"Doğal Tedaviler" Kategorisi

Ağız Yanmasına Ne İyi Gelir: Ağız Yanması Sendromu Tedavisi

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 427 defa okundu

Ağız Yanmasına Ne İyi Gelir: Ağız Yanması Sendromu Tedavisi

ağız yanması sendromu tedavisi

ağız yanması sendromu tedavisi

Ağız yanması neden olur?

Ağız yanması çok sık görülmeyen, ancak kişi için son derece rahatsız edici bir durumdur. Çeşitli maddelere karşı alerji ve asit refüzyonu nedeniyle ağız içerisinde dilde, damakta ve ağız çeperlerinde görülebilen tahriş durumuna ağız yanması denmektedir. Kişinin yemek yeme, konuşma ve benzeri günlük gereksinimlerini engellediği için hızlı bir şekilde çözülmesi gereken bir sorundur. Bu sorunun nedenleri çok çeşitlidir. Ancak sonuç olarak ağız içindeki bölgeler ölü deri içermeyen, nazik yapılı bölgelerdir. Bu durumda tahriş olması kişinin ağzının içinde yanma ve acı hissine neden olur.

Ağız yanmasının sebepleri:

Ağız yanmasının alt grupları olarak adlandırılabilecek ağız yanmasının diğer adları şu şekilde sıralanabilir:

– Dil yanması sendromu (BMS)

– Stomatopyrosis

– Stomatodynia

– Oral galvanizeleme

– Glossopyrosis

– Gglossodynia

– Dudak yanması sendromu

– Haşlanmış ağız sendromu

Bu isimlerle anılmasının sebebi hastalığın kronik ağrısının dudak, diş etleri, dil ve ağız içinde yanan bölgelerde hissedilmesidir.

Ağızdaki yanma hissinin yanı sıra yanak içi bölgelerde, dilin üzerinde ve altında, damakta ve diş etlerinde lezyon şeklinde beyaz lekeler gözlemlenir. Bu lekeler iltihap toplanmasıdır. Beyaz lekelere temas edilmesi ciddi bir can yanmasına neden olacaktır. Bu yüzden yemek yemek ve konuşmak ve hatta dili hareket ettirmek bile kişinin canının yanmasına neden olabilir. Günlük hayatı tamamen olumsuz etkilemesi nedeniyle en kısa sürede çözüm bulunması gerekmektedir.

Bu sağlık sorunu düzgün tedavi edilmediğinde ve hatta bazı ciddi boyutlarda görülen kişilerde tedavi edilse de iyileşmesi 2 – 3 hafta ya da 1 ay kadar sürebilir. Günlük hayattaki birçok gereksinimi engellemesi sebebiyle bu süre oldukça uzundur. Bu yüzden yanma ve acı belirtilerinin giderilmesini sağlayacak müdahaleler yapılması gerekir.

Genellikle günlük beslenme ve bazı ilaçların kullanımı ile üstesinden gelinebilir. Ancak doğal olan tedaviler çok daha etkilidir. Bu yüzden bitkisel olan ve mümkünse evde hazırlanabilen bitkisel kürlerin tedavi amaçlı kullanılması gerekmektedir.

Ağız yanmasının nedenleri ve belirtileri:

Ağız yanmasının gerçek tetikleyici etkenleri net bir şekilde tespit edilemez. Ancak iki büyük kategori içerisinde incelenebilir. Bu iki kategori ağız içindeki tahrişlerin durumuna göre belirlenmektedir. Duruma göre “idyopatik” ya da “birincil” olarak adlandırılan 2 tip ağız yanması durumu olduğu söylenebilir. Bu sağlık sorununun tedavisi hangi tip ağız yanması olduğuna göre değişiklik gösterir. Uzmanlar ağızdaki tat alma duyusunun körelmesine neden olabilecek bir sağlık sorunu olabileceğini söylemektedir. Bu durumda hastalığın tedavi edilmemesi sonucunda kişin bir daha hiçbir şeyin tadını alamayacağı söylenebilir.

Kranial sinirler tat hissi ile ilişkili olan sinirlerdir. Bu sağlık sorununda kranial sinirlerinin uzantısı olan dil üzerindeki papillalar ağız yanması ile birlikte görülen tahriş yüzünden körelerek işlevsiz hale gelebilir. Dolayısıyla kişi, papillaları işlev göstermediği için tat alamaz. Bir nevi beyin hücresi olan nöronların ölümü ve geri gelmeyişi ile benzerlik göstermektedir.

Ağız yanmasına neden olabilecek etkenler şu şekilde sıralanabilir:

– Doku ve kasları vurgulayan ya da dokuları çevreleyen alerjik reaksiyonlar

– Protezler

– Enzim (ACE) inhibitörlerinin anjiyotensin dönüştürmede kullanımı

– Ağız tahrişi (aşırı dil fırçalama gibi fiziksel nedenlerle)

– Çok fazla asitli içecek tüketme

– Sinir hasarı

– Ağız kanseri

– Tütün kullanımı

– Enflamatuar bozuklukları

– Kronik enfeksiyon

– Sağlıksız ağız alışkanlıkları (dişleri birbirine vurma, dil ısırma ve yanak içini ısırma gibi)

– Diş hastalıkları

– Dental işlemler

– Gastrik asit teması

– Alerji (diş macunu,gıda ve diğer ağız temizlik maddelerine karşı olabilir)

– Beslenme eksikliği (Özellikle çinko, niasin, B vitaminleri, demir ve folik asit eksikliği)

– Endokrin bozuklukları (hipotiroidizm)

– İlaçlar (özellikle yüksek tansiyon hastalarının kullandığı ilaçlar)

– Kan anormallikler (dyscrasias, anemi)

– Ağız kuruluğu

– Diyabet (özellikle tip 2 diyabeti)

– Hormon bozuklukları ya da eksiklikleri

– Candida (ağızda mantar enfeksiyonu)

Belirtileri:

Yanan ağzı sendromunun en belirgin işareti ağrılı yanma hissidir. Bu his solunum yolunun birçok bölümünde görülebilir. Ağrı ve yanmanın aynı anda hissedildiği bu durumun görüldüğü bölgeler şu şekilde sıralanabilir:

– Boğaz

– Damak

– Diş etleri

– Dudaklar

– Dil

– Yanak içleri

– Tüm ağız içi

Dil ucunda ya da ağzın iç kısmında tamamen karıncalanma ya da uyuşukluk hissi olması da mümkündür.

Çoğu hasta baştan daha az ağrı ya da yanma hissi duyar. Özellikle sabahları uykudan uyanılan ilk anda bu belirtiler çok fazla hissedilir. Gün içerisinde biraz daha hafifleyerek devam eder. Ancak günden günde bu belirtileri şiddeti artar. Özellikle rahatlatıcı işlemler de uygulanmıyorsa bir süre sonra dayanılmaz bir hal alabilir. Bu yüzden dikkate alıp tedavisine başlanması gerekmektedir.

Hastalık ilerlediğinde ağzın içinde metalik bir tat hissedilebilir. Bunun yanı sıra ağrılar artar. Ağzın içi, kaşık ve çatal gibi hiçbir nesne sokulamayacak hale gelebilir.

Ağız yanmasının neden olduğu belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

– Dili yanması

– Diş çürüğü

– Kötü ağız kokusu

– Ağız ülseri

– Yanak içlerinde açık yaralar

– Dil üzerinde açık yaralar

– Dilin normalden farklı renkte olması

– Ağızda metalik ve acı bir tat

– Dilin ucunda karıncalanma ya da uyuşma hissi

– Ağız ve dilin tamamında uyuşma hissi

– İştah kaybı

– Tat alamama

– Aşırı susuzluk

– Boğaz ağrısı

– Ağız kuruluğu

– Günden güne daha kötüye giden bölgesel ağrılar

– Dil, damak, diş etleri, dudak ve ağız içinde birçok yerde tahrişle beraber ciddi yanma hissi

Dildeki yanmanın neden olduğu yan sorunlar ve zararlı komplikasyonlar şu şekilde sıralanabilir:

– Depresyon

– Sinirlilik

-Anksiyete

– Uykusuzluk

– Beslenme bozuklukları ve iştah kaybı

– Kişisel ilişkilerde kötüye gidiş

– Sosyal hayatta azalma ve faydalı alışkanlıklardan soğuma

Ağız yanması nasıl geçer: Ağız yanmasını ne geçirir?

Tıbbi olarak tedavi amaçlı doktor tavsiyesi ile beraber kullanılabilecek birçok ilaç vardır. Bunların dışında yan etkileri olmayan ve çok daha hızlı ağrı ve yanma hissini geçirecek doğal yöntemler vardır. Aynı zamanda bu yöntemler kimyasal ilaçlara göre daha etkili de olabilir. Doğru şekilde kullanılması halinde kısa sürede sorunu kökünden çözebilir.

Ağızda yanma hissi nasıl geçer?

– Oluşan iltihaplara karşı diş macununun kurutucu etkisinden yararlanılabilir.

– Lavanta yağı kullanılabilir.

– Bal nemlendirmek ve rahatlatmak için oldukça etkilidir.

– Karbonat bölgedeki sulanmayı durdurarak ve açık yaranın kapanma sürecini hızlandırır.

– B vitamini ağız içinin vücudun hareketi ile tedavi edilmesini hızlandırır.

– Asitli yiyecek ve içeceklerden kaçınmak gerekir.

– Soğuk yiyecekler tercih edilebilir.

– Doğru beslenerek mineral ve vitamin ihtiyaçlarının giderilmesi gerekmektedir.

 

Devamını Oku

Ağız Yanması Nasıl Geçer: Ağız Yanmasına Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 353 defa okundu

Ağız Yanması Nasıl Geçer: Ağız Yanmasına Çözüm

ağız yanmasına çözüm

ağız yanmasına çözüm

Ağız yanması birçok neden ile olabilir. Bazı durumlarda ağızda iltihap ve enfeksiyon durumu da oluşabilir. Ağız yanması için doğal çözümler kullanılabilir:

Ağız yanmasına ne iyi gelir: Ağız yanmasını ne geçirir?

1 – Ağız yanmasına çözüm: Diş macunu:

Halk arasında da en çok başvurulan yöntemdir. Diş macunu yapısı gereği iltihap ve tahriş gibi durumlarda en çok kullanılan maddelerden bir tanesidir.

Özellikle sodyum sülfat içeren diş macunları bu doğrultuda daha sık kullanılabilir. İçerisindeki bileşenleri ile herhangi bir bölgede biriken vücut suyu ya da iltihabı kurutur. Ağız yanmasında ağız içinde görülen su kabarcıkları ve iltihapların kuruması için de diş macunu kullanılabilir. Sorunlu bölgeye iltihap ya da su kabarcığı tamamen kapanacak şekilde diş macunu sürülür. Ardından bu bölge hava ile temas ettirilerek macun kuruyana kadar beklenir. 15 – 20 dakika kadar beklemek yeterli olacaktır.

2 – Ağızda yanma hissi için lavanta yağı:

Ağız yanmasının ağrı ve yanma belirtilerinin ortadan kaldırılması için bölgeyi uyuşturacak maddelerin kullanılması etkili olacaktır. Uyuşturucu etkisi olan maddelerinden biri de lavanta yağıdır. Ağız yanması olan kişilerin ağzını uzun süre lavanta yağı ile çalkalaması ağız içinin belli oranda uyuşmasını sağlar. Uyuşma durumu ise yanma, ağrı ve benzeri belirtilerin hissedilmemesini sağlayacaktır. Ağrı yatıştırıcı ve iltihap kurutucu etkisi olan lavanta yağının aynı zamanda kişinin sinirlerini yatıştırıcı ve stres azaltıcı etkisi de vardır. Ağzın çalkalanmasında da yüzeye yakın sinir uçları üzerinde etki göstererek kişinin rahatlamasını sağlar.

En iyi sonuçları elde etmek için ağız yanması olan kişilerin her gün 2 kez 40’ar mg lavanta yağı ile ağzını çalkalaması gerekmektedir.

