterir. Yüksek tansiyon hastalarının bu yüzden alkol tüketmemesi gerekmektedir. Tabii ki belli miktarda alkol tüketmek etki etmez. Ancak sınırın aşılması tansiyonun artmasına neden olur ve hasta kriz geçirebilir. Bu yüzden 1 bardak şarap içilmesi en ideal alkol tüketimidir.

4 – Lazanya:

Lazanya, yüksek tansiyon hastaları tarafından tüketilebilecek en ideal ve besleyici besinlerden bir tanesidir.

6 porsiyonluk lazanya şu şekilde yapılır:

Gerekli olan malzemeler:

– On iki adet tam buğday lazanya eriştesi

– 1 çorba kaşığı ekstra sızma zeytinyağı

– 3 adet karanfil

– 3 diş kıyılmış sarımsak

– 3 su bardağı doğranmış ıspanak

– İyice durulandıktan ve süzüldükten sonra ufalanmış 1 paket tofu

– Yarım su bardağı rendelenmiş parmesan peyniri

– 2 yemek kaşığı ince kıyılmış kalamata zeytini

– Çeyrek çay kaşığı ezilmiş kırmızı biber

– Çeyrek çay kaşığı tuz

– Yarım kavanoz marina sosu

– Yağsız bölümü rendelenmiş yarım su bardağı mozzarella peyniri

Yapılışı:

– İlk olarak, bir tencerede su kaynatılır. Daha sonra erişteler kaynar suya konarak makarna gibi pişirilir. Pişen makarnalar durulanır ve ardından kullanıma hazır olması için soğuk su kullanılarak soğutulur.

– Ardından erişteler orta ateşte yağlanmış bir tavaya konur. Üzerine sarımsak eklenir ve iyice karıştırılır. Yaklaşık yirmi saniye boyunca kavrularak kokusunun giderilmesi sağlanır. 20 dakikadan sonra tavaya ıspanak ve soya peyniri de eklenir. Bu şekilde 3 – 4 dakika kadar ısıtılır, ardından karıştırmaya başlanır. Sonrasında karışım bir kaseye aktarılır ve üzerine zeytin, ezilmiş kırmızı biber, parmesan, tuz ve 2/3 bardak makarna sosu ilave edilir.

– Tava temizlenir ve ilk olarak 1 bardak makarna sosu konur. Ardından Üzerine 1 kat karışımdan atılarak karışım üzerine tofu konur. Tofunun üzerine tekrar karışım konur ve üzerine 1 kat da daha tofu konur. Son olarak en dışa kat amaçlı karışım dökülür.

– Tava bu şekilde yüksek ateşe konur ve pişirilmeye başlanır. 3 dakika kadar yüksek ateşte pişirildikten sonra orta ateşe alınır. Orta ateşteyken üzerine mozarella peyniri serpilir. Bu peynir erdikten sonra tava ocaktan alınır ve elde edilen lazanya kesilerek servis edilebilir. Haftaya 3 kez tüketilmesi önerilmektedir.

Devamını Oku

Tırnak Batmasına Ne Yapılır: Tırnak Batması İçin Doğal Yöntemler

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 404 defa okundu

Tırnak Batmasına Ne Yapılır: Tırnak Batması İçin Doğal Yöntemler

tırnak batması için doğal yöntemler

tırnak batması için doğal yöntemler

Tırnak batması neden olur?

Tırnak batması yanlış ayakkabı seçimi nedeni ile olur. Parlakları sıkıştıran ayakkabılar tırnakların tırnak kenarındaki cilde batmasına neden olur. Ciltte enfeksiyon olması durumda ağrılar ve acı hissi artar. Tırnak batması için bazı durumlarda ameliyat da gerekebilir. Ancak tırnak batması ilerlemeden önce doğal çözümler kullanılabilir.

Tırnak batması için ne yapılmalı: Tırnak batmasına bitkisel tedavi

1 – Tırnak batmasına tuzlu su:

Tırnak batmasına karşı sıcak su ve epsom tuzu karışımı içinde ayakların bekletilmesi gerekir. Her gün ve her türlü koşulda yaklaşık 15 ya da 30 dakika kadar bu uygulamayı yapmak gerekmektedir. Bu uygulamanın, ayak tırnağını yumuşatmak ve enfekte olmadan batık tırnağı önlemek için iki faydalı yönü vardır.

2 – Tırnak batması tırnak kesimi:

Batığın tırnak çevresini parçalayarak zarar vermesini önlemek için ayak tırnağının dikkatli kesilmesi gerekir. Ayak tırnağının kenarlarına yakın bölgelerde herhangi bir şekilde sivri parça bırakmadan tırnak düz kesilir. Ayak tırnakları, batık tırnaklar yaratır ve ciltte büyüyerek gelişme olasılığı vardır.

3 – Tırnak batması çözümleri: Ayak tırnağını uzatmak:

Tırnak batığını kaldırmak için ayak tırnağını uzatmak faydalı olur. Ayak tırnağı ve cilt arasına küçük bir parça pamuk konularak dönen batık ayak tırnağını tutmak gerekir. Bunun için, cımbız ile pamuk parçası alınır ve parmağın köşesine ayak tırnağı altına pamuğu itmek için sivri bir şey kullanılır. Pamuk parçası ayak tırnağı altında küçük bir top yapısı olarak durur ve tırnağın en tepe yerine kadar pamuk itilir. Alanı temizlemek ve enfeksiyon riskini azaltmak için her gün pamuk çıkarılır yerine yeni pamuk konur.

4 – Tırnak batmasına çözüm: Tırnak batmasından kurtulmak için enfeksiyonu durdurmak:

Batık tırnağın üzerine enfeksiyon önleyici melisa uygulanır ve üzeri sargılı tutulur. Neosporin bu nedenlerden dolayı tırnak batığı tedavisi için oldukça etkilidir. Ayrıca, ayak tırnağı batmasından kurtulmak için ayakların hava alması da önemlidir. Bu yüzden evde bulunulduğu zamanlar çorap ya da ayakkabı giyilmemesi önerilmektedir.

5 – Tırnak batması için bitkisel çözüm: Limon:

Batık ayak tırnağı üzerine konulan kesilmiş bir parça limon ile ayak bandaj yapılarak sarılır. Bu şekilde ayak bir gece bekletilir. Limon yakıcı özelliği sayesinde gece boyunca tırnaktaki enfeksiyon ile mücadele ederek yardımcı olur.

6 – Tırnak batmasına kantaron yağı:

Ayak tırnağı etrafındaki deriyi yumuşatmak için çeşitli yağlar kullanılabilir. Kantaron yağı en etkili yağlardan biridir. Ayak tırnaklarına uygulanan yağlar ayakkabı giymek gerektiğinde ayak tırnağında basıncı azaltarak, cildi beslemek ve yumuşatmak için yardımcı olur. Tedavi sırasında hızlı gevşeme sağlayan yağları denemek gerekir.

Çay ağacı yağı tırnak batmasından kurtulmak için içeriğinde taşıdığı antibakteriyel özellik ile yardımcı olur. Aynı zamanda ayakların harika kokmasını sağlar.

Bebek yağı ise tırnak batmasından kurtulmak için alternatif harika bir mineral yağdır. Bu yağ, çay ağacı yağı gibi antimikrobiyal özelliklere sahip değildir, ancak cildi yumuşatmak için harika bir şekilde beklentileri karşılamaktadır.

7 – Tırnak batmasına ne yapılmalı:

Tırnak batmasından kurtulmak için tırnağın çevresindeki derinin emmesi için potasyum dezenfektanı denemek tavsiye edilir. Potasyum dezenfektan ayak için düzenli kullanılan ev ilaçlarından biridir. Tedavi sırasında 2 ile 3 hafta boyunca, suyun içine % 0.04 potasyum dezenfektan konur ve ayaklar günde bir kez 15 ile 20 dakika ıslatılır. Bu dezenfektan uygulaması, şaşılacak şekilde ayaklar ve uzun tırnakları temiz tutmaya yardımcı olacaktır.