3 – Ağız yanmasına bal:

Bal, sadece ağız değil genel olarak vücudun her bölgesi için ağrı kesici ve nemlendirici etkiler gösterir. Bu etkileri doğrultusunda ağız yanması için de kullanılabilen bal, kısa sürede belirtilerin yok olmasını sağlar. Ayrıca tabii ki yaralarla beraber bu sağlık sorununun iyileşme sürecine de katkıda bulunur. Hem sürülerek hem de tüketilerek kullanılmalıdır. Etkilenen bölgelere bal sürülmeli ve bu şekilde yaklaşık 30 dakika kadar beklenmelidir. Bunun yanı sıra her sabah 1 yemek kaşığı bal tüketmek de tedavi sürecini hızlandıracaktır.

Bunun yanı sıra balın çeşitli ürünler ile karıştırılarak tükettiği de gözlemlenebilir. Ancak güvenilir kaynaklardan öğrenilmeyen karışımların uygulanmaması gerekmektedir. Aksi takdirde yanlış bir karışımın uygulanması ile cilt üzerinde ciddi tahrişler, yaralar ve alerjik reaksiyonlar görülebilir. Bu durumda bir daha karışımı uygulamadan, karışımın bir örneği ve mümkünse malzemeleri ile beraber doktora başvurmak gerekmektedir.

4 – Karbonatla ağız gargarası:

Ağız ortamında nötralize etkiler gösteren bir maddenin olması ağız yanmasının tedavisine yardımcı olabilir. Eğer karbonat yoksa bunun yerine kabartma tozu da kullanılabilecek bir başka ev tedavisi malzemesidir. Bu madde, vücudun pH seviyesinin dengelenmesini sağlar. Bu durumda lokal uygulandığında uygulanan bölgede bazik ya da asidik bir bileşen kalmasını engeller. Ağız yanmasında görülen yaralar, tahriş ve su kabarcıkları asidik ve bazik bileşenler ile daha artar. Bu yüzden ağzın içindeki tahrişin artmaması için nötralize edilmesi etkilidir.

Karbonat ile kabartma tozu için de aynı özellikler geçerlidir. Ağız yanmasına karşı anti-enflamatuar ve antiseptik özellikler gösterirler. Uygulanışı ise oldukça basittir. Ağız içerisindeki tahrişli bölgeler karbonat ya da kabartma tozu ile kaplanır ve bu şekilde 10 dakika kadar beklenir.

Etkili sonuçlara ulaşmak için gün içerisinde 4 – 5 kez olmak üzere 3 – 4 gün boyunca uygulamak yeterli olacaktır.

5 – Ağızda yanma ve kuruluk için alfa-liopic asit:

Ağız yanmasının belirtilerinin ve kendisinin tedavisi için kullanılabilecek maddelerden bir tanesi de alfa-liopic asittir. Üstelik diğer birçok yönteme göre çok daha etkilidir.

Oral patoloji günlükleri ve tıp araştırmalarının sonuçlarına göre ağız yanmasına sahip kişilerin tedavisinde alfa-lipoik asit (ALA) hızlı bir iyileştirici rolü oynamaktadır. Bu besin zararlı serbest radikallere karşı vücudu korumak için yardımcı olabilecek güçlü bir antioksidan olarak hareket etmektedir. Aynı zamanda vücudun iç sinir hücrelerinin işleyişi ve daha fazla hasarı önleyerek dokuları kurtarma konusunda da yardımcı olabilir. En iyi sonuçları elde etmek için günlük alarak 600 mg alfa-liopic asit alınması önerilmektedir.

6 – Ağızda yanma hissi için B vitamini alımı:

Ağız yaraları da dahil tüm yaralanma ve yanıkların tedavisinde en önemli besin maddesi B vitaminidir. Doğrudan yeni hücre üretimi ve ciltteki açıklıkların kapanmasında B vitamini doğrudan görevlidir. Bu etkisi kekik yağı ile kanıtlanmıştır. Kekik yağı en çok B vitamini içeren besinlerden bir tanesidir. Geleneksel tıp tedavilerinde de kullanılan kekik yağı, yara olan bölgelere sürüldüğünde yaranın kısa süre içerisinde kapandığı ve bölgenin iyileştiği görülmüştür. Sonrasında B vitamini üzerinde yapılan araştırmalar ile kekik yağındaki bu etkinin içerisinde bulunan yüksek miktardaki B vitamininden geldiği kanıtlanmıştır.

Bu yüzden uzmanlar ağız yanması olan insanlara da B vitamini tüketmesini önermektedir. Tabii ki B vitamin sadece kekik yağında değil, bunun dışında birçok besinin içerisinde bulunmaktadır. Et ve kümes hayvanlarının yemeklerinde herhangi bir baharatla beraber kullanılabilen kekik yağının yanı sıra, birçok besin doğrudan B vitamini içermektedir.

Doğal olarak ağız yanması olan kişilerin beslenme planlarına B vitamini takviyesi yapılması gerekmektedir. Bu durumda ise B vitamini açısından zengin olan besinlerin bilinmesi şarttır.

B vitamini açısından zengin olan ve beslenme planına eklenebilecek besinler şu şekilde sıralanabilir:

– Kırmızı et

– Balık

– Kahverengi pirinç

 -Tam taneli tahıllar

– Tam tahıllı ekmekler

– Buğday tohumu

– Soya fasulyesi

Ancak asidik içeriği olan besinlerin tüketilmemesi gerekmektedir. Örneğin kırmızı etin yağda kızartılanı içerisinde alkali ve asidik bileşenler bulundurur ve bu bileşenler ağızdaki yaraların artmasına neden olur.

7 – Sigara ve asidik gıdalardan kaçınmak gerekir:

Domates, portakal suyu, mandalina suyu, greyfurt suyu, alkollü içecekler ve kahve gibi asidik içecekler ağız yanması durumunda asla içilmemelidir. Aksi takdirde ağızdaki tahriş şiddetlenir ve yaralar oluşarak belirtiler daha vahim bir durum alır. Ağız içinin bu maddeler ile daha beter bir hale getirilmesi yerine nötr ya da nötralize edici özellikteki besinler ile belirtilerin daha hafifletilerek iyi hale getirilmesi gerekmektedir. Ağız içini nötralize ederek ağız yanması belirtilerini hafifletecek en etkili besinlerden bir tanesi süttür. Bu hastalığa sahip kişilerin her gün 1 sabah 1 akşam olmak üzere 2 bardak süt içmesi etkili olacaktır.

Alkalisi fazla asidi az olan, yani ağız içini nötralize edebilecek besinler şu şekilde sıralanabilir:

– Tüm sebzeler salata, ızgara, haşlama ve zeytinyağlı olarak tüketilebilir

– Badem

– Ceviz

– Kuruyemişler

– Zencefil

– Zerdeçal

– Tarçın

– Lor peyniri

– Kefir

– Soğuk deniz balıkları

– Baklagiller

Bunların yanı sıra bol omega-3 tüketmek de etkili olacaktır. Soya ve balık ürünlerinin fazla tüketilmesi vücuda yüksek miktarda omega-3 alınması demektir.

Tabii ki ağzın pH dengesi başta olmak birçok dengesini bozan, ağız kanserine ve ağız ülserine neden olabilen, hem ağız hem diş hem de tüm vücut sağlığı için zararlı olan sigarayı da içmemek gerekmektedir. Ağız yanması olan kişilerin sigara içmesi anlık olarak belirtilerin çok fazla artmasına neden olacaktır.

Devamını Oku

Tırnak Batmasına Ne Yapılır: Tırnak Batması İçin Doğal Yöntemler

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 225 defa okundu

Tırnak Batmasına Ne Yapılır: Tırnak Batması İçin Doğal Yöntemler

tırnak batması için doğal yöntemler

tırnak batması için doğal yöntemler

Tırnak batması neden olur?

Tırnak batması yanlış ayakkabı seçimi nedeni ile olur. Parlakları sıkıştıran ayakkabılar tırnakların tırnak kenarındaki cilde batmasına neden olur. Ciltte enfeksiyon olması durumda ağrılar ve acı hissi artar. Tırnak batması için bazı durumlarda ameliyat da gerekebilir. Ancak tırnak batması ilerlemeden önce doğal çözümler kullanılabilir.

Tırnak batması için ne yapılmalı: Tırnak batmasına bitkisel tedavi

1 – Tırnak batmasına tuzlu su:

Tırnak batmasına karşı sıcak su ve epsom tuzu karışımı içinde ayakların bekletilmesi gerekir. Her gün ve her türlü koşulda yaklaşık 15 ya da 30 dakika kadar bu uygulamayı yapmak gerekmektedir. Bu uygulamanın, ayak tırnağını yumuşatmak ve enfekte olmadan batık tırnağı önlemek için iki faydalı yönü vardır.

2 – Tırnak batması tırnak kesimi:

Batığın tırnak çevresini parçalayarak zarar vermesini önlemek için ayak tırnağının dikkatli kesilmesi gerekir. Ayak tırnağının kenarlarına yakın bölgelerde herhangi bir şekilde sivri parça bırakmadan tırnak düz kesilir. Ayak tırnakları, batık tırnaklar yaratır ve ciltte büyüyerek gelişme olasılığı vardır.

3 – Tırnak batması çözümleri: Ayak tırnağını uzatmak:

Tırnak batığını kaldırmak için ayak tırnağını uzatmak faydalı olur. Ayak tırnağı ve cilt arasına küçük bir parça pamuk konularak dönen batık ayak tırnağını tutmak gerekir. Bunun için, cımbız ile pamuk parçası alınır ve parmağın köşesine ayak tırnağı altına pamuğu itmek için sivri bir şey kullanılır. Pamuk parçası ayak tırnağı altında küçük bir top yapısı olarak durur ve tırnağın en tepe yerine kadar pamuk itilir. Alanı temizlemek ve enfeksiyon riskini azaltmak için her gün pamuk çıkarılır yerine yeni pamuk konur.

4 – Tırnak batmasına çözüm: Tırnak batmasından kurtulmak için enfeksiyonu durdurmak:

Batık tırnağın üzerine enfeksiyon önleyici melisa uygulanır ve üzeri sargılı tutulur. Neosporin bu nedenlerden dolayı tırnak batığı tedavisi için oldukça etkilidir. Ayrıca, ayak tırnağı batmasından kurtulmak için ayakların hava alması da önemlidir. Bu yüzden evde bulunulduğu zamanlar çorap ya da ayakkabı giyilmemesi önerilmektedir.

5 – Tırnak batması için bitkisel çözüm: Limon:

Batık ayak tırnağı üzerine konulan kesilmiş bir parça limon ile ayak bandaj yapılarak sarılır. Bu şekilde ayak bir gece bekletilir. Limon yakıcı özelliği sayesinde gece boyunca tırnaktaki enfeksiyon ile mücadele ederek yardımcı olur.

6 – Tırnak batmasına kantaron yağı:

Ayak tırnağı etrafındaki deriyi yumuşatmak için çeşitli yağlar kullanılabilir. Kantaron yağı en etkili yağlardan biridir. Ayak tırnaklarına uygulanan yağlar ayakkabı giymek gerektiğinde ayak tırnağında basıncı azaltarak, cildi beslemek ve yumuşatmak için yardımcı olur. Tedavi sırasında hızlı gevşeme sağlayan yağları denemek gerekir.

Çay ağacı yağı tırnak batmasından kurtulmak için içeriğinde taşıdığı antibakteriyel özellik ile yardımcı olur. Aynı zamanda ayakların harika kokmasını sağlar.

Bebek yağı ise tırnak batmasından kurtulmak için alternatif harika bir mineral yağdır. Bu yağ, çay ağacı yağı gibi antimikrobiyal özelliklere sahip değildir, ancak cildi yumuşatmak için harika bir şekilde beklentileri karşılamaktadır.