8 – Tırnak batması tedavi:

Tırnaktaki batığın genişlemesini önlemek bakımından basıncı azaltmak için bir bant kullanılabilir. Tırnak yatağının kesilen bölgesinde, batığın cildi çizmemesi için bir yara bandı yardımı ile kapatılarak kusurlu tırnak ciltten uzaklaştırılır. Bu alanda basıncın uygun şekilde azaltılması durumunda, tırnakta sızlama azalır ve batığın kuruması sağlanır.

9 – Tırnak batması için ne yapılabilir?

Batıktan kurtulmak için, ayak tırnakları orta uzunlukta tutulur ve düz bir açıyla tırnaklar düzeltilir. Düz açılarda kesilmeyen tırnaklarda batık sorunları meydana gelir ve ayak parmakları etrafında, yüksek olasılıkla cilt içine büyüyen bir çıkıntı oluşur. Bu yüzden, tırnakları düzeltmek için mutlaka bir tırnak makası kullanılmalıdır. Çünkü bu makasın ayak tırnağı köşesine yakın kenarları keskin bırakma özelliği vardır. İdeal olan, ayak tırnaklarını 2 ya da 3 haftada bir kez kesmeye çalışmaktır. Ayak tırnakları büyük ölçüde çabuk büyür. Bu süre içinde düzenli olarak ayak tırnaklarını kesmek, tırnakta batık oluşmasını önleyerek fırsat vermeyecektir.

10 – Tırnak batması için pedikür gibi uygulamalardan kaçınmak:

Tırnak batmasına karşı pedikür yaptırmaktan kaçınmak gerekir. Pedikür tırnak altındaki deriye rahatsızlık verebilir ve pedikür aletlerinin düzgün steril olmaması ile tırnakta enfeksiyon yaratabilir.

11 – Tırnak batması olanlar nasıl ayakkabı giymeli:

Batık tırnak oluşmasına karşı giyilecek ayakkabının doğru boyutta olduğundan emin olmak gerekir. Tırnak üzerine basınç yapmaması ve batığa neden olmaması için aşırı küçük ayakkabılardan uzak durmak gerekir. Bunun yanı sıra  geniş, ferah ve büyük ayakkabılar yerine, daha küçük olanları seçilmelidir. Ayrıca, ayak üzerinde baskıyı önlemek için açık burunlu ayakkabı giymek önerilebilir. Bunun yanında ayakkabı giyilmesi sırasında bandaj sarmak ya da çorap giymek de tavsiye edilir.

12 – Tırnak batması için ilaç ve antibiyotik krem kullanmak:

Bir günde iki kez ayağa antibiyotik krem ​​uygulamak ayak tırnağı batığından kurtulmak için etkili olabilir. Bunun için, sabah duş aldıktan sonra ve gece yatmadan önce bir kez sadece ayak tırnağı batıkları üzerine antibiyotik krem ​​uygulanır. Antibiyotik krem ​​tırnaktaki acı ve enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olacaktır.

13 – Tırnak batmasından kurtulmak için neosporin kullanmak:

Bu tedavi için, en az yarım saat ılık köpüklü suda ayaklar bekletilir. Sonra ayak tırnağının köşesine biraz Neosporin uygulanır ve daha sonra bir bant yardımıyla sabitlenir. Ardından tırnak düzgün kesilerek büyümesi için serbest bırakılır.

Tırnak batması doğal çözüm

Tırnak batması ile ilgili tırnağın çevresinde gerçekten büyük bir olasılıkla şişlik ya da enfekte olma riski vardır.

Bu yüzden, bir uzman tarafından verilen birkaç antibyotik bir pamuk yardımı ile derinin emmesi için batık tırnak üzerine sürülür. Antibiyotikler temelde tırnaktaki enfeksiyonu azaltmak ve batığın dışarı büyümesini engellemek için yardımcı olur. Bu yüzden pamuk yöntemi ile antibiyotikli ilaçların, tam batığın üzerine sürülmesi için çok dikkat etmek gerekir. Tırnak enfeksiyonu ile son derece güçsüz olan tırnak temiz tutulmalıdır. Bu neden ile batığın üzeri kapalı tutularak bölgenin temiz kalması sağlanır.

Antibiyotik kullanımının yanı sıra pamuk yönteminin de işe yaramaması durumunda, tırnak için ameliyat gerekebilir.  Bu gerçeği düşünerek kişinin mutlaka bir uzmana ya da ayak hastalıkları doktoruna gitmesi tavsiye edilir. Rahatsızlık veren ve batık olmasına eğilimli olan ayak tırnaklarının yanlarında meydana gelen tırnak etlerini olduğu yerden çıkarmaktan kaçınmak gerekmektedir.

Önerilen bu ev tedavilerinin, ayak tırnaklarında oluşan batıklardan kurtulmak için düzenli kullanılması gerekir. Ancak, tüm bunlara rağmen batıkların düzelmemesi halinde mutlaka bir uzmandan yardım almak gerekmektedir.

Devamını Oku

Dudak Çatlakları Nasıl Geçer: Dudak Çatlaklarına Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 625 defa okundu

Dudak Çatlakları Nasıl Geçer: Dudak Çatlaklarına Çözüm

dudak çatlaklarına çözüm

dudak çatlaklarına çözüm

Dudak çatlakları soğuk hava ya da susuz kalmak gibi nedenlerden oluşabilir. Dudaklar sebum üretmediği için çok daha hızlı kurur ve çatlar. Dudakların çatlamasını önlemek için bitkisel ve doğal çözümler kullanılabilir.

Dudak çatlamasına ne iyi gelir: Dudak çatlaklarına bitkisel çözüm

1.) Dudak çatlamasına ne yapılır: Hindistan cevizi yağı

– Hindistan cevizi yağı dudaklardaki çatlakların azaltılmasına yardımcı olur. Aynı zamanda cildi yumuşatır ve besler. İçerisindeki E vitamini ile son derece etkilidir.

– Biraz hindistan cevizi yağı ısıtılır. Ardından ılık halde dudaklara uygulanır. Bir süre bekletilir ve dudaklar su ile durulanır. Uygulama her gün düzenli olarak birkaç kez yapılmalıdır.

2.) Dudak çatlaması için ne yapmalı: Badem yağı

– Badem yağı esansiyel mineraller ve sağlıklı yağlar içerir. Aynı zamanda protein, vitamin E ve B vitaminleri de içerir. Bu yağ riboflavin (B 2 vitamini) de içerir. Tüm bu içeriği ile dudakların kurumasını ve çatlamasını engeller.

– Biraz badem yağı cilde masaj yaparak uygulanmalıdır.

3.) Dudak çatlaklarına evde çözüm: Dudak çatlamasına bal

– Bal içerdiği enzimler ile ciltteki bakterilerin ölmesine yardımcı olur. Aynı zamanda cildi besler ve yumuşatır.

– Biraz bal dudaklara uygulanır. Bir süre bekletilir. Ardından ılık su ile durulanır. Uygulama her gün düzenli olarak birkaç kez yapılmalıdır.

4.) Dudak çatlaması için bitkisel çözüm: Badem yağı ve bal

– Badem yağı ve bal birlikte kullanıldığında da son derece etkili sonuçlar vermektedir.

Gerekli malzemeler:

– 1 tatlı kaşığı tatlı badem yağı

– 1 tatlı kaşığı bal

Uygulanışı:

– Badem yağı ile bal karıştırılır. Ardından dudaklara masaj yaparak uygulanır. Bir süre bekletilir ve ılık su ile durulanır.

5.) Dudak çatlakları için çözüm: Çatlayan dudaklara zeytinyağı ve hindistan cevizi yağı

– Zeytinyağı da dudak çatlarını azaltmak için kullanılır. Dudakların nemli kalmasına yardımcı olurken aynı zamanda cildi besler ve güçlendirir. E vitamini açısından da son derece zengindir. Daha etkili sonuçlar almak için bal ve hindistan cevizi yağı ile birlikte kullanılması önerilir.