7 – Tırnak batmasına ne yapılmalı:

Tırnak batmasından kurtulmak için tırnağın çevresindeki derinin emmesi için potasyum dezenfektanı denemek tavsiye edilir. Potasyum dezenfektan ayak için düzenli kullanılan ev ilaçlarından biridir. Tedavi sırasında 2 ile 3 hafta boyunca, suyun içine % 0.04 potasyum dezenfektan konur ve ayaklar günde bir kez 15 ile 20 dakika ıslatılır. Bu dezenfektan uygulaması, şaşılacak şekilde ayaklar ve uzun tırnakları temiz tutmaya yardımcı olacaktır.

8 – Tırnak batması tedavi:

Tırnaktaki batığın genişlemesini önlemek bakımından basıncı azaltmak için bir bant kullanılabilir. Tırnak yatağının kesilen bölgesinde, batığın cildi çizmemesi için bir yara bandı yardımı ile kapatılarak kusurlu tırnak ciltten uzaklaştırılır. Bu alanda basıncın uygun şekilde azaltılması durumunda, tırnakta sızlama azalır ve batığın kuruması sağlanır.

9 – Tırnak batması için ne yapılabilir?

Batıktan kurtulmak için, ayak tırnakları orta uzunlukta tutulur ve düz bir açıyla tırnaklar düzeltilir. Düz açılarda kesilmeyen tırnaklarda batık sorunları meydana gelir ve ayak parmakları etrafında, yüksek olasılıkla cilt içine büyüyen bir çıkıntı oluşur. Bu yüzden, tırnakları düzeltmek için mutlaka bir tırnak makası kullanılmalıdır. Çünkü bu makasın ayak tırnağı köşesine yakın kenarları keskin bırakma özelliği vardır. İdeal olan, ayak tırnaklarını 2 ya da 3 haftada bir kez kesmeye çalışmaktır. Ayak tırnakları büyük ölçüde çabuk büyür. Bu süre içinde düzenli olarak ayak tırnaklarını kesmek, tırnakta batık oluşmasını önleyerek fırsat vermeyecektir.

10 – Tırnak batması için pedikür gibi uygulamalardan kaçınmak:

Tırnak batmasına karşı pedikür yaptırmaktan kaçınmak gerekir. Pedikür tırnak altındaki deriye rahatsızlık verebilir ve pedikür aletlerinin düzgün steril olmaması ile tırnakta enfeksiyon yaratabilir.

11 – Tırnak batması olanlar nasıl ayakkabı giymeli:

Batık tırnak oluşmasına karşı giyilecek ayakkabının doğru boyutta olduğundan emin olmak gerekir. Tırnak üzerine basınç yapmaması ve batığa neden olmaması için aşırı küçük ayakkabılardan uzak durmak gerekir. Bunun yanı sıra  geniş, ferah ve büyük ayakkabılar yerine, daha küçük olanları seçilmelidir. Ayrıca, ayak üzerinde baskıyı önlemek için açık burunlu ayakkabı giymek önerilebilir. Bunun yanında ayakkabı giyilmesi sırasında bandaj sarmak ya da çorap giymek de tavsiye edilir.

12 – Tırnak batması için ilaç ve antibiyotik krem kullanmak:

Bir günde iki kez ayağa antibiyotik krem ​​uygulamak ayak tırnağı batığından kurtulmak için etkili olabilir. Bunun için, sabah duş aldıktan sonra ve gece yatmadan önce bir kez sadece ayak tırnağı batıkları üzerine antibiyotik krem ​​uygulanır. Antibiyotik krem ​​tırnaktaki acı ve enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olacaktır.

13 – Tırnak batmasından kurtulmak için neosporin kullanmak:

Bu tedavi için, en az yarım saat ılık köpüklü suda ayaklar bekletilir. Sonra ayak tırnağının köşesine biraz Neosporin uygulanır ve daha sonra bir bant yardımıyla sabitlenir. Ardından tırnak düzgün kesilerek büyümesi için serbest bırakılır.

Tırnak batması doğal çözüm

Tırnak batması ile ilgili tırnağın çevresinde gerçekten büyük bir olasılıkla şişlik ya da enfekte olma riski vardır.

Bu yüzden, bir uzman tarafından verilen birkaç antibyotik bir pamuk yardımı ile derinin emmesi için batık tırnak üzerine sürülür. Antibiyotikler temelde tırnaktaki enfeksiyonu azaltmak ve batığın dışarı büyümesini engellemek için yardımcı olur. Bu yüzden pamuk yöntemi ile antibiyotikli ilaçların, tam batığın üzerine sürülmesi için çok dikkat etmek gerekir. Tırnak enfeksiyonu ile son derece güçsüz olan tırnak temiz tutulmalıdır. Bu neden ile batığın üzeri kapalı tutularak bölgenin temiz kalması sağlanır.

Antibiyotik kullanımının yanı sıra pamuk yönteminin de işe yaramaması durumunda, tırnak için ameliyat gerekebilir.  Bu gerçeği düşünerek kişinin mutlaka bir uzmana ya da ayak hastalıkları doktoruna gitmesi tavsiye edilir. Rahatsızlık veren ve batık olmasına eğilimli olan ayak tırnaklarının yanlarında meydana gelen tırnak etlerini olduğu yerden çıkarmaktan kaçınmak gerekmektedir.

Önerilen bu ev tedavilerinin, ayak tırnaklarında oluşan batıklardan kurtulmak için düzenli kullanılması gerekir. Ancak, tüm bunlara rağmen batıkların düzelmemesi halinde mutlaka bir uzmandan yardım almak gerekmektedir.

Devamını Oku

Aftlar Nasıl Geçer: Aftlara Bitkisel Tedavi

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 65 defa okundu

Aftlar Nasıl Geçer: Aftlara Bitkisel Tedavi

aftlara bitkisel tedavi

aftlara bitkisel tedavi

Aft neden olur?

Aft, ağızda yaralara neden olan bir enfeksiyon durumudur. Ağız içerisindeki  yaralar acı verir ve ağrılara neden olabilir. Aft için ilaç ve medikal çözümlerin yanı sıra doğal çözümler de kullanılabilir.

Afta doğal çözüm: Aftlar için bitkisel çözüm:

1.) Aft için tuz ya da aft yarasına karbonat

– Tuz ve karbonat pamukçuk yaraları için en etkili çözümlerden biridir. Yaraların yayılmasını ve alevlenmesini engeller.

Gerekli malzemeler:

– 2 çay kaşığı tuz ya da 1 çay kaşığı karbonat

– 1 bardak ılık su

Uygulanışı:

– Bir bardak ılık suyun içerisine tuz ya da karbonat eklenir. İyice karıştırılır ve bu su ile günde birkaç kez gargara yapılır. Alternatif olarak biraz tuz ya da karbonat ile su karıştırılır. Hamur kıvamına getirilen karışım etkilenen alanlara uygulanır. Bir süre bekletilir ve su ile durulanır.

– Uygulamalar her gün düzenli olarak birkaç kez yapılmalıdır.

2.) Afta ne sürülür: Soğan

– Soğan da aft yaraları için önerilir. Yaraların iyileşmesine yardımcı olurken aynı zamanda acıma hissini hafifletir.

– Soğan ezilir ve püre haline getirilir. Ardından etkilenen alanlara uygulanır. Bir süre bekletilir ve ağzı su ile çalkalanır.

– Soğan başlangıçta acıma hissine neden olsa da bu his kısa sürede geçecektir. Günde 2 kez yapılabilir.

3.) Afta iyi gelen şifalı bitkiler: Kişniş

Gerekli malzemeler:

– 2 yemek kaşığı kişniş

– 1 su bardağı su

Uygulanışı:

– 1 su bardağı suyun içerisine kişniş eklenir. Kaynatılır ve süzülür Ilık halde tüketilmelidir. Günde 2 ya da 3 kez tüketilmesi önerilir.

– Gargara şeklinde de kullanılabilir.

4.) Afta iyi gelen bitki: Kimyon tohumu

– Kimyon tohumu genellikle kabızlık ve mide sorunları için önerilir. Midedeki asidin dengelenmesine de yardımcı olur. Bu özelliklerinin yanı sıra ağızdaki ülser yaralarını hafifletir.

Gerekli malzemeler:

– 1 tatlı kaşığı kişniş tohumu

– 1 çay kaşığı kimyon tohumu

– 1 bardak süt

– 1 tatlı kaşığı şeker

Uygulanışı:

– 1 bardak süt içerisine kişniş tohumu, kimyon ve şeker eklenir. Bir süre kaynatılır. Bu karışım günde 2 kez düzenli olarak tüketilmelidir.

5.) Bal afta iyi gelirmi?

– Bal da pamukçuk yaraları için son derece etkilidir. İçerisindeki anti bakteriyel enzimler ile var olan bakterilerin ölmesini sağlar. Aynı zamanda cildi yumuşatır ve iyileşme sürecini hızlandırır.

– Biraz bal etkilenen alanlara doğrudan uygulanır. Bir süre kuruması beklenir ve su ile durulanır. Uygulama günde 4 kez düzenli olarak yapılmalıdır.

6.) Aft için ne yapılmalı: Siyah çay

– Siyah çay içerisindeki tanen ile birçok cilt sorunu için önerilir. Dudaklardaki ve ağız içindeki yaralar için de son derece etkilidir.

– Siyah çay demlenir. Ardından çay poşetlerinin fazla suyu sıkılır. Bu poşetler etkilenen alana kompres olarak uygulanır. Yaklaşık 10 ya da 15 dakika bekletilir. Daha sonra ılık su ile durulanır. Uygulama günde birkaç kez düzenli olarak yapılmalıdır.

7.) Afta iyi gelen yiyecekler: Üzüm

– Üzüm de aft yaraları için önerilen etkili çözümlerden biridir. Yaraların azalmasına yardımcı olurken aynı zamanda cilt hücrelerinin yenilenmesini sağlar.

– 1 kase su içerisinde biraz üzüm bir gece bekletilir. Ertesi sabah süzülür ve ezilerek yaraların üzerine uygulanır. Bu uygulama her gün düzenli olarak yapılmalıdır.

8.) Aft için gargara: Erik suyu

– Erik suyu ile günde 2 ya da 3 kez ağız çalkalanabilir. Kısa sürede olumlu sonuç alınmasını sağlar.

9.) Aft için şap

– Biraz şap tozu ile su karıştırılır. Hamur kıvamına getirilir. Ardından etkilenen alanlara uygulanır. Birkaç dakika bekletilir ve su ile durulanır. Uygulama günde 2 yad a 3 kez yapılabilir.

10.) Aft yarasına bitkisel çözüm: Kaygan karaağaç bitkisi

– Biraz kaygan karaağaç tozu ile su karıştırılır. Elde edilen macun aft yaralarının üzerine uygulanır. Bir süre kuruması beklendikten sonra alan su ile durulanır.

11.) Aft yarasına ne iyi gelir: Aloe vera suyu

– Aft yaralarının azaltılması için her gün aloe vera suyu ile gargara yapılabilir. Günde 3 ya da 4 kez uygulanması etkili sonuçlar alınmasını sağlayacaktır.

12.) Aft yaralarına iyi gelen bitkiler: Mür bitkisi ve altın mühür bitkisi

Gerekli malzemeler:

– 1 tatlı kaşığı mür bitkisi tozu

– Yarım çay kaşığı altın mühür bitkisi tozu

 – 2 dal maydanoz

– 2 su bardağı su

– Bir diş karanfil

Uygulanışı:

– 2 su bardağı su kaynatılır. Ardından içerisine maydanoz, karanfil, mür bitkisi ve altın mühür bitkisi eklenir. 10 dakika demlenmesi beklenir. Süzülür ve soğuduktan sonra çay şeklinde tüketilir. Bu karışım gargara şeklinde de kullanılabilir.

13.) Aft tedavisinde adaçayı

– Adaçayı içerdiği enzimler ile ağız içerisindeki bakterilerin ölmesine yardımcı olur. Aynı zamanda yaraların iyileşmesini sağlar.

Gerekli malzemeler:

– 1 tatlı kaşığı adaçayı

– 1 su bardağı su

Uygulanışı:

– Bir bardak suyun içerisine adaçayı eklenir. 2 ila 3 dakika kaynatılır. Ardından 5 dakika demlenmesi beklenir ve süzülür. Bu karışım ılık halde iken günde birkaç kez gargara olarak kullanılır.