Gerekli malzemeler:

– 1 yemek kaşığı zeytinyağı

– 1 yemek kaşığı hindistan cevizi yağı

– Yarım çay kaşığı bal

Uygulanışı:

– Tüm malzemeler karıştırılır. Ardından dudaklara masaj yaparak uygulanır. Birkaç dakika bekletilir ve su ile durulanır. Uygulama her gün düzenli olarak yapılmalıdır.

6.) Çatlak dudaklar için çözüm: Deniz tuzu

– Deniz tuzu dudaklardaki ölü deri hücrelerin arınmasına yardımcı olur. Aynı zamanda dudakları yumuşatır ve nem dengesinin korunmasını sağlar.

Gerekli malzemeler:

– 1 tatlı kaşığı hindistan cevizi yağ

– 1 tatlı kaşığı deniz tuzu

Uygulanışı:

– Hindistan cevizi yağı ile deniz tuzu karıştırılır. Elde edilen karışım dudaklara uygulanır. Bir süre masaj yapılır ve su ile durulanır.

– Uygulama haftada birkaç kez düzenli olarak yapılmalıdır.

7.) Çatlamış dudak bakımı: Mango

– Mango genel sağlık için son derece faydalıdır. Cilt sağlığı için de son derece faydalıdır. Dudakların çatlamasını ve kurumasını engeller.

– Mango püre haline getirilir. Ardından dudaklara uygulanır. Bir süre bekletilir. Ardından ılık su ile durulanır.

8.) Çatlamış dudaklara ne iyi gelir: Aloe vera jeli

– Aloe vera jeli de dudaklar için kullanılabilir. Dudakların nemli ve canlı kalmasına yardımcı olur.

– Taze aloe vera yapraklarından çıkarılan jel dudaklara uygulanır. Bir süre bekletilir ve su ile durulanır. Uygulama her gün düzenli olarak birkaç kez yapılmalıdır.

9.) Dudaklara şekerle peeling

– Şeker en etkili peeling malzemesidir. Ciltteki ölü deri hücrelerin ve kirin arınmasına yardımcı olur. Cilt için kullanıldığı gibi dudaklar için de kullanılabilir.

Yöntem 1

Gerekli malzemeler:

– 2 tatlı kaşığı şeker

– 2 tatlı kaşığı bal

– Ilık su

Uygulanışı:

– Bal ve şeker iyice karıştırılır. Bu karışım dudaklara masaj yaparak uygulanır. Parmak uçları ile yavaş hareketler yapılması önerilir. Birkaç dakika dudaklarda bekletilir. Ardından alan ılık su ile durulanır.

Yöntem 2

Gerekli malzemeler:

– 1 yemek kaşığı kahverengi şeker

– 1 tatlı kaşığı zeytinyağı

Uygulanışı:

– Şeker ve zeytinyağı karıştırılır. Ardından karışım dudaklara masaj yaparak uygulanır. Bir süre bekletilir. Daha sonra ılık su ile durulanır.

– Uygulama günde birkaç kez düzenli olarak yapılabilir.

10.) Çatlayan dudağa ne sürülür: Gül yaprakları

– Gül yaprakları da dudak çatlakları için önerilen etkili çözümler arasındadır. Ciltteki bakterilerin ve ölü deri hücrelerinin arınmasını sağlar.

Gerekli malzemeler:

– Birkaç adet gül yaprağı

– Süt

Uygulanışı:

– Süt içerisinde gül yaprakları kaynatılır. Ardından ezilir ve ılık halde dudaklara uygulanır. Bir süre dudaklarda kuruması beklenir. Ardından ılık su ile durulanır.

11.) Çatlayan dudaklara ne iyi gelir: Hardal yağı

– Hardal yağı da dudaklardaki kuruluğun ve çatlakların azaltılmasına yardımcı olur. Cildi besler ve yumuşatır. Dudakların daha parlak ve canlı görünmesini sağlar.

– Biraz Hindistan cevizi yağı ile biraz hardal yağı karıştırılır. Ardından dudaklara masaj yaparak uygulanır. Bir süre cilt tarafından emilmesi beklenir. Daha sonra ılık su ile durulanır. Uygulamanın her gün düzenli olarak birkaç kez yapılması önerilir.

– Biraz hardal yağı ile E vitamini yağı da karıştırılarak kullanılabilir. Etkili sonuçlar almak için her gün düzenli olarak uygulanması önerilir.

Çatlayan dudaklar için bakım:

– Dudaklarda çatlak oluşmasının temel nedeni soğuk ve sıcak havalardır. Çok soğuk ya da çok sıcak; dudakların kurumasına neden olabilir. Bu nedenle mutlaka koruma sağlanmalıdır.

– Bazı besin eksiklikleri dudaklarda çatlak oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle vitamin ve mineral açısından zengin besinlerin tüketilmesi önerilir. Özellikle A vitamini içeren havuç, yeşil sebzeler, domates, tam tahıllı besinler mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir.

– Kozmetik ürünler kullanılmamalıdır. Bazı rujlar ve dudak balmlarının kullanılması da dudakların kurumasına neden olabilir. Özellikle kimyasal içeren ürünlerden uzak durulmalıdır. Kullanılacaksa bitkisel içerikli ürünlerin kullanılması önerilir.

– Dudak nemlendirici kremler düzenli olarak kullanılabilir. Güneşten korunmak için yüksek koruma faktörlü dudak kremlerinin kullanılması önerilir.

– Dudaklar sık sık yalanmamalıdır. Bu alışkanlık da dudakların kurumasına ve çatlamasına neden olabilir.

– Su tüketimine dikkat edilmelidir. Her gün düzenli olarak 3 litre kadar su tüketilmesi önerilir. Suyun yanı sıra her gün sebze ve meyve suyu da tüketilebilir. Gazlı ve asitli içecekler ile kafeinli içeceklerden uzak durulması önerilir. Bu tür içecekler su kaybının artmasına neden olur.

– Dudak çatlaklarına vazelin de kullanılabilir. Vazelin yoğun yapısı ile dudakların yumuşamasına ve çatlakların azalmasına yardımcı olur. Vazelinin yanı sıra gliserin de kullanılabilir.

– Aloe vera özellikle kullanılmalıdır. Cildin doğal yoldan nemli kalmasına yardımcı olan en etkili çözümdür.

– Dudaklardaki çatlakların azaltılması için cilt ve dudak bakımına dikkat edilmelidir. Makyaj her gece yatmadan önce temizlenmeli, cilde ve dudaklara düzenli olarak nemlendirici uygulanmalıdır.

Dudaklardaki çatlaklar ve kuruluk sık görülen bir durumdur. Genellikle bitkisel ve doğal çözümler ile kolaylıkla geçer. Ancak bazı durumlarda bazı sağlık sorunları da dudak çatlaklarına neden olabilir. Bu nedenle eğer dudaklardaki çatlaklar geçmiyorsa ya da sık sık yaşanıyorsa mutlaka bir cilt doktoruna gidilmelidir.

Devamını Oku

Dudak Rengi Nasıl Açılır: Dudakların Rengini Açmak

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 631 defa okundu

Dudak Rengi Nasıl Açılır: Dudakların Rengini Açmak

dudakların rengini açmak

dudakların rengini açmak

Dudak rengini açmak için  ne yapmalı?

Dudak rengini açmak için kozmetik ürünlerin yanı sıra bitkisel ve doğal çözümler kullanılabilir.

Dudak rengini canlandırmak için ne yapmalı: Dudakların renginin açılması için doğal çözümler

1.) Şekerle dudak peelingi

– Şeker ciltteki ölü deri hücrelerin arınmasına yardımcı olur. Aynı zamanda dudakların yumuşamasını sağlar ve koyu lekeleri azaltır.

– Biraz şeker ile su karıştırılır. Ardından dudaklara masaj yaparak uygulanır. Bir süre bekletilir ve ılık su ile durulanır.

– Uygulama her gün düzenli olarak yapılmalıdır.

2.) Dudakların pembe olması için pancar kökü suyu

– Dudaklardaki koyu rengin azaltılması için pancar kökü suyu kullanılması önerilir. Birkaç damla pancar suyu dudaklara masaj yaparak uygulanmalıdır. Her gün düzenli olarak uygulanması önerilir.

3.) Zeytinyağlı dudak bakımı

– Zeytinyağı da dudak bakımında yaygın olarak kullanılır. Dudakların daha yumuşak ve canlı kalmasına yardımcı olur.

– Her gün düzenli olarak biraz zeytinyağı ile dudaklar ovulabilir.

4.) Dudakları doğal kırmızı yapmak için limon suyu

– Limon suyu cilt ve saç sağlığı için oldukça etkili bir malzemedir. Cildin üzerindeki kirin ve ölü deri hücrelerin arınmasını sağlar. Aynı zamanda cilt yapısını besler ve geliştirir.

– Birkaç damla limon suyu dudaklara masaj yaparak uygulanır. Bir süre kuruması beklenir ve ılık su ile durulanır.

5.) Doğal dudak pembeleştirme yöntemi: Gül yağı

– Gül yağı da dudaklardaki koyu lekelerin azaltılmasında etkilidir.

– 2 ya da 3 damla kadar gül çiçeği yağı dudaklara masaj yaparak uygulanır. Bir süre ciltte bekletilir ve su ile durulanır.

6.) Dudak pembeleştirme: Bal ve ahududu

– Ahududu dudakların daha kırmızı görünmesine yardımcı olur. Aynı zamanda cildi besler. Bal ile birlikte kullanılması önerilir.

– Eşit miktarda bal, ahududu ve limon suyu karıştırılır. Elde edilen karışım dudaklara uygulanır. Birkaç dakika kadar bekletilir ve su ile durulanır.

7.) Dudak peeling uygulaması

– Sabah dişler fırçalanırken dudaklar da fırçalanabilir. Bu şekilde dudaklardaki ölü cilt hücreleri arınmış olur. Dudaklarda koyuluk oluşmasının engellenmesi için her gün düzenli olarak yapılması önerilir.

8.) Dudak bakımı için bitkisel yağlar: Hindistan cevizi yağı ve badem yağı

– Eşit miktarda hindistan cevizi yağı ve badem yağı karıştırılır. Elde edilen karışım bir kap içerisinde saklanır. Gün içerisinde birkaç kez dudaklara uygulanır. Krem şeklinde kullanılmalıdır.

9.) Dudaklara vazelin sürmek

– Vazelin de dudakların nemli kalmasına yardımcı olur. Aynı zamanda daha yumuşak ve parlak kalmasını sağlar.

– Her gün düzenli olarak dudaklara vazelin uygulanabilir.

10.) Badem

– Badem içerdiği E vitamini ile dudak bakımı için en etkili çözümlerden biridir. Bir kase süt ya da suyun içerisinde birkaç badem bir gece bekletilir. Ertesi sabah ezilir. Bu karışım dudaklara masaj yaparak uygulanmalıdır. Birkaç dakika dudaklarda bekletilir ve su ile durulanır.

11.) Çay ağacı yağı

– Çay ağacı yağı birçok cilt sorunu için önerilir. Cildin daha yumuşak ve canlı kalmasını sağlar.

– Biraz su ile karıştırılan çay ağacı yağı dudaklara uygulanır. Bir süre kuruması için beklenir. Daha sonra alan ılık su ile durulanır.

– Çay ağacı sulandırılmadan kullanılmamalıdır.

12.) Zerdeçal tozu

– Zerdeçal tozu da cilt sağlığı için son derece faydalıdır.

– Biraz zerdeçal tozu ile su karıştırılır. Elde edilen karışım dudaklara uygulanır. Bir süre kuruması beklendikten sonra ılık su ile durulanır. Uygulama her gün düzenli olarak yapılmalıdır.

13.) Safran ve lor

– Lor ve safran da dudak koyulaşması için önerilir. Koyulukların azalmasına yardımcı olurken aynı zamanda cildi yumuşatır.

– Biraz lor ile safran karıştırılır. Elde edilen karışım dudaklara uygulanır. Bir süre bekletildikten sonra su ile durulanır.

14.) Ananas ve papaya

– Eşit miktarda ananas ve papaya suyu ya da püresi karıştırılır. Bu karışım dudaklara uygulanır. Kuruması için beklendikten sonra ılık su ile durulanır.

– Uygulama her gün düzenli olarak yapılmalıdır.

15.) Hint yağı, limon suyu ve gliserin

– Eşit miktarda hint yağı, limon suyu ve gliserin karıştırılır. Bu karışım bir kapta saklanır. Dudaklara gün içerisinde balsam olarak uygulanır.

16.) Portakal kabuğu

– Portakal kabuğu içerdiği C vitamini ile cildin beslenmesine yardımcı olur. Aynı zamanda cildi güçlendirir ve cilt yapısının yenilenmesini sağlar. Cilt beyazlatmasında da kullanılan portakal kabuğu dudaklardaki koyu lekeler için de kullanılır.

– Birkaç portakal kabuğu güneşte kurutulur. Ardından ezilir ve toz haline getirilir. Elde edilen toz su ile karıştırıldıktan sonra dudaklara masaj yaparak uygulanır. Bir süre bekletilir ve su ile durulanır.

– Uygulama her gün düzenli olarak yapıldığında etkili sonuçlar verecektir.

17.) Gliserin

– Gliserin cildin nemli kalmasına yardımcı olurken aynı zamanda cilt yapısını besler ve güçlendirir. Cilt tonunun dengelenmesini sağlar.

– 2 ya da 3 damla gliserin dudaklara masaj yaparak uygulanır. Bir süre bekletilir ve su ile durulanır.

 18.) Kişniş

– Kişniş birçok cilt sorunu için önerilen bir çözümdür. Ciltteki ölü deri hücrelerin ve lirin arınmasını sağlar.

– Birkaç kişniş yaprağı ile dudaklar düzenli olarak her gece ovulabilir. Bu şekilde bir gece bekletilir ve ertesi sabah su ile durulanır.

19.) Aloe vera jeli

– Taze aloe vera yapraklarından çıkarılan jel dudaklara doğrudan uygulanır. Bir süre bekletildikten sonra ılık su ile durulanır. Uygulama her gün düzenli olarak birkaç kez yapılabilir.

20.) Hardal yağı

– Hardal yağı dudakların nemli kalmasına yardımcı olurken koyu lekelerin de azalmasını sağlar.

– Birkaç damla hardal yağı ile dudaklara her gün düzenli olarak masaj yapılabilir.

21.) Domates

– Yarım domates ezilir ve püre haline getirilir. Biraz un ile karıştırılır. Elde edilen karışım dudaklara uygulanır. 5 dakika kadar bekletilir. Ardından ılık su ile durulanır.

– Uygulama her gün düzenli olarak yapılmalıdır.

22.) Patates suyu

– Patates suyu dudaklara doğrudan uygulanır. Kuruması beklendikten sonra ılık su ile durulanır. Patates suyu yerine patates püresi de kullanılabilir.

23.) Salatalık suyu

– Salatalık içerdiği enzimler ile cilt yapısını besler ve cilt hücrelerinin kendini yenilemesine yardımcı olur.

– Biraz salatalık suyu dudaklara doğrudan uygulanır. 5 dakika kuruması beklendikten sonra ılık su ile durulanır. Uygulama 15 gün boyunca her gün düzenli olarak yapılmalıdır.

24.) Bal

– Biraz bal dudaklara doğrudan uygulanır. Kuruması için beklenir ve su ile durulanır.

– Bal içerdiği enzimler ile ciltteki bakterilerin ölmesine yardımcı olur. Aynı zamanda cildi yatıştırır ve yumuşatır.