14.) Aft yarası için ne yapmalı: Çay ağacı yağı

Gerekli malzemeler:

– 3 ila 5 damla çay ağacı yağı

– Yarım fincan sıcak su

– Pamuk

Uygulanışı:

– Yarım fincan sıcak suyun içerisine çay ağacı yağı eklenir. Karıştırılır ve bu su ılık halde iken pamuk yardımı ile etkilenen alanlara uygulanır. Bir süre bekletilir ve ağız ılık su ile çalkalanır. Uygulama günde 3 ya a 4 kez düzenli olarak yapılmalıdır.

15.) Aft yarası için ne yapılmalı: Kuzukulağı bitkisi

– Kuzukulağı bitkisi de aft yaraları için önerilen bir çözümdür.

– Bir bardak suyun içerisine biraz kuzukulağı bitkisi eklenir. Demlenmesi için 10 dakika kadar beklenir. Ardından süzülür ve soğuması beklenir. Bu su ile günde birkaç kez düzenli olarak gargara yapılır.

16.) Pamukçuğa ne iyi gelir: Greyfurt suyu

– Greyfurt içerisindeki enzimler ile ağız içerisindeki yaraların azalmasına yardımcı olur.

– Her gün düzenli olarak greyfurt suyu ile gargara yapılabilir.

17.) Pamukçuğa bitkisel çözüm: Papatya

Gerekli malzemeler:

– Papatya

– 1 bardak sıcak su

Uygulanışı:

– Sıcak suyun içerisine papatya eklenir. Demlenmesi için 10 ya da 15 dakika kadar beklenir. Ardından süzülür ve içerisine biraz bal eklenerek tüketilir. Bu karışım günde birkaç kez gargara olarak da kullanılabilir.

18.) Ağız yaralarına iyi gelen yiyecekler

– Aft ve pamukçuk durumunda beslenme düzenine dikkat edilmesi gerekir. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi için C vitamini açısından zengin gıdaların tüketilmesi önerilir. Ayrıca B 12 vitamini, çinko, folik korozif ve demir açısından da zengin gıdaların tüketilmesi önerilir.

– Salatalık, yoğurt, elma, hindistan cevizi suyu, portakal suyu, tam tahıllı besinler, narenciyeler mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir.

Ağız yaraları için ne yapılmalı?

– Bazı besinlerden uzak durulmalıdır. Domates gibi yaraların açılmasına neden olan besinler önerilmez. Ayrıca acıma hissini artıracağı için sert gıdalar da tüketilmemelidir.

– Vitamin eksiklikleri de afta neden olabilir. Bu nedenle tüm vitaminlerin yeterli miktarda alınması gerekir.

Aft yaraları oldukça acı vericidir. Tüm bu önerilere uyulması tavsiye edilir. Ancak mutlaka doktora da gidilmelidir.

Devamını Oku

Sinüs Baş Ağrısı Nasıl Geçer: Sinüs İçin Bitkisel Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 88 defa okundu

Sinüs Baş Ağrısı Nasıl Geçer: Sinüs İçin Bitkisel Çözüm

sinüs için bitkisel çözüm

sinüs için bitkisel çözüm

Sinüsler baş ağrısı yaparmı?

Grip, sinüzit ya da nezle gibi hastalıklar nedeni ile sinüsler dolabilir. Sinüslerin dolması ise şiddetli baş ağrılarını beraberinde getirir. Sinüs nedeni ile oluşan baş ağrıları için doğal çözümler uygulanabilir.

Sinüs ağrısı nasıl geçer: Sinüzit baş ağrısı için bitkisel çözüm

1.) Baş ağrısı için buhar uygulaması

– Buhar uygulaması sinüsler nedeni ile oluşan baş ağrısı için en etkili çözümdür. Sinüslerde biriken mukusun dağılmasına yardımcı olur. Aynı zamanda burun kanallarının da açılmasını sağlar.

– Su kaynatılır. Ardından içerisine birkaç damla nane ya da okaliptüs yağı eklenir. Bir süre karıştırılır ve sudan çıkan buharın teneffüs edilmesi önerilir. 15 dakika kadar uygulamaya devam edilmelidir. Uygulama her gün düzenli olarak yapılabilir.

2.) Sinüzit baş ağrısı nasıl geçer: Baş ağrısına okaliptüs yağı

– Okaliptüs yağı da sinüs nedeni ile oluşan baş ağrısından kurtulmaya yardımcı olur. Bir mendile birkaç damla damlatılır. Bu mendil gün içerisinde koklanır. Baş ağrısının kısa sürede azalmasına yardımcı olur.

3.) Baş ağrısına bitkisel yağlar: Çay ağacı yağı

– Çay ağacı yağı da sinüslerdeki mukus birikiminin ve baş ağrısının azaltılmasına yardımcı olur. Anti viral ve anti bakteriyel özellikleri vardır. Var olan bakterilerin ce virüslerin ölmesini sağlar.

– Güçlü bir yağ olduğu için burun içerisine uygulanması önerilmez. Kokusunun teneffüs edilmesi yeterli olacaktır.

4.) Baş ağrısına iyi gelen bitki: Fesleğen yaprakları

– Fesleğen yaprakları da sinüs sorunları için önerilen bir çözümdür. Kamfen ve eugenol isimli iki enzim içerir. Bu enzimler sinüslerdeki mukusun dağılmasına yardımcı olur. Balgam söktürücü özellikleri de vardır.

Gerekli malzemeler:

– 10 adet fesleğen yaprağı

– 10 adet karabiber topu

– 1 çay kaşığı zencefil

– 1 bardak su

– Bal

Uygulanışı:

– 1 bardak suyun içerisine bal hariç tüm malzemeler eklenir. Karıştırılır ve bir süre kaynatılır. Daha sonra süzülür ve içerisine bal eklenerek tüketilir.

5.) Baş ağrısına sıcak su iyi gelirmi?

– Sıcak kompres de sinüs sorunları için önerilir. Mukusun dağılmasına yardımcı olurken aynı zamanda baş ağrısını da azaltır.

– Sıcak kompres günde birkaç kez burun ve alın bölgesine uygulanabilir.

– Soğuk kompres de önerilmektedir. Soğuk kompres de baş ağrılarının azaltılmasına yardımcı olur.

6.) Sinüzite zencefil çayı

– Zencefil çayı boğazın ve sinüslerin yumuşamasına yardımcı olur. Aynı zamanda solunum yollarının açılmasını sağlar.

– Bir bardak kaynar suyun içerisine biraz zencefil eklenir. Demlenmesi için 10 ya da 15 dakika beklenir. Ardından süzülür ve içerisine bal eklenerek tüketilir.

– Günde birkaç kez tüketilmesi önerilir.

7.) Sinüzite iyi gelen şifalı bitkiler: Acı biber

– Acı biber içerisindeki enzimler ile mukusun dağılmasını sağlar. Aynı zamanda var olan iltihabı ve inflamasyonu da azaltmaya yardımcı olur.

– Bir bardak kaynar suyun içerisine 1 çay kaşığı acı biber eklenir. Bir süre demlenmesi beklenir. Ardından süzülür ve tüketilir. Her gün birkaç bardak tüketilebilir. Ancak çok tüketilmesi mide yanmasına neden olabileceği için dikkat edilmesi önerilir.

8.) Sinüzite tuzlu su

– Tuzlu su burun ve sinüslerde biriken mukusun dağılması için en etkili çözümdür.

Gerekli malzemeler:

– ¼ çay kaşığı tuz

– ¼ çay kaşığı karbonat

– 1 su bardağı sıcak su

– Damlalık

Uygulanışı:

– Ilık suyun içerisine karbonat ve tuz eklenir. Karıştırılır ve damlalık yardımı ile burun deliklerinden içeri uygulanır. Bir süre bekletilir ve burun aşağı doğru eğilir. Suyun ve mukusun burun kanallarından akması beklenir.

9.) Sinüzite iyi gelen bitkisel çaylar: Tarçın

– Sinüs nedeni ile oluşan baş ağrısı için tarçın da önerilir. Tarçının doğal anti bakteriyel, antiseptik ve anti viral özellikleri vardır. Bu özellikleri ile boğaz ağrısı, grip, burun tıkanıklığı ve benzeri tıkanıklıkların tedavisi için de önerilir. Olası enfeksiyonların azaltılmasını sağlar.

– Bir bardak kaynar suyun içerisine biraz tarçın eklenir. Demlenmesi için 10 ya da 15 dakika kadar bekletilir. Ardından süzülür ve tüketilir. Günde 1 ya da 2 bardak kadar içilebilir.

Devamını Oku

Astıma Ne İyi Gelir: Astım İçin Bitkisel Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 48 defa okundu

Astıma Ne İyi Gelir: Astım İçin Bitkisel Çözüm

astım için bitkisel çözüm

astım için bitkisel çözüm

Astım bir solunum yolu hastalığıdır. Öksürük, nefes alma sorunları ve diğer solunum yolu hastalıkları belirtilerine neden olur. Astım mutlaka kontrol altına alınması gereken bir hastalıktır. Aksi halde ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

Astım nasıl geçer: Astıma bitkisel çözüm

1.) Astıma iyi gelen bitkiler: Çemen tohumu, bal, zencefil

– Astım belirtilerinin azaltılması ve krizlerin hafifletilmesi için en etkili çözüm çemen tohumu, bal ve zencefil karışımıdır. Bu karışım solunum yollarının açılmasına yardımcı olur. Nefes almayı kolaylaştırır.

Gerekli malzemeler:

– 2 yemek kaşığı çemen otu tohumu

– 1 tatlı kaşığı zencefil

– 1 tatlı kaşığı bal

– 1 litre su

Uygulanışı:

– 1 litre suya çemen tohumu eklenir. 1 saat kaynatılır. Ardından süzülür ve içerisine zencefil ile bal eklenerek tüketilir. Her gün en fazla 2 bardak tüketilmesi önerilir.

2.) Astıma iyi gelen şifalı bitkiler: Hint bektaşi üzümü

– Hint bektaşi üzümü ya da diğer adıyla amla; C vitamini açısından son derece zengin bir besindir. Bu içeriği ile bağışıklığı artırır ve astım belirtilerinin azalmasına yardımcı olur. Aynı zamanda olası solunum yolu enfeksiyonlarını azaltmaya da yardımcı olan A vitamini içermektedir.

Gerekli malzemeler:

– 1 yemek kaşığı hint bektaşi üzümü tozu

– 1 tatlı kaşığı bal

Uygulanışı:

– Hint bektaşi üzümü tozu ile bal karıştırılır. Bu karışım her sabah düzenli olarak tüketilir.

3.) Astım için bal

– Bal birçok amino asitler, antioksidanlar ve vitaminler içerir. Bu içeriği ile astım hastalarına da önerilir. Nefes almayı kolaylaştırırken aynı zamanda öksürüğü de azaltır.

– Her gün düzenli olarak bir tatlı kaşığı bal tüketilebilir.

– Alternatif olarak ½ çay kaşığı toz tarçın ile 1 çay kaşığı bal karıştırılır. Bu karışım her gün bir ya da iki kez tüketilir.

– Bal, kekik tozu ile birlikte bir bardak suya eklenerek de tüketilebilir.

4.) Astım için sarımsak tedavisi

– Sarımsak içerdiği enzimler ile uzun yıllardır astım tedavisi için önerilen bir besindir. Solunum yollarının sağlıklı kalmasına yardımcı olurken aynı zamanda eklem ağrısı, dolaşım sorunları, soğuk algınlığı, grip, sindirim sorunları, uyku yoksunluğu, karaciğer hastalıkları, sinüzit, ülser ve hatta kalp hastalıkları için de önerilir. Anti mikrobik, anti viral ve anti fungal özellikleri vardır.

– Sarımsak yemek ve salatalara eklenerek tüketilebilir.

– Alternatif olarak bir bardak sıcak suyun ya da sıcak sütün içerisine biraz sarımsak ezmesi eklenir. Bir süre bekletilir ve tüketilir.

5.) Astım için bitkiler: Meyan kökü

– Meyan kökü de atım olan kişilere önerilen bir bitkidir. Enfeksiyonu azaltır ve balgam söktürücü özellikleri vardır. Solunum yollarındaki bakterilerin ölmesine yardımcı olur.

Gerekli malzemeler:

– 2 yemek kaşığı kurutulmuş meyan kökü

– 1 adet çubuk tarçın

– 2 su bardağı su

Uygulanışı:

– Suyun içerisine meyan kökü eklenir. Yaklaşık 10 ya da 15 dakika kadar kaynatılır. Ardından süzülür ve çay şeklinde tüketilir. Günde 2 ya da 3 bardak kadar tüketilebilir.

6.) Astım için bitkisel ilaç: Aspir tohumları

– Aspir tohumları kalp hastalıklarını önlemede son derece etkilidir. Linoleik asitler bakımından zengindir. Bu içeriği ile astım hastalarına önerilir. Solunum yollarını rahatlatır ve daha rahat nefes alınmasını sağlar.

Gerekli malzemeler:

– Yarım çay kaşığı aspir tohumu tozu

– 1 yemek kaşığı bal

Uygulanışı:

– Aspir tohumu tozu ve bal karıştırılır. Bu karışım günde iki kez tüketilir.

Not: Aspir tohumu uygulaması kan inceltici ilaçlar kullanan kişilere önerilmez.

7.) Astıma iyi gelen yiyecekler

– Astım durumunda beslenme düzenine dikkat edilmesi gerekir. Önerilen besinler şunlardır:

İncir: 3 ya da 4 adet incir ılık su ile yıkanır. Ardından bir kase suyun içerisine konulur. Bu şekilde 1 gece bekletilir. Ertesi sabah ezilir ve tüketilir.

Muz: Muz da astım hastalarına önerilen besinler arasındadır. İçerisindeki potasyum ile son derece etkili bir besindir.

Kuru üzüm: Bir kase içerisine su ve kuru üzüm konulur. Bir gece bekletilir ve ertesi sabah süzülerek

Nar: Eşit miktarda nar suyu, zencefil suyu ve bal karıştırılır. Bu karışım günde 3 ya da 4 kez 1 tatlı kaşığı kadar alınır.

C vitamini içeren meyveler: C vitamini alımının fazlalaştırılması bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. Bu nedenle özellikle C vitamini içeren papaya, yaban mersini ve çilek tüketilmelidir.

8.) Astıma kesin çözüm: Nane

– Nane bakterilerin ölmesine yardımcı olurken aynı zamanda astım belirtilerini hafifletici özellikler de içerir. Kısa sürede rahatlama sağlar.

Gerekli malzemeler:

– 6 ila 8 yaprak nane

– 4 ya da 5 yaprak fesleğen

– 2 çay kaşığı zencefil

– 1 tatlı kaşığı bal

– 2 bardak su

Uygulanışı:

– Kaynamış suyun içerisine nane ve fesleğen yaprakları eklenir, kaynatılır. Daha sonra ezilir zencefil çayının içerisine eklenir. Bal da eklendikten sonra tüketilir.

9.) Astıma iyi gelen yağlar

– Kolay nefes alınması ve solunum yollarının açılması için bazı yağlardan faydalanılabilir. Özellikle hardal yağı ya da ghee yağı ile kaya tuzu karıştırılarak göğüs bölgesine masaj yaparak uygulanabilir.

– Alternatif olarak biraz sıcak susam yağı ile tuz karıştırılır. Elde edilen karışım göğüs bölgesine masaj yaparak uygulanır. Bir süre bekletilir ve su ile durulanır.

10.) Astıma buhar iyi gelirmi?

– Buhar uygulaması da astım tedavisi için en etkili çözümlerden biridir. Burun kanallarının açılmasına yardımcı olur. Daha rahat nefes alınmasını sağlar.

– Sıcak kaynar suyun içerisine biraz kimyon tohumu eklenir. Karıştırılır ve sudan çıkan buhar teneffüs edilir. Uygulama günde birkaç kez yapılabilir.

11.) Astıma neler iyi gelir: Elma sirkesi

– Elma sirkesi de astım tedavisi için önerilir.

– Bir bardak ılık suyun içerisine biraz elma sirkesi eklenir. Karıştırılır ve tüketilir. Her sabah düzenli olarak tüketildiğinde etkili sonuçlar alınacaktır.

– Özellikle organik elma sirkesi kullanılması önerilir.

Astım en sık görülen solunum hastalıklarından biridir. Nefes almada zorluk ve öksürük en sık görülen belirtileri arasındadır. Astım belirtileri mutlaka kontrol altına alınmalıdır. Aksi halde ciddi nefes darlığı sorunlarına ve hatta ölüme neden olabilir. Belirtilerin kontrol altına alınması için tüm bu bitkisel ve doğal çözümlere uyulması önerilir. Beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Bağışıklığın artırılması astım belirtilerini azaltır. Bu nedenle bağışıklığın artırılmasına yardımcı olan vitamin ve mineral açısından zengin gıdaların tüketilmesi tavsiye edilir. C vitamini içeren portakal, limon ve greyfurt mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir. Ayrıca astım bazı alerjenler tarafından tetiklenebilir. Bu nedenle özellikle toz akarları, hayvan tüyü ve polenden uzak durulmalıdır. Alerjik astım durumunda da yoğun şekilde öksürük ve hapşırma atakları yaşanabilir. Astım hastalarının yastık ve çarşaflarını sık sık değiştirmeleri önerilir. Ayrıca evi camı açarak havalandırmak yerine hava nemlendirici ve hava temizleyicilerin kullanılması tavsiye edilir. Tozların derinlemesine temizlenmesi için ise yüksek çekim gücüne sahip elektrik makineleri kullanılmalıdır. Astım krizi ve belirtileri çok sık yaşanıyorsa ya da nefes almayı zorlaştıracak kadar güçlüyse mutlaka en kısa zamanda bir doktora gidilmelidir.

Devamını Oku

Boğaz Ağrısına Ne İyi Gelir: Boğaz Ağrısı İçin Doğal Tedavi

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 61 defa okundu

Boğaz Ağrısına Ne İyi Gelir: Boğaz Ağrısı İçin Doğal Tedavi

boğaz ağrısı için doğal çözümler

boğaz ağrısı için doğal çözümler

Boğaz ağrısı nedenleri:

Boğaz ağrısı şiddetli öksürük, grip, soğuk algınlığı ya da faranjit ve laranjit gibi hastalıklar nedeni ile oluşabilir. Boğaz ağrısını azaltmak için bazı önerilere uyulması tavsiye edilir.

Boğaz ağrısı nasıl geçer: Boğaz ağrısını ne keser?

1.) Boğaz ağrısını ne iyileştirir: Dinlendirmek

– Boğaz kaslarındaki ağrıların azaltılması için dinlenilmesi şarttır. Gün içerisinde yatarak dinlenilmeli; her gün 8 saat kadar uyunmalıdır.

2.) Boğaz ağrısını geçirmenin doğal yolları: Masaj

– Boğaz kaslarında ağrı varsa masaj yapılması önerilir. Masaj kan akışının artmasına yardımcı olurken aynı zamanda ağrının kısa sürede hafiflemesine de yardımcı olur. Var olan inflamasyonu azaltır.

3.) Boğaz ağrısına doğal çözüm: Boğaz ağrısı için sıcak su

– Sıcak kompres boğaz ağrısının azaltılması için en etkili çözümlerden biridir. Ağrıyı azaltırken aynı zamanda kasların da gevşemesini sağlar.

– Sıcak suya batırılan havlunun fazla suyu sıkılır. Ardından boyun bölgesine kompres olarak uygulanır. Sıcak su torbası da uygulanabilir. 10 dakika kadar uygulanması yeterli olacaktır. Ayrıca işlem gün içerisinde birkaç kez yapılabilir.

4.) Boğaz ağrısını ne yumuşatır: Sıcak duş

– Boğaz kaslarındaki gerginliğin azaltılması ve ağrıların hafiflemesi için sıcak duş da yapılabilir. Oldukça etkili bir çözümdür. Sıcak sudan çıkan buhar boğazın yumuşamasına da yardımcı olur.

5.) Boğaz ağrısı için ne yenir?

– Beslenme düzenine mutlaka dikkat edilmelidir. Her gün yeterli miktarda vitamin ve mineral alınmalıdır.

– Kas sağlığının korunması için kalsiyum ve D vitamini de alınmalıdır. Bu besin öğelerini içeren gıdaların özellikle tüketilmesi önerilir. Ayrıca doktora danışılarak takviye olarak da alınabilir.

– Antioksidanlar, vitaminler ve diğer takviyeler kullanılabilir.

– Fasulye biber, guava ve narenciyeler ile yaban mersini, enginar ve yeşil çay düzenli olarak tüketilmelidir.

Boğaz ağrısına iyi gelen şeyler:

– Boğaz kaslarında ağrı oluşmaması için düzenli olarak egzersiz yapılmalıdır. Düzenli egzersiz kasların tutulmasını engeller.

– Kas sağlığının korunması için kalsiyum içeriği yüksek olan besinlerin tüketilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

– Vişne suyu düzenli olarak tüketilebilir. İçerdiği enzimler ile kan akışını artırırken kas sağlığının da korunmasını sağlar.

Uyarılar ve önlemler

– Boğaz kasları nedeni ile oluşan ağrılarda sıcak kompres ilk 48 saat ile 72 saat arası yapılmalıdır. İlk 24 saat içerisinde ise soğuk kompres yapılması önerilir.

– Boyun kaslarının zedelenmesine ve zorlanmasına neden olan her türlü hareketten kaçınılmalıdır. Ters hareketler yapılmamalıdır. Özellikle düzenli olarak kardiyo, aerobik ya da ağırlık egzersizleri yapılıyorsa; egzersizlere başlamadan önce ısınılması gerekir. Aksi halde kas yaralanmaları oluşabilir.

– Boyun kaslarının sertleşmesi sadece tutulma ve kas sorunları nedeni ile oluşmaz. Bazı durumlarda kan dolaşımını, damar ya da kalp bozuklukları da boyun kaslarının sertleşmesine neden olmaktadır. Bu nedenle eğer boyunda şiddetli bir ağrı ile sertlik görülüyorsa ve bu durum uzun zamandır devam ediyorsa ya da şiddetli ise mutlaka bir doktora gidilmelidir.

– Sıcak uygulamalar yapılacaksa çok sıcak yapılmaması önerilir. Aksi halde ciltte yanıklar oluşabilir.

– Boyun ve eklem ağrısı özellikle belirli bir yaştan sonra görülür. Ancak rüzgar çarpması ya da üşütme durumlarında her yaşta tutulma oluşabilir. Kas tutulması durumunda kas gevşetici kremlerin kullanılması önerilir. Kas gevşeticiler masaj yaparak uygulandıktan sonra alan bir tülbent ile sarılır. Bu şekilde bir süre bekletilmelidir. Kısa sürede ağrının azaltılmasını sağlar ve hareket etmeyi kolaylaştırır.

– Eklem ağrısı durumunda ağrı kesici ilaçlar da kullanılabilir. Ancak ağrı kesici ilaçlar kullanılacaksa öncelikle doktora danışılması gerektiği unutulmamalıdır.

– Kas ağrıları genellikle 72 saat içinde kendiliğinden geçer. Ancak bazı durumlarda daha fazla sürebilir ve hareket etmeyi zorlaştırabilir. Bu tip durumlarda mutlaka en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna danışılmalıdır.

Tüm bu önerilere dikkat edilmesi boyun kaslarında oluşan ağrıların azaltılmasına yardımcı olur. Ancak doktora gidilmesi gerektiği de unutulmamalıdır.