25.) Buz küpleri

– Dudakların nemli kalması için buz küpleri de kullanılabilir. Birkaç buz küpü dudaklara doğrudan uygulanır. Uygulama her gün birkaç kez yapılmalıdır.

26.) Çilek suyu ve vazelin

– 1 tatlı kaşığı çilek suyu ile 1 tatlı kaşığı vazelin karıştırılır. Bu karışım bir kapta saklanır. Gün içerisinde dudaklara krem olarak uygulanmalıdır.

 

Devamını Oku

Ağız Yanmasına Ne İyi Gelir: Ağız Yanması Sendromu Tedavisi

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 912 defa okundu

Ağız Yanmasına Ne İyi Gelir: Ağız Yanması Sendromu Tedavisi

ağız yanması sendromu tedavisi

ağız yanması sendromu tedavisi

Ağız yanması neden olur?

Ağız yanması çok sık görülmeyen, ancak kişi için son derece rahatsız edici bir durumdur. Çeşitli maddelere karşı alerji ve asit refüzyonu nedeniyle ağız içerisinde dilde, damakta ve ağız çeperlerinde görülebilen tahriş durumuna ağız yanması denmektedir. Kişinin yemek yeme, konuşma ve benzeri günlük gereksinimlerini engellediği için hızlı bir şekilde çözülmesi gereken bir sorundur. Bu sorunun nedenleri çok çeşitlidir. Ancak sonuç olarak ağız içindeki bölgeler ölü deri içermeyen, nazik yapılı bölgelerdir. Bu durumda tahriş olması kişinin ağzının içinde yanma ve acı hissine neden olur.

Ağız yanmasının sebepleri:

Ağız yanmasının alt grupları olarak adlandırılabilecek ağız yanmasının diğer adları şu şekilde sıralanabilir:

– Dil yanması sendromu (BMS)

– Stomatopyrosis

– Stomatodynia

– Oral galvanizeleme

– Glossopyrosis

– Gglossodynia

– Dudak yanması sendromu

– Haşlanmış ağız sendromu

Bu isimlerle anılmasının sebebi hastalığın kronik ağrısının dudak, diş etleri, dil ve ağız içinde yanan bölgelerde hissedilmesidir.

Ağızdaki yanma hissinin yanı sıra yanak içi bölgelerde, dilin üzerinde ve altında, damakta ve diş etlerinde lezyon şeklinde beyaz lekeler gözlemlenir. Bu lekeler iltihap toplanmasıdır. Beyaz lekelere temas edilmesi ciddi bir can yanmasına neden olacaktır. Bu yüzden yemek yemek ve konuşmak ve hatta dili hareket ettirmek bile kişinin canının yanmasına neden olabilir. Günlük hayatı tamamen olumsuz etkilemesi nedeniyle en kısa sürede çözüm bulunması gerekmektedir.

Bu sağlık sorunu düzgün tedavi edilmediğinde ve hatta bazı ciddi boyutlarda görülen kişilerde tedavi edilse de iyileşmesi 2 – 3 hafta ya da 1 ay kadar sürebilir. Günlük hayattaki birçok gereksinimi engellemesi sebebiyle bu süre oldukça uzundur. Bu yüzden yanma ve acı belirtilerinin giderilmesini sağlayacak müdahaleler yapılması gerekir.

Genellikle günlük beslenme ve bazı ilaçların kullanımı ile üstesinden gelinebilir. Ancak doğal olan tedaviler çok daha etkilidir. Bu yüzden bitkisel olan ve mümkünse evde hazırlanabilen bitkisel kürlerin tedavi amaçlı kullanılması gerekmektedir.

Ağız yanmasının nedenleri ve belirtileri:

Ağız yanmasının gerçek tetikleyici etkenleri net bir şekilde tespit edilemez. Ancak iki büyük kategori içerisinde incelenebilir. Bu iki kategori ağız içindeki tahrişlerin durumuna göre belirlenmektedir. Duruma göre “idyopatik” ya da “birincil” olarak adlandırılan 2 tip ağız yanması durumu olduğu söylenebilir. Bu sağlık sorununun tedavisi hangi tip ağız yanması olduğuna göre değişiklik gösterir. Uzmanlar ağızdaki tat alma duyusunun körelmesine neden olabilecek bir sağlık sorunu olabileceğini söylemektedir. Bu durumda hastalığın tedavi edilmemesi sonucunda kişin bir daha hiçbir şeyin tadını alamayacağı söylenebilir.

Kranial sinirler tat hissi ile ilişkili olan sinirlerdir. Bu sağlık sorununda kranial sinirlerinin uzantısı olan dil üzerindeki papillalar ağız yanması ile birlikte görülen tahriş yüzünden körelerek işlevsiz hale gelebilir. Dolayısıyla kişi, papillaları işlev göstermediği için tat alamaz. Bir nevi beyin hücresi olan nöronların ölümü ve geri gelmeyişi ile benzerlik göstermektedir.

Ağız yanmasına neden olabilecek etkenler şu şekilde sıralanabilir:

– Doku ve kasları vurgulayan ya da dokuları çevreleyen alerjik reaksiyonlar

– Protezler

– Enzim (ACE) inhibitörlerinin anjiyotensin dönüştürmede kullanımı

– Ağız tahrişi (aşırı dil fırçalama gibi fiziksel nedenlerle)

– Çok fazla asitli içecek tüketme

– Sinir hasarı

– Ağız kanseri

– Tütün kullanımı

– Enflamatuar bozuklukları

– Kronik enfeksiyon

– Sağlıksız ağız alışkanlıkları (dişleri birbirine vurma, dil ısırma ve yanak içini ısırma gibi)

– Diş hastalıkları

– Dental işlemler

– Gastrik asit teması

– Alerji (diş macunu,gıda ve diğer ağız temizlik maddelerine karşı olabilir)

– Beslenme eksikliği (Özellikle çinko, niasin, B vitaminleri, demir ve folik asit eksikliği)

– Endokrin bozuklukları (hipotiroidizm)

– İlaçlar (özellikle yüksek tansiyon hastalarının kullandığı ilaçlar)

– Kan anormallikler (dyscrasias, anemi)

– Ağız kuruluğu

– Diyabet (özellikle tip 2 diyabeti)

– Hormon bozuklukları ya da eksiklikleri

– Candida (ağızda mantar enfeksiyonu)

Belirtileri:

Yanan ağzı sendromunun en belirgin işareti ağrılı yanma hissidir. Bu his solunum yolunun birçok bölümünde görülebilir. Ağrı ve yanmanın aynı anda hissedildiği bu durumun görüldüğü bölgeler şu şekilde sıralanabilir:

– Boğaz

– Damak

– Diş etleri

– Dudaklar

– Dil

– Yanak içleri

– Tüm ağız içi

Dil ucunda ya da ağzın iç kısmında tamamen karıncalanma ya da uyuşukluk hissi olması da mümkündür.

Çoğu hasta baştan daha az ağrı ya da yanma hissi duyar. Özellikle sabahları uykudan uyanılan ilk anda bu belirtiler çok fazla hissedilir. Gün içerisinde biraz daha hafifleyerek devam eder. Ancak günden günde bu belirtileri şiddeti artar. Özellikle rahatlatıcı işlemler de uygulanmıyorsa bir süre sonra dayanılmaz bir hal alabilir. Bu yüzden dikkate alıp tedavisine başlanması gerekmektedir.

Hastalık ilerlediğinde ağzın içinde metalik bir tat hissedilebilir. Bunun yanı sıra ağrılar artar. Ağzın içi, kaşık ve çatal gibi hiçbir nesne sokulamayacak hale gelebilir.