Devamını Oku

Göğüs Ağrısını Ne Geçirir: Gögüs Ağrısına Bitkisel Çözüm

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 155 defa okundu

Göğüs Ağrısını Ne Geçirir: Gögüs Ağrısına Bitkisel Çözüm

gögüs ağrısına bitkisel çözüm

gögüs ağrısına bitkisel çözüm

Göğüs ağrısı nasıl geçer: Göğüs ağrısına ne iyi gelir?

1 – Kalp ağrısına ne iyi gelir: Sarımsak tedavisi:

Sarımsak, kalp için yararlı olmasının yanı sıra genel sağlık için de kullanılan bir bitkidir. Sarımsak demir, tiamin, iyot, kükürt, klor içeren ve kalsiyum, fosfor, C vitamini ile riboflavin gibi çeşitli vitamin ve mineraller bakımından çok zengin bir besindir. Sarımsak çok sayıdaki farklı hastalıklar ile birlikte göğüs ağrısına neden olan kalp hastalıkları, öksürük, astım, balgam ile mücadele eder. Çok basit bir tedavi yolu olan sarımsak her gün birkaç diş olarak tüketilir. Bu tedavi, yüksek kolesterolü düşürür ve kalbin sağlıklı çalışması için kan akışını sağlayarak, göğüs ağrısına neden olan arter duvarlarındaki plakları önler. Sarımsağı ham tüketmek, yemeklerde pişirilerek tüketilmesinin yanında kalp için daha faydalıdır. Ayrıca, tedavi sırasında sarımsak hapları ve sarımsak suyu kullanmak, aynı şekilde olumlu sonuç verir.

Göğüs ağrısına karşı sarımsak kullanma yöntemleri:

Her sabah aç karnına bir diş sarımsak su ile yutulur ve arkasından bir karanfil ağzın içine atılır.

2 çay kaşığı bal ve 10 damla sarımsak suyu birlikte bir bardak su içinde karıştırılır. Bu karışımı içmek, astım hastalığı ile ilgili sorunlar ve göğüsteki ağrı için büyük bir rahatlama sağlayacaktır.

Yaklaşık 8-10 diş sarımsak ezilerek püre haline getirilir. Biraz un ile karıştırılarak lapa kıvamında bir karışım elde edilir. Zatürre ile ilgili göğüs ağrısına iyi gelmesi için göğüs üzerine uygulanır. Bu rahatsızlıkta su akciğerlerde toplanır ve göğüs ağrısıyla birlikte nefes almada sıkıntı ve ateş yapar.

Bir bardak süt içine 6-8 diş sarımsak eklenir. Bu süt kaynatılır ve içmek için soğuması beklenir. İçilen sarımsaklı süt, balgam azaltmak ve balgam toplama nedeni ile göğüs ağrısını gidermek için yardımcı olacaktır.

Sıcak su bir bardak içine birkaç damla sarımsak suyu eklenir ve göğüs ağrısını rahatlatmak için bu içecek tüketilir.

Yaklaşık yarım bardak Hardal yağı içine tüm sarımsak dişleri toz haline getirilerek ilave edilir. Bu karışım, öksürük nedeniyle meydana gelen göğüs ağrısını rahatlatmak için göğüs ve boğaz bölgesine sürülerek ovulur.

Gaz sorunu için her gün yemeklerden sonra 3-4 diş sarımsak tüketilir. Bu uygulama aynı şekilde gaza bağlı göğüs ağrısını rahatlatmak için faydalı olacaktır.

2 – Kalp ağrısına bitkisel çözüm: Zencefil tedavisi:

Zencefil kökü, çeşitli sağlık sorunları için tıbbi kullanımda uzun bir geçmişi olan lezzetli bir bitkidir. Zencefil asidite özelliği ile soğuk algınlığı ve grip, iltihap için yardımcı olur. Bunun yanında gastrointestinal sorunlar için özellikle kür olarak kullanmak yarar sağlar. İltihabı azaltmak, öksürük ve göğüste ağrı, mide ekşimesi gibi farklı sorunların çözümü için kök zencefil çayı kullanmak önerilebilir.

Gerekli malzemeler:

– Zencefil parçaları – 1 inç

– Sıcak su – 1 su bardağı

Yapılışı:

Bir fincan içine zencefil parçaları yerleştirilir ve üzerine sıcak su dökülerek yaklaşık 3-5 dakika bekletilir. Bu çay sıcak hali ile içilir. Bronşit etkili öksürük, göğüs ağrısı, mide ekşimesi ve midede gazı için tavsiye edilir.

3 – Kalp ağrısına iyi gelen bitkiler: Zerdeçal tedavisi:

Zerdeçal, Asya kültüründe gıdalar içinde geniş şekilde kullanılan lezzetli bir bitkidir. İltihaplı hastalıklar için eskiden beri bitkisel tedavilerde kullanılmaktadır. Zerdeçal, diğer bir çok faydaları arasında yara ve göğüs ağrısı dahil olmak üzere çeşitli durumların tedavisi için kullanılan bir bitkidir. Zerdeçal içerdiği kurkumin nedeniyle mükemmel anti-inflamatuar özellikleri ile iltihabı ve ağrıyı azaltmaya yardımcı olur.

Aslında, kurkumin kalp sağlığı konusunda da aynı şekilde etkilidir. Sayısız kalp hastalıkları, göğüs ağrısının önemli nedenleridir. Kan damarlarına zarar veren kolesterol ve arter duvarlarındaki plak oluşması kurkumin kullanımı ile engellenmektedir. Zerdeçal, aynı şekilde kalp hastalıkları riskinin azalması ile bağlantılı B6 vitamini bakımından iyi bir kaynaktır.

Göğüs ağrısı için zerdeçal kullanma yöntemleri:

Yemekleri pişirme sırasında zerdeçal tozu eklemek önerilebilir.

Yaklaşık ½ çay kaşığı zerdeçal tozu, sıcak bir bardak süt ile karıştırılır. Sütün içine 2 çay kaşığı bal ile biraz karabiber eklenir ve yudumlayarak içilir.

2 yemek kaşığı zerdeçal tozu ve 2 yemek kaşığı elma suyu sirkesi karıştırılır. Bu karışımın üzerine sıcak su dökülerek çay olarak içilir.

Önlem: Ancak kan inceltici ilaçlar kullananların, kalp ya da felç için zerdeçal kullanmadan önce doktora danışması gerekir. Hamile ve emziren anneler de aynı şekilde zerdeçalı yüksek miktarda almadan önce doktora danışması gerekmektedir

4 – Kalp ağrısı için şifalı bitkiler: Fesleğen tedavisi:

Fesleğen, kalp için hayati takviyelerinin yanı sıra mükemmel anti-inflamatuar etkilere sahip ve etkili bir anti-bakteriyel bitkidir. Fesleğen, baş ağrısı ve benzeri ağrılar için tıp alanında ibuprofen ve over-the-counter ilaç çeşitlerinde kullanılır. Fesleğen doğal gövdesi üzerinde anti-inflamatuar etkiye sahiptir ve inflamatuvar bağırsak koşullarının iltihaba bağlı meydana gelen ağrı için rahatlama sağlar. Fesleğenin içinde bol miktarda karotenoidler ve A vitamini bulunmaktadır. A vitamini kan akışını kontrol ederek kolesterol seviyesini düzenler. Bu durum kalp krizi ya da felç olma riskini azaltır. Ayrıca, fesleğen magnezyum için de iyi bir kaynaktır. Fesleğen, kasları ve kan damarlarını güçlendirir. Kalbe gelen kan akışının gelişmesine yardımcı olan magnezyum kalp ve damar sağlığı için faydalıdır. Tüm bu nedenlerden dolayı, fesleğen kalp ile ilgili sorunlardan kaynaklanan göğüs ağrısı için etkili bir çare olabilir.

Göğüs ağrısına karşı fesleğen kullanma yöntemleri:

Tedavi için her sabah 4-5 fesleğen çiğnemek faydalı olur.

Yaklaşık 8-10 fesleğen yaprakları ezilir ve özü suyu çıkarılır. Elde edilen su 1-2 çay kaşığı bal ile birlikte karıştırılır ve her gün tüketilir.

Birkaç fesleğen yaprakları ve az miktarda zencefil parçaları 1-2 bardak su ile kaynatılır. İçmeden önce bu karışımın içine bir çay kaşığı bal eklenir. Soğuk algınlığı ile ilgili öksürük ve göğüs ağrısı sorunlarını rahatlatmak için bu çayın her gün içilmesi önerilmektedir.

5 – Kalp ağrısı için ne yapmalı: Yonca tedavisi:

Yonca sayısız tıbbi özellikleri olan faydalı bir bitkidir. Bu bitki niasin, riboflavin, C, B, A, D ve K vitaminleri ile beta-karoten gibi minerallere sahiptir. Yonca içeriğinde ek olarak saponinler, tanen, lif ve proteinin yanı sıra, çeşitli fitosteroller, amino asitler bulunur. Bu özellikleri ile çeşitli hastalıklar için önemli bir bitkidir. Yonca içinde bulunan çeşitli proteinler ile göğüs ağrısına neden olan mide ekşimesi ve mide-bağırsak sorunlarını gidererek yiyeceklerin emilimi ve asimilasyonuna yardımcı olur. Yonca içeriğindeki Alfa-alfa Saponin ve zengin lif özelliği ile vücudun kolesterolünü dengede tutar. Ayrıca, anti-trombosit özelliklerinin yanında içerdiği kumarinler sayesinde arterlerde kan kümelerini önler ve diğer kalp hastalıklarının yanı sıra kalp krizini ve göğüs ağrısını engelleyerek düzgün kan akışını garanti eder.

Devamını Oku

Ateşi Düşürmek İçin Ne Yapmalı: Ateşi Düşürme Yolları

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 38 defa okundu

Ateşi Düşürmek İçin Ne Yapmalı: Ateşi Düşürme Yolları

ateşi düşürme yolları

ateşi düşürme yolları

Ateş neden yükselir?

Ateş birçok hastalık ile birlikte görülür. Vücudun iç sıcaklığının artması ile oluşan bu durum oldukça tehlikeli olabilir. 39 derece ve üzeri ciddiye alınmalıdır ve mutlaka düşürülmelidir. Ateş grip ve nezle gibi hastalıklar sonucu ortaya çıkabileceği ciddi hastalıklar sonucu da oluşabilir. Artan vücut sıcaklığının düşürülmesi için şu önerilere uyulması tavsiye edilir:

Ateş nasıl düşürülür: Ateşi düşürmenin doğal yolları:

1.) Ateşe soğuk duş: Soğuk su dolu bir küvette bir süre beklenmesi önerilir. Soğuk su en etkili çözümlerden biridir. Vücudun dıştan içe soğumasını sağlar.

2.) Ateş için ne yapılmalı: Kalın kıyafetler giyilmemelidir. Daha ince ve sıcaklatmaya kıyafetler giyilmelidir.

3.) Ateşi düşürme yöntemi: Oda sıcaklığının azaltılması gerekir. Bu nedenle kombi gibi ısınma araçları bir süreliğine kapatılabilir.

4.) Dinlenmek: Mümkün olduğunca çok dinlenilmelidir. Hareket edilmesi de vücut sıcaklığını artırır. Bu nedenle bir süre yatarak dinlenmek gerekmektedir.

5.) Ateşi düşüren içecekler: Sıvı tüketimi mutlaka artırılmalıdır. Gün içerisinde 15 ila 17 bardak su içilebilir. Su tüketimi hem ateşin neden olduğu sıvı kaybını engeller hem de vücudun nemli kalmasını sağlar.

6.) Ateşi düşüren besinler: Beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Vitamin ve mineral açısından zengin olan sebze ve meyvelerin tüketilmesi önerilir. Özellikle portakal, mandalina, yeşil sebzeler, yoğurt ve elma tüketilmesi gerekmektedir.

7.) Ateş düşürücü şurup ve ilaçlar: Ateşin daha hızlı düşürülmesi için ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir. Ancak kullanım direktiflerine uygun kullanılmalıdır. Kısa sürede çok fazla doz alınmamalıdır.

8.) Ateş düşürücü bitki çayları: Bitkisel çaylar tüketilebilir. Bazı bitkiler de ateşin düşmesine yardımcı olmaktadır. Limon kabuğu çayı, nane çayı, ekinezya çayı, aynı safa bitkisi çayı, civanperçemi çayı, adaçayı, elma çayı tüketilmesi önerilen bitkisel çaylar arasındadır.

9.) Ateş düşürmek için elma suyu: Elma suyu da önerilmektedir. 1,5 bardak su ile bir adet dilimlenmiş elma kaynatılır. Ardından süzülür ve içerisine bal eklenerek tüketilir. Günde 2 ya da 3 bardak tüketilebilir. Kısa sürede ateşin azalmasına yardımcı olacaktır.

10.) Ateşi düşürmek için marul: Marul genel sağlık için faydalı olduğu kadar ateşi düşürmek için de önerilen bir besindir. Bir litre suyun içerisinde birkaç yaprak marul kaynatılır. Ardından süzülür ve 20 dakika beklendikten sonra tüketilir.

11.) Ateşi düşürmek için doğal çözümler: Ateş tedavisi için üzüm suyu da yaygın olarak kullanılan bir çözümdür. Bir buçuk litre suyun içerisinde yarım bardak kuru üzüm kaynatılır. Bir süre kaynatıldıktan sonra soğumaya bırakılır. Ardından süzülür ve tüketilir. Günde yaklaşık 6 bardak kadar tüketilmesi önerilir.

12.) Sarımsak ateş düşürürmü: Sarımsak anti viral, anti bakteriyel ve antibiyotik özellikleri ile bilinir. Bu özellikleri ile ateşin düşmesine yardımcı olur. Diğer soğuk algınlığı ve grip belirtilerini de azaltır. Bir bardak kaynar suyun içerisine biraz sarımsak ezmesi eklenir. Bir süre demlenmesi için beklenir. Ardından süzülür ve tüketilir.

13.) Ateşi düşüren bitkiler: Angelica bitkisi de ateşin düşmesine yardımcı olmaktadır. Çay şeklinde demlenir. Soğuması beklenir. Süzülür ve içerisine biraz bal eklenerek tüketilir.

Ateşi düşürmenin bitkisel yolları:

– Ateşin düşürülmesi için elma sirkesi ya da normal sirke de kullanılabilir. Biraz sirke temiz bir bez yardımı ile alın bölgesine uygulanabilir. Ateş düşene kadar işleme devam edilmelidir.

– Bir süre yatarak dinlenilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Bu nedenle işten ya da okuldan izin alınmalıdır.

Ateşin düşürülmesi için tüm bu önerilere uyulması tavsiye edilir. Ancak bazı durumlarda ateş düşürülemez. Bu da ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle ateş düşmüyorsa ya da sık sık ateşlenme durumu yaşanıyorsa mutlaka en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna danışılmalıdır. Ateşin yükselmesi nöbete ve havaleye neden olabilir. Bu nedenle mutlaka en kısa zamanda normal seviyelere düşürülmelidir. Gerekirse serum ve iğne de yapılabilir.

Devamını Oku

Ağız Kokusu Nasıl Geçer: Ağız Kokusuna Doğal Çözümler

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 53 defa okundu

Ağız Kokusu Nasıl Geçer: Ağız Kokusuna Doğal Çözümler

ağız kokusuna doğal çözümler

ağız kokusuna doğal çözümler

Ağız kokusunun nedenleri:

Ağız kokusu tüketilen besinler nedeni ile oluşabileceği gibi diş hijyenine dikkat edilmemesi nedeni ile de olabilir. Ağız kokusunun azaltılması için bazı önerilere dikkat edilmelidir.

Ağız kokusuna ne yapmalı: Ağız kokusu için doğal yöntemler

1.) Ağız kokusu dil temizliği ve ağız hijyeni

– Ağız kokusunun giderilmesi için ağız sağlığına ve hijyenine dikkat edilmelidir. Dişler ve dil her gün düzenli olarak 3 kez fırçalanmalıdır. Kafein ve kokulu besinler tüketildikten sonra da fırçalanabilir. Ayrıca diş ipi de mutlaka kullanılmalıdır.

– Dil temizliğine de dikkat edilmelidir. Dil fırçası kullanılabilir.

– Bakterilerin üremesini engellemek için her gün 3 kez gargara da yapılabilir.

2.) Ağız kokusunu önlemek için ne yapılmalı: Ağız içinin nemli tutulması

– Tükürük bakterilerin üremesini engeller. Bu nedenle tükürük azalması ve ağız kuruluğu da ağız kokusuna neden olmaktadır. Ağız içerisinin nemli kalması için sıvı tüketimine dikkat edilmelidir. Her gün 2 buçuk litre su tüketilebilir. Su tüketimi tükürük üretimini de teşvik eder.

3.) Ağız kokusunu önleyen sakız

– Sakız çiğnemek de tükürük üretimini teşvik eder. Bu şekilde bakterilerin üremesi engellenmiş olur. Gün içerisinde şekersiz sakız düzenli olarak çiğnenebilir.

4.) Ağız kokusuna iyi gelen meyveler: Muz

– Muz da ağız kokusunun giderilmesine yardımcı olur. İçerisindeki enzimler ile ağız içerisinde bakteri üremesini engeller.

– Her gün düzenli olarak birkaç adet muz tüketilebilir.

5.) Doktora danışmak

– Bazı durumlarda sağlık sorunları da ağız kokusuna neden olabilir. Bu nedenle ağız kokusu çok yoğunsa ve sürekli oluyorsa mutlaka bir doktora danışılmalıdır. Söz konusu sağlık sorunları şunlardır:

+ Bademcik taşları: Bu taşlar bademcikler üzerinde beyaz noktalar şeklinde oluşur. Ağızda metalik bir tat oluşmasına neden olurlar.

+ Diyabetik ketoasidoz: Şeker hastalarında vücuttaki glikoz dengesinin bozulması da ağız kokusuna neden olabilir.

+ Vücutta; sentetik olarak adlandırılan trimetilamin maddesinin kırılamaması tükürük üretimini azaltır. Bu da kalıcı ağız kokusuna neden olmaktadır.

Ağız kokusu için ne yapılmalı?

– Her gün düzenli olarak gargara kullanılmalıdır. Özellikle nane ve mentol içeren gargaralara tercih edilebilir.

– Tuzlu su kullanılabilir. Bir bardak ılık suyun içerisine bir çay kaşığı tuz eklenir. Karıştırılır ve bu su ile gargara yapılır.

– Dudak parlatıcısı ve sakız kullanımı da ağız kokusunun azaltılmasına yardımcı olabilir.

– Düzenli olarak diş ipi kullanılmalıdır. Diş ipi diş aralarındaki bakterilerin giderilmesine yardımcı olur.

– Diş fırçası düzenli olarak değiştirilmelidir. Ayrıca mentol içeren diş macunları da kullanılabilir.

– Kokuya neden olan besinlerden uzak durulması önerilir. Özellikle soğan ve sarımsak gibi gıdalar tüketilmemelidir.

– Dişler koku giderilene kadar her yemekten sonra fırçalanabilir.

– Ağız kokusuna iyi gelen bitkiler, nane gibi bitkiler de kullanılabilir.

Uyarılar / Önlemler

– Ağız kokusunun ana nedeni diş çürükleridir. Bu nedenle çürük durumunda mutlaka en kısa zamanda bir doktora gidilmelidir. Dolgu, kanal tedavisi gibi yöntemler uygulanabilir. Eğer dişteki çürük diş köküne inmişse ve diş kurtarılamayacak durumda ise dişin çekilmesi de gerekebilir.

– Diş apsesi de ağız kokusuna neden olabilir. Bu durumda öncelikle antibiyotik tedavisi ile apse indirilir. Ardından gerekli tedavi uygulanır.

– Dişlere sirke ya da limon suyu gibi asidik yapıdaki maddeler uygulanmamalıdır. Bu besinler diş minesinin aşınmasına ve diş çürüklerinin artmasına neden olabilir. Ancak bu besinler dişlerde çürük olmadığı halde koku varsa kullanılabilir. Bir bardak ılık suyun içerisine biraz limon suyu ya da sirke eklenir. Karıştırılır ve gargara olarak kullanılır.

– Diş ipi ve dil fırçası kullanılması gerektiği unutulmamalıdır.

Ağız kokusu birçok farklı faktör nedeni ile oluşabilir. Bu durum ile başa çıkmak için tüm bu önerilere uyulması tavsiye edilir. Ancak doktora gidilmesi gerektiği de unutulmamalıdır. Her 6 ayda bir diş doktoruna gidilerek muayene olunmalıdır.

Devamını Oku

İyi Uyumak İçin Ne Yapmalı: Daha İyi Uyumanın Yolları

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 29 defa okundu

İyi Uyumak İçin Ne Yapmalı: Daha İyi Uyumanın Yolları

daha iyi uyumanın yolları

daha iyi uyumanın yolları

İyi uyumak için ne yapılmalı?

İyi ve kaliteli bir uyku için bazı noktalara dikkat edilmelidir. Özellikle uyanan ortam ile yatak ve yastık seçimi son derece önemlidir. İyi bir uyku için öneriler şunlardır:

İyi uyku için yapılması gerekenler: İyi uyumanın yolları:

1.) Uyku için öneriler: Uyunan ortam

­- Uyunan ortam uyku kalitesini etkiler. Karanlık ve sessiz bir ortamda uyunması gerekir. Ayrıca ortopedik yatak ve yastık kullanımı da uyku kalitesini artırır.

2) İyi bir uyku çekmek için gece yemek yememek:

– Uyku öncesinde yemek yenmemelidir. Bu şişkinlik hissinin artmasına neden olarak uyku sorunları yaratabilir. Uyku ile yemek yeme zamanı arasında mutlaka en az 1 saat bulunmalıdır.

3.) Uyku kalitesini artırmak için aç kalmamak

– Yemek yiyip yatmak kadar aç karna uyunması da uyku kalitesini düşürür. Bu nedenle uyunmadan 1 saat önce yemek yenebilir.

4.) İyi bir uyku nasıl olur: Kafein tüketimine sınırlama

– Kafein uyarıcı özellikleri ile uyku sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle kafein tüketimine sınır getirilmelidir. Her gün 3 bardaktan daha fazla kahve ve çay tüketilmemelidir.

5.) Süt uyku getirir.

– Yatmadan önce ılık süt içilebilir. Süt mideyi yatıştırırken uykuyu teşvik eder.

6.) Sıcak duş uyku getirir mi?

– Sıcak duş kasların rahatlamasını ve gevşemesini sağlar. Bu da uykunun daha kaliteli olmasına yardımcı olur. Yatmadan yarım saat önce sıcak duş alınabilir.

İyi bir uyku için ne yapmalı?

7.) Kıyafet seçimi

– Uyurken rahat ve bol kıyafetler giyilmelidir. Ayrıca pamuklu kumaştan yapılan kıyafetlerin tercih edilmesi önerilir.

8.) Göz bandı

– Uyurken göz bandı kullanılabilir. Bu şekilde olası ışık kaynaklarının kişiyi rahatsız etmesi engellenmiş olur.

9.) Rahatlatıcı müzikler

– Uyurken rahatlatıcı slow müzikler dinlenebilir. Ancak düşük seste dinlenmelidir.

10.) Stres

– Stres seviyelerinin yüksek olması ve kaygı durumundaki artış uyku kalitesini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle stres kontrolü sağlanmalıdır. Stres seviyelerinin azaltılması için düzenli olarak yoga ve meditasyon yapılabilir. Günde 30 dakika kadar yapılması yeterli olacaktır.

11.) Düzenli egzersiz

– Düzenli egzersiz yapılması enerji seviyelerinin gün içerisinde yüksek olmasını sağlar. Aynı zamanda gece uykusuzluk yaşanmasını engeller. Stres seviyeleri üzerinde de olumlu etkileri vardır.

– Her gün 30 dakika kadar düzenli yürüyüş ve hafif tempolu koşu yapılabilir. Ayrıca bisiklet egzersizleri ile kardiyo egzersizleri de önerilir.