Ağız yanmasının neden olduğu belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

– Dili yanması

– Diş çürüğü

– Kötü ağız kokusu

– Ağız ülseri

– Yanak içlerinde açık yaralar

– Dil üzerinde açık yaralar

– Dilin normalden farklı renkte olması

– Ağızda metalik ve acı bir tat

– Dilin ucunda karıncalanma ya da uyuşma hissi

– Ağız ve dilin tamamında uyuşma hissi

– İştah kaybı

– Tat alamama

– Aşırı susuzluk

– Boğaz ağrısı

– Ağız kuruluğu

– Günden güne daha kötüye giden bölgesel ağrılar

– Dil, damak, diş etleri, dudak ve ağız içinde birçok yerde tahrişle beraber ciddi yanma hissi

Dildeki yanmanın neden olduğu yan sorunlar ve zararlı komplikasyonlar şu şekilde sıralanabilir:

– Depresyon

– Sinirlilik

-Anksiyete

– Uykusuzluk

– Beslenme bozuklukları ve iştah kaybı

– Kişisel ilişkilerde kötüye gidiş

– Sosyal hayatta azalma ve faydalı alışkanlıklardan soğuma

Ağız yanması nasıl geçer: Ağız yanmasını ne geçirir?

Tıbbi olarak tedavi amaçlı doktor tavsiyesi ile beraber kullanılabilecek birçok ilaç vardır. Bunların dışında yan etkileri olmayan ve çok daha hızlı ağrı ve yanma hissini geçirecek doğal yöntemler vardır. Aynı zamanda bu yöntemler kimyasal ilaçlara göre daha etkili de olabilir. Doğru şekilde kullanılması halinde kısa sürede sorunu kökünden çözebilir.

Ağızda yanma hissi nasıl geçer?

– Oluşan iltihaplara karşı diş macununun kurutucu etkisinden yararlanılabilir.

– Lavanta yağı kullanılabilir.

– Bal nemlendirmek ve rahatlatmak için oldukça etkilidir.

– Karbonat bölgedeki sulanmayı durdurarak ve açık yaranın kapanma sürecini hızlandırır.

– B vitamini ağız içinin vücudun hareketi ile tedavi edilmesini hızlandırır.

– Asitli yiyecek ve içeceklerden kaçınmak gerekir.

– Soğuk yiyecekler tercih edilebilir.

– Doğru beslenerek mineral ve vitamin ihtiyaçlarının giderilmesi gerekmektedir.

 

Devamını Oku

Aftlar Nasıl Geçer: Aftlara Bitkisel Tedavi

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 164 defa okundu

Aftlar Nasıl Geçer: Aftlara Bitkisel Tedavi

aftlara bitkisel tedavi

aftlara bitkisel tedavi

Aft neden olur?

Aft, ağızda yaralara neden olan bir enfeksiyon durumudur. Ağız içerisindeki  yaralar acı verir ve ağrılara neden olabilir. Aft için ilaç ve medikal çözümlerin yanı sıra doğal çözümler de kullanılabilir.

Afta doğal çözüm: Aftlar için bitkisel çözüm:

1.) Aft için tuz ya da aft yarasına karbonat

– Tuz ve karbonat pamukçuk yaraları için en etkili çözümlerden biridir. Yaraların yayılmasını ve alevlenmesini engeller.

Gerekli malzemeler:

– 2 çay kaşığı tuz ya da 1 çay kaşığı karbonat

– 1 bardak ılık su

Uygulanışı:

– Bir bardak ılık suyun içerisine tuz ya da karbonat eklenir. İyice karıştırılır ve bu su ile günde birkaç kez gargara yapılır. Alternatif olarak biraz tuz ya da karbonat ile su karıştırılır. Hamur kıvamına getirilen karışım etkilenen alanlara uygulanır. Bir süre bekletilir ve su ile durulanır.

– Uygulamalar her gün düzenli olarak birkaç kez yapılmalıdır.

2.) Afta ne sürülür: Soğan

– Soğan da aft yaraları için önerilir. Yaraların iyileşmesine yardımcı olurken aynı zamanda acıma hissini hafifletir.

– Soğan ezilir ve püre haline getirilir. Ardından etkilenen alanlara uygulanır. Bir süre bekletilir ve ağzı su ile çalkalanır.

– Soğan başlangıçta acıma hissine neden olsa da bu his kısa sürede geçecektir. Günde 2 kez yapılabilir.

3.) Afta iyi gelen şifalı bitkiler: Kişniş

Gerekli malzemeler:

– 2 yemek kaşığı kişniş

– 1 su bardağı su

Uygulanışı:

– 1 su bardağı suyun içerisine kişniş eklenir. Kaynatılır ve süzülür Ilık halde tüketilmelidir. Günde 2 ya da 3 kez tüketilmesi önerilir.

– Gargara şeklinde de kullanılabilir.

4.) Afta iyi gelen bitki: Kimyon tohumu

– Kimyon tohumu genellikle kabızlık ve mide sorunları için önerilir. Midedeki asidin dengelenmesine de yardımcı olur. Bu özelliklerinin yanı sıra ağızdaki ülser yaralarını hafifletir.

Gerekli malzemeler:

– 1 tatlı kaşığı kişniş tohumu

– 1 çay kaşığı kimyon tohumu

– 1 bardak süt

– 1 tatlı kaşığı şeker

Uygulanışı:

– 1 bardak süt içerisine kişniş tohumu, kimyon ve şeker eklenir. Bir süre kaynatılır. Bu karışım günde 2 kez düzenli olarak tüketilmelidir.

5.) Bal afta iyi gelirmi?

– Bal da pamukçuk yaraları için son derece etkilidir. İçerisindeki anti bakteriyel enzimler ile var olan bakterilerin ölmesini sağlar. Aynı zamanda cildi yumuşatır ve iyileşme sürecini hızlandırır.

– Biraz bal etkilenen alanlara doğrudan uygulanır. Bir süre kuruması beklenir ve su ile durulanır. Uygulama günde 4 kez düzenli olarak yapılmalıdır.

6.) Aft için ne yapılmalı: Siyah çay

– Siyah çay içerisindeki tanen ile birçok cilt sorunu için önerilir. Dudaklardaki ve ağız içindeki yaralar için de son derece etkilidir.

– Siyah çay demlenir. Ardından çay poşetlerinin fazla suyu sıkılır. Bu poşetler etkilenen alana kompres olarak uygulanır. Yaklaşık 10 ya da 15 dakika bekletilir. Daha sonra ılık su ile durulanır. Uygulama günde birkaç kez düzenli olarak yapılmalıdır.

7.) Afta iyi gelen yiyecekler: Üzüm

– Üzüm de aft yaraları için önerilen etkili çözümlerden biridir. Yaraların azalmasına yardımcı olurken aynı zamanda cilt hücrelerinin yenilenmesini sağlar.

– 1 kase su içerisinde biraz üzüm bir gece bekletilir. Ertesi sabah süzülür ve ezilerek yaraların üzerine uygulanır. Bu uygulama her gün düzenli olarak yapılmalıdır.

8.) Aft için gargara: Erik suyu

– Erik suyu ile günde 2 ya da 3 kez ağız çalkalanabilir. Kısa sürede olumlu sonuç alınmasını sağlar.

9.) Aft için şap

– Biraz şap tozu ile su karıştırılır. Hamur kıvamına getirilir. Ardından etkilenen alanlara uygulanır. Birkaç dakika bekletilir ve su ile durulanır. Uygulama günde 2 yad a 3 kez yapılabilir.

10.) Aft yarasına bitkisel çözüm: Kaygan karaağaç bitkisi

– Biraz kaygan karaağaç tozu ile su karıştırılır. Elde edilen macun aft yaralarının üzerine uygulanır. Bir süre kuruması beklendikten sonra alan su ile durulanır.

11.) Aft yarasına ne iyi gelir: Aloe vera suyu

– Aft yaralarının azaltılması için her gün aloe vera suyu ile gargara yapılabilir. Günde 3 ya da 4 kez uygulanması etkili sonuçlar alınmasını sağlayacaktır.