12.) Uyku düzeni

– Uyku düzeni bozulmamalıdır. Her gün aynı saatlerde yatılmalı ve uyanılmalıdır. Ayrıca geç saatlere kadar oturulmamalıdır.

13.) Uyku pozisyonu

– Uyku pozisyonu değiştirilebilir. Bazı duruş pozisyonları nefes almayı zorlaştırarak uykuya geçişi de zorlaştırır. Özellikle cenin pozisyonunda uyumak denenebilir.

14.) Doktora danışmak

– Uyku düzeninde bozukluklar varsa ya da kronik uykusuzluk yaşanıyorsa mutlaka bir doktora danışılmalıdır.

Uyku sorunları nasıl önlenir?

– Yatmadan önce bir bardak papatya çayı tüketilebilir. Papatya çayı sakinleştirici etkileri ile uykuya geçişi kolaylaştırır.

– Uyurken televizyon, telefon ve bilgisayar gibi teknolojik aletler kapatılmalıdır.

– Ortopedik yatak ve yastıklar kullanılabilir.

– Uyurken yumuşak ve bol kıyafetler giyilmelidir. Ayrıca kıyafet seçiminde hava sıcaklıkları da dikkate alınmalıdır.

– Sıcak duş son derece etkili bir çözümdür. Her gece yatmadan önce yapılabilir.

– Lavanta yağı kokusu teneffüs edilebilir. Oldukça rahatlatıcıdır.

– Yorgunluk da uyku sorunlarına neden olabilir. Bu durumda ılık su dolu küvete bir fincan tuz eklenir. karıştırılır ve bu suyun içerisinde 20 dakika kadar beklenir. Uygulama her gün yapılabilir.

-Alkolden uzak durulmalıdır.

– Uykuya dalarken iyi şeyler düşünülmelidir.

– Yatmadan önce bir bardak ılık sütün içerisine biraz bal eklenerek tüketilebilir.

Uyarılar / Önlemler:

– Papatya çayı gibi bitkisel çözümler kan inceltici ilaç kullanan kişilere önerilmez.

– Uyku ilaçları kullanılmamalıdır. Eğer kullanılacaksa mutlaka doktora danışılmalıdır.

– Uykusuzluk kronik hale geldiyse bir doktora danışılması gerektiği unutulmamalıdır.

Devamını Oku

Reflü İçin Ne İyi Gelir: Reflünün Doğal İlacı

Bitkisel Çözümler kategorisine 19 Aralık, 2017 tarihinde eklendi, 63 defa okundu

Reflü İçin Ne İyi Gelir: Reflünün Doğal İlacı

reflünün doğal ilacı

reflünün doğal ilacı

Reflü neden olur?

Kronik ve viral olmak üzere 2 çeşit asidik reflü (gastroözofageal reflü) hastalığı vardır. Günlük hayatı olumsuz etkileyen ve dolaylı olarak eğitim ve iş üzerindeki verimi düşüren reflü, belirtileri açısından da son derece rahatsız edici bir sağlık sorunudur. En basit şekilde midedeki asidikliğin yükselmesi ile mide öz sıvısının gerisin geriye yemek borusuna çıkması olarak tanımlanabilir.

Reflü belirtileri şu şekilde sıralanabilir:
– Mide ekşimesi

– Göğüs ağrısı

– Kuru öksürük

– Boğaz ağrısı

– Kötü ağız kokusu

– Mide bulantısı

– Ağız ekşi/acı bir tat hissedilmesi

Reflünün tedavisinin önemsenmesi gerekir. Aksi takdirde ilerleyen hastalık ağız – mide arası yolun zarar görmesine ve hatta özofagus ve barrett bölgeleri ile yemek borusunda kanser görülmesine neden olabilir. Bunun dışında birçok ciddi komplikasyona karşı koymak için reflüye karşı mutlaka önlem alınmalıdır.

Asidik reflü hastalığının belirtileri tamamen bölgesel görülen zararların sonucudur. Mide öz sıvısı tahtayı bile eritebilen, midedeki yiyecekleri öğütmekle görevli olan bir sıvıdır. Bu sıvının bir muadili olan özfagus bölgesindeki sıvının yemek borusuna ve oradan de neredeyse gırtlağa kadar çıkması geçtiği bölgelerin tahriş olmasına neden olur. Tahriş olan bölgelerde ise ciddi sağlık sorunları görülebilmektedir. Asit boğaz bölgesine gelene kadar geçtiği tüm bölgeleri tahriş edebilir ve sonuç olarak ağrı, sancı, yanma gibi şeyler hissedilebilir. Göğüs ağrıları, boğaz ağrıları ve kuru öksürük gibi belirtilerin sebebi de tam olarak budur.

Sık sık şiddetli ve nöbet şeklinde geçirilen mide ağrıları olabilir. Eğer kişinin canı çok yanıyor ve hissedilen acı hiç geçmiyorsa çok daha ciddi bir tahriş ya da solunum yollarında yaralanma olabileceğinden acilen doktora başvurulmalıdır. Ancak bu durum haricinde en etkili tedavi yöntemi bitkisel tedavilerdir. Çeşitli bitkilerin özleri ile sağlanabilecek olan tedavi yöntemleri hem yan etkisi olmayan hem de birçok kimyasal ilaca göre daha kuvvetli etkilere sahip olan yöntemlerdir.

Reflü görülmesinin birçok sebebi olabilir. Sebepsiz yere olmayan bu sağlık sorunu mutlaka yapılan bir yanlış nedeni ile görülür.

Reflü neden oluşur?

Reflüye neden olabilecek faktörler şu şekilde sıralanabilir:

– Fıtık

– Alt özofagus sfinkter kaslarında zedelenme

– Genetik

– Bazı çok yağlı ya da şekerli gıdalar

– Gebelik

– Obezite

– Sigara içmek

– Bazı kimyasal ilaçlar

– Stres

Reflünün en çok görülme sebebi yanlış beslenmedir. Yanlış beslenmede tüketilen bazı yemekler kişide reflü olmasına neden olabilir. Bu durumda önemli olan hangi besinin neden olduğunu tespit ederek bir daha o besinin tüketilmemesidir.

Reflüye neden olan yiyecekler:

– Fast food

– Yağda kızartılan yiyecekler

– Yanmış yağ içeren yiyecekler

– Kafein

– Sigaradaki nikotin

– Baharat

– Alkol

– Asitli içecekler

– Çikolata

– Kahve

Reflüye ne iyi gelir: Reflüye doğal çözümler

Reflü için uygulanabilecek doğal tedavi yöntemleri şu şekilde sıralanabilir:

1 – Reflüye iyi gelen baharatlar: Kimyon:

Reflünün tedavisi ve önlenmesi için halk arasında en yaygın kullanılan baharat kimyondur. İçerisindeki bileşenlerinin özellikleri sayesinde mide asidini dengeleyici özellik göstererek reflüyü engeller.

Özellikle kimyonun tohum halinin bolca içerdiği bir madde sindirim sistemini güçlendiren bir etkiye sahiptir. Dolayısıyla kimyon tohumu tüketen kişinin midesindeki besinlerin sindirimi desteklenmiş olacağından reflü görülme riski bir hayli düşer.

– Kimyonun bu etkisinden yararlanabilmek için yemeklere baharat olarak kullanılması yeterli olacaktır. Özellikle çorbaların üzerine serpilerek tüketilebilir. Bir de tabii ki köfte harcına katılarak tüketilebilmektedir.

– Alternatif olarak, 1 çay kaşığı kimyon tohumu kaynamakta olan 1 fincan suyun içerisine konur. Yaklaşık 5 – 10 dakika boyunca kimyon tohumlarının demlenmesi beklenir. Demlendikten sonra bir süzgeç yardımı ile tohumlar bir kenarda toplanır ve çay hazır hale gelmiş olur. Eğer kimyon çayının tadı beğenilmez ise içerisine 1 çay kaşığı bal katılabilir.

– Bu yöntemler ile etkili sonuçlara ulaşılabilmesi için sadece yemeklerden sonra olmak üzere her gün 3 – 4 kez bu tedavinin uygulanması kısa süre içerisinde reflüden kurtulmaya yarayacaktır.

2 – Reflüye iyi gelen çaylar: Hatmi:

Bu sorunu çözebilecek uyuşturucu ve yatıştırıcı etkiye sahip doğal besinlerden bir tanesi hatmidir.

Kaygan karaağaç gibi güçlü yatıştırıcı ve rahatlatıcı etkiler içeren hatmi, mide başta olmak üzere tüm sindirim sistemin dengelenmesini sağlayacaktır. Ancak etkili sonuçlar alınması için düzenli olarak tüketilmesi gerekmektedir. Bazı kişiler tarafından tadı sevilmediği için çok fazla tercih edilmeyebilir. Ancak oldukça etkilidir.

– 2 yemek kaşığı kurutulmuş hatmi kökü 4 su bardağı suyun içerisine eklenir.

– 1 gece boyunca suyun içerisinde kalarak ıslanmazına izin verilmelidir.

– Ertesi sabah, hatmi kökü suyun içerisinden çıkarılarak süzülür.

– Bu özel soğuk çayın her gün yaklaşık 2 – 3 kez fincan içilmesi ile 1 hafta içerisinde reflüden büyük ölçüde kurtulmak mümkündür.

3 – Reflü için bitki çayı: Kaygan karaağaç:

Bu bitki, içerisinde çok sayıda antioksidan ve antiseptik bileşen içeren ve aynı zamanda anti-bakteriyel özelliği çok güçlü olan bitkidir. Mide ile başa çıkmak için en yaygın şekilde kullanılan bitkilerden bir tanesi kaygan karaağaçtır.

Kaygan karaağaç, mide ve yemek borusu astarını kaplayarak bölgenin tamamen iyileşmesine yardımcı olabilir. Güçlü teskin edici özellikler içermesi de özellikle neden olduğu göğüs ağrısı ve boğaz ağrısının giderilmesi için oldukça etkili olmaktadır. Buna ek olarak, çok güçlü ve etkili anti-enflamatuar ve yatıştırıcı bileşenleri ile bir tüketmeye başladıktan bir süre sonra midedeki asidi dengeleyerek reflü oluşumunun önüne geçer.

Kaygan karağaç otunun reflü tedavisi için kullanımı şu şekildedir:

– 2 su bardağı sıcak suyun içerisine 2 yemek kaşığı kaygan karaağaç tozu dökülerek iyice karıştırılır.

– Bu karışımın yaklaşık 5 dakika boyunca demlenmesi gerekir.

– Ardından süzüp içilebilir.

– Kaygan karaağaç tozu aktarlarda ve genel sağlık merkezlerinde bulunabilir.

– Bu özel çaydan her gün 2 – 3 fincan tüketilmesi ile reflüden uzak durmak mümkündür. Reflü tamamen geçirilemese de en azından belirtileri yok edilebilir. Bu da kişinin oldukça rahatlamasını sağlar.

4 – Reflüye karbonat:

“Sodyum bikarbonat” olarak da adlandırılan karbonat, mide ekşimesi başta olmak üzere birçok mide hastalığına karşı iyi gelmektedir. Özellikle asit reflüsüne karşı en yaygın şekilde kullanılan doğal malzemelerden bir tanesidir. Karbonattaki doğal antiasit midedeki öz sıvının asidik dengesini düzelterek reflü görülmesini engeller.

Reflüye karşı karbonatın kullanımı şu şekildedir:

– Bir bardak su ile 1,5 çay kaşığı karbonat birbiri içerisinde iyice karıştırılır.

– Her gün bu karışımdan 1 bardak içilmesi reflüden kurtulmak için birebirdir.

Not: Karbonatın uzun süreli kullanımı tavsiye edilmez. En fazla 2 gün uygulanması gerekmektedir. Çünkü maalesef bir süre sonra vücudun sistematik dengesini bozabilir.

Dikkat: Yüksek tansiyon hastalarının karbonat yöntemini uygulamaması gerekmektedir.

Devamını Oku