12.) Aft yaralarına iyi gelen bitkiler: Mür bitkisi ve altın mühür bitkisi

Gerekli malzemeler:

– 1 tatlı kaşığı mür bitkisi tozu

– Yarım çay kaşığı altın mühür bitkisi tozu

 – 2 dal maydanoz

– 2 su bardağı su

– Bir diş karanfil

Uygulanışı:

– 2 su bardağı su kaynatılır. Ardından içerisine maydanoz, karanfil, mür bitkisi ve altın mühür bitkisi eklenir. 10 dakika demlenmesi beklenir. Süzülür ve soğuduktan sonra çay şeklinde tüketilir. Bu karışım gargara şeklinde de kullanılabilir.

13.) Aft tedavisinde adaçayı

– Adaçayı içerdiği enzimler ile ağız içerisindeki bakterilerin ölmesine yardımcı olur. Aynı zamanda yaraların iyileşmesini sağlar.

Gerekli malzemeler:

– 1 tatlı kaşığı adaçayı

– 1 su bardağı su

Uygulanışı:

– Bir bardak suyun içerisine adaçayı eklenir. 2 ila 3 dakika kaynatılır. Ardından 5 dakika demlenmesi beklenir ve süzülür. Bu karışım ılık halde iken günde birkaç kez gargara olarak kullanılır.

14.) Aft yarası için ne yapmalı: Çay ağacı yağı

Gerekli malzemeler:

– 3 ila 5 damla çay ağacı yağı

– Yarım fincan sıcak su

– Pamuk

Uygulanışı:

– Yarım fincan sıcak suyun içerisine çay ağacı yağı eklenir. Karıştırılır ve bu su ılık halde iken pamuk yardımı ile etkilenen alanlara uygulanır. Bir süre bekletilir ve ağız ılık su ile çalkalanır. Uygulama günde 3 ya a 4 kez düzenli olarak yapılmalıdır.

15.) Aft yarası için ne yapılmalı: Kuzukulağı bitkisi

– Kuzukulağı bitkisi de aft yaraları için önerilen bir çözümdür.

– Bir bardak suyun içerisine biraz kuzukulağı bitkisi eklenir. Demlenmesi için 10 dakika kadar beklenir. Ardından süzülür ve soğuması beklenir. Bu su ile günde birkaç kez düzenli olarak gargara yapılır.

16.) Pamukçuğa ne iyi gelir: Greyfurt suyu

– Greyfurt içerisindeki enzimler ile ağız içerisindeki yaraların azalmasına yardımcı olur.

– Her gün düzenli olarak greyfurt suyu ile gargara yapılabilir.

17.) Pamukçuğa bitkisel çözüm: Papatya

Gerekli malzemeler:

– Papatya

– 1 bardak sıcak su

Uygulanışı:

– Sıcak suyun içerisine papatya eklenir. Demlenmesi için 10 ya da 15 dakika kadar beklenir. Ardından süzülür ve içerisine biraz bal eklenerek tüketilir. Bu karışım günde birkaç kez gargara olarak da kullanılabilir.

18.) Ağız yaralarına iyi gelen yiyecekler

– Aft ve pamukçuk durumunda beslenme düzenine dikkat edilmesi gerekir. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi için C vitamini açısından zengin gıdaların tüketilmesi önerilir. Ayrıca B 12 vitamini, çinko, folik korozif ve demir açısından da zengin gıdaların tüketilmesi önerilir.

– Salatalık, yoğurt, elma, hindistan cevizi suyu, portakal suyu, tam tahıllı besinler, narenciyeler mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir.

Ağız yaraları için ne yapılmalı?

– Bazı besinlerden uzak durulmalıdır. Domates gibi yaraların açılmasına neden olan besinler önerilmez. Ayrıca acıma hissini artıracağı için sert gıdalar da tüketilmemelidir.

– Vitamin eksiklikleri de afta neden olabilir. Bu nedenle tüm vitaminlerin yeterli miktarda alınması gerekir.

Aft yaraları oldukça acı vericidir. Tüm bu önerilere uyulması tavsiye edilir. Ancak mutlaka doktora da gidilmelidir.

Devamını Oku

Boğaz Ağrısı Nasıl Geçirilir: Boğaz Ağrısına Doğal Yöntemler

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 335 defa okundu

Boğaz Ağrısı Nasıl Geçirilir: Boğaz Ağrısına Doğal Yöntemler

boğaz ağrısına doğal yöntemler

boğaz ağrısına doğal yöntemler

Boğaz ağrısı nedenleri:

Boğaz ağrısı soğuk algınlığı, grip ya da diğer solunum yolları hastalıkları nedeni ile oluşabilir. Boğaz ağrısı için ilaç tedavilerinin yanı sıra bitkisel ve doğal çözümler de kullanılabilir.

Boğaz ağrısına ne iyi gelir: Boğaz ağrısı için bitkisel formüller:

1.) Boğaz ağrısı için tuzlu su gargara

– Boğaz ağrısı için en yaygın ve basit çözüm tuzlu su gargarasıdır.

– Bir bardak ılık suyun içerisine bir çay kaşığı tuz eklenir. Karıştırılır ve bu su ile günde birkaç kez düzenli olarak gargara yapılır.

2.) Boğaz ağrısı için ne yapılmalı: Sıcak içecekler

– Boğaz ağrısının azaltılması için sıcak içeceklerin tüketilmesi önerilir. Soğuk ve serin içecekler boğaz ağrısını artırır. Aynı zamanda tahrişi de artırır.

– Gün içerisinde sıcak çorbalar düzenli olarak tüketilebilir.

3.) Boğaz ağrısına elma sirkesi

– Elma sirkesi içerdiği asitler ile boğazda ağrıya neden olan bakterilerin ölmesine yardımcı olur. Aynı zamanda boğazı yumuşatır ve mukozadaki tahrişi azaltır.

Gerekli malzemeler:

– 1 yemek kaşığı elma sirkesi

– 1 yemek kaşığı bal

– 1 su bardağı ılık su

Uygulanışı:

– Ilık suyun içerisine elma sirkesi ve bal eklenir. Karıştırılır ve tüketilir. Günde birkaç kez tüketilmesi önerilir.

4.) Boğaz ağrısına sarımsak

– Sarımsak da boğaz ağrısı için en etkili çözümlerden biridir. Bakterilerin ve mikropların ölmesine yardımcı olurken aynı zamanda iyileşme sürecini hızlandırır.

– Bir bardak kaynar suyun içerisine sarımsak ezmesi eklenir. Bir süre demlenmesi beklenir. Ardından süzülür ve tüketilir.

– Günde birkaç kez tüketilmesi önerilir.

5.) Boğaz ağrısına iyi gelen bitkiler: Hatmi kökü

– Hatmi kökü de boğaz ağrısı için önerilen bir bitkidir. İçerdiği enzimler ile boğazdaki acıyı azaltır. Balgam birikimini engellemeye yardımcı olur.

Gerekli malzemeler:

– 1 yemek kaşığı kurutulmuş hatmi kökü

– 1 bardak sıcak su

Uygulanışı:

– 1 bardak sıcak suyun içerisine hatmi kökü eklenir. Demlenmesi için 10 ya da 15 dakika kadar bekletilir. Ardından süzülür ve çay şeklinde tüketilir. İçerisine bal da eklenebilir.

6.) Boğaz ağrısı için buhar uygulaması

– Buhar uygulaması burun tıkanıklığı durumunda işe yaradığı kadar boğaz ağrısı için de son derece etkilidir. Boğazın yumuşamasına yardımcı olur ve tahrişi azaltır.

– Bir litre su kaynatılır. Ardından içerisine birkaç damla okaliptüs yağı eklenir. Bu sudan çıkan buhar teneffüs edilir. Ağızdan da nefes alınması önerilir.

7.) Boğaz ağrısına iyi gelen şeyler: Acı kırmızı biber

Gerekli malzemeler:

– 1/2 çay kaşığı acı kırmızı biber

– 1 bardak kaynar su

– 1 çay kaşığı bal

Uygulanışı:

– 1 bardak kaynar suyun içerisine kırmızı acı biber eklenir. 10 ya da 15 dakika kadar demlenmesi beklenir. Ardından süzülür ve tüketilir. Her gün birkaç bardak kadar tüketilmesi önerilir. Boğazdaki ağrıyı kısa sürede azaltacaktır.

8.) Boğaz ağrısı için çay tarifi: Meyan kökü çayı

– Meyan kökü çayı da boğaz ağrısı için son derece etkilidir. Kısa zamanda sonuç verir. Anti viral ve anti bakteriyel özellikleri de vardır.

Gerekli malzemeler:

– 1 tatlı kaşığı kurutulmuş meyan kökü parçası

– 1 çay kaşığı tarçın

– 1 adet karanfil

– 1 tatlı kaşığı papatya çiçeği

– 2 bardak sıcak su

Uygulanışı:

– 2 bardak sıcak suyun içerisine tüm malzemeler eklenir. Bir süre kaynatılır ve süzülür. Ardından çay şeklinde tüketilir.

9.) Boğaz ağrısı için karbonatlı su

– Boğaz ağrısı için tuzun yanı sıra karbonat da kullanılabilir. Boğaz mukozasının ph dengesini korumaya yardımcı olurken aynı zamanda boğaz ağrısını ve olası şişlikleri de azaltır.

Gerekli malzemeler:

– 1 su bardağı ılık su

– 1/2 çay kaşığı karbonat

Uygulanışı:

– Bir bardak ılık suyun içerisine karbonat eklenir. Karıştırılır ve bu su ile düzenli olarak günde birkaç kez gargara yapılır.

Tüm bu önerilerin düzenli olarak uygulanması boğazdaki ağrıların azaltılmasına yardımcı olur.

Devamını Oku

Siyah Noktalar Nasıl Temizlenir: Siyah Noktalara Doğal Çözümler

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 170 defa okundu

Siyah Noktalar Nasıl Temizlenir: Siyah Noktalara Doğal Çözümler

siyah noktalara doğal çözümler

siyah noktalara doğal çözümler

Siyah noktalar nasıl gider?

Siyah noktalar için genellikle kozmetik çözümler kullanılır. Ancak kozmetik çözümlerin yanı sıra doğal ve bitkisel çözümler de oldukça etkilidir.

Siyah noktalara bitkisel çözüm: Siyah noktalar için doğal çözümler

1.) Siyah noktalar için maske: Tarçınlı siyah nokta maskesi

– Tarçın da cilt için yaygın olarak kullanılan bir besindir. Cildin daha canlı ve parlak kalmasını sağlar. Aynı zamanda cildi besler.

– Biraz tarçın tozu, 1 çorba kaşığı limon suyu 1 çorba kaşığı karbonat ve su karıştırılır. Hamur kıvamına getirilen karışım cilde masaj yaparak uygulanır. Birkaç dakika kadar ciltte kuruması beklenir. Ardından cilt ılık su ile durulanır.

– Uygulama düzenli olarak haftada birkaç kez yapılmalıdır.

2.) Siyah nokta maskeleri: Siyah noktalar için yoğurt limon karışımı

– 3 yemek kaşığı yoğurt ile 1 yemek kaşığı limon suyu ve yulaf ezmesi, zeytinyağı karıştırılır. Bu karışım cilde masaj yaparak uygulanır. Yaklaşık 5 dakika kadar ciltte bekletilir. Daha sonra ılık su ile durulanır. Uygulama her gün düzenli olarak yapılmalıdır.

3.) Siyah nokta giderici: Siyah noktaya karbonat

– Karbonat da siyah noktalar için önerilen çözümlerden biridir.

– Biraz limon suyu ile karbonat ve su karıştırılır. Bu karışım cilde masaj yaparak uygulanır. Yaklaşık 10 dakika kadar ciltte kuruması beklendikten sonra ılık su ile durulanır.

– Uygulama her hafta birkaç kez düzenli olarak yapılmalıdır.

4.) Siyah nokta için evde maske: Bezelye

– Bezelye içerdiği enzimler ile cilt yapısını besler ve cildi nemlendirir. Aynı zamanda cildin onarılmasına yardımcı olur. Siyah noktaların azaltılmasını sağlar.

– Biraz bezelye haşlanır. Ardından ezilir ve püre haline getirilir. Elde edilen püre cilde uygulanır. 10 ya da 15 dakika kadar ciltte bekletilir. Daha sonra alan ılık su ile durulanır. Uygulama her gün düzenli olarak yapılmalıdır.

5.) Siyah noktalara çözüm: Kişniş yaprakları

– Kişniş yaprakları da son derece etkilidir.

– Biraz kişniş yaprağı ile zerdeçal tozu karıştırılır ve ezilir. Su ile karıştırıldıktan sonra cilde macun olarak uygulanır. Bir süre ciltte kuruması beklendikten sonra ılık su ile durulanır.

6.) Siyah noktalar için çay ağacı yağı

– Çay çiçeği yağı anti bakteriyel ve mantar önleyici özellikler içerir. Bu özellikleri ile ciltteki bakterilerin ölmesini sağlar. Siyah noktalara neden olan kirin de ciltten arınmasın yardımcı olur.

– Biraz çay ağacı yağı ile aloe vera jeli karıştırılır. Elde edilen karışım cilde masaj yaparak uygulanır. Bir süre ciltte bekletilir. Daha sonra ılık su ile durulanır.

– Uygulama haftada 2 ya da 3 kez yapılmalıdır. Ayrıca çay ağacı yağı su ile karıştırılmadan kullanılmamalıdır.

7.) Siyah noktalara maske: Sandal ağacı tozu

– Sandal ağacı tozu da cilt bakımında önerilen bitkisel çözümler arasındadır. Ciltteki kiri ve bakterileri temizlediği için siyah noktaların azaltılması için de kullanılabilir.

– Biraz sandal ağacı tozu ile su karıştırılır. Elde edilen karışım cilde uygulanır. Ciltte kuruması beklendikten sonra ılık su ile durulanır.

8.) Siyah noktalar için aloe vera jeli

– Aloe vera jeli de siyah noktalardan kurtulmak için kullanılabilir. Aynı zamanda cildi nemlendirir.

– Biraz aloe vera jel cilde doğrudan uygulanır. Bir süre ciltte bekletilir ve ılık su ile durulanır. Uygulama günde birkaç kez düzenli olarak yapılmalıdır.

9.) Çay poşetleri

– Siyah nokta sorunu için çay poşetleri de kullanılabilir.

– Demlenmiş çay poşetlerinin fazla suyu sıkılır. Ardından cilde kompres olarak uygulanır. 15 ya da 20 dakika kadar ciltte bekletilir. Ardından ılık su ile durulanır.

10.) Çemen otu tohumları

– Siyah noktalar ve sivilce sorunu için çemen otu tohumları da kullanılabilir.

– Bir kase içerisinde çemen otu tohumları bir gece bekletilir. Ertesi sabah ezilir ve macun kıvamına getirilir. Cilde doğrudan maske olarak uygulanır. 10 ya da 15 dakika kadar bekletilir. Daha sonra ise ılık su ile durulanır.

– Uygulama haftada 3 ya da 4 kez yapılabilir.

Diğer öneriler:

– Cilt temizliğine dikkat edilmelidir. Cilt tipine uygun temizleyiciler ile cildin her gün 2 kez temizlenmesi önerilir.

– Tüketilen su miktarına dikkat edilmelidir. Her gün 3 litreye yakın su içilmesi önerilir.

– E vitamini ve A vitamini açısından zengin gıdalar tüketilmelidir. Bu besinler bağışıklığın güçlenmesine yardımcı olurken aynı zamanda cilt yapısını da besler.

– Haftada 1 ya da 2 kez düzenli olarak peeling yapılabilir.

– Siyah noktalar çok yoğun ise mutlaka bir cilt doktoruna gidilmelidir.

Devamını Oku