"Estetik" Kategorisi

Liposakşın Nasıl Yapılır: Liposakşın İle Zayıflama

Estetik kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 175 defa okundu

Liposakşın Nasıl Yapılır: Liposakşın İle Zayıflama

Liposakşın ile zayıflama

Liposakşın ile zayıflama

Fazla kilolar ve bölgesel yağlanma günümüzde oldukça yaygın görülen kilo sorunları arasındadır. Bu bölgesel yağlanmadan kurtulmak için diyet ve egzersiz programları uygulanır. Ancak bu uygulamalar uzun vadede sonuç verir. Daha kısa süre sonuç alınmak isteniyorsa estetik çözümlere başvurulabilir. Liposakşın da bu yöntemlerden biridir. Yağların vücut dışına alınmasını sağlayan bu yöntem aynı zamanda vücudu şekillendirmek için de kullanılır.

Liposakşın kilo verdirir mi: Liposakşın yağ aldırma ameliyatı:

Liposakşın yağların alınmasına bağlı olarak zayıflamayı vaat eden bir estetik uygulamadır. Hastanın durumuna göre ameliyat öncesi lokal anestezi ya da genel anestezi uygulanır. Ardından gerekli görülen alanlara küçük kesiler yapılır. Bu kesilerden içeri ultrason (görüntülü) destekli borular yardımı ile girilir. Cilt ve dokuların altındaki yağlar borunun ucunda bulunan vakum yardımı ile çekilir. Ardından kesiler kapatılır. Lokal anestezi uygulandığında hastanede kalınması gerekmese de narkoz uygulandıysa 1 gece hastanede kalınması gerekebilir.

Liposuction sonrası ne yapılmalı?

Liposakşın ameliyatından sonra bazı yan etkilerin görülmesi normaldir. Vücutta şişlikler, morarmalar ve acı ile ağrı oluşur. Bu yan etkiler genellikle 3 ila 4 gün içerisinde geçer. Ancak ağrıları azaltmak için buz kompresi uygulanabilir. Ayrıca doktor ağrı kesici de verecektir. Cildin sıkılaşması için liposakşın sonrası özel korselerin kullanılması önerilir. 1 ay kadar kullanılması daha etkili sonuçlar alınmasını sağlar. Ayrıca ameliyat sonrasında enfeksiyon riski de vardır. Bu nedenle hastaya doktor tarafından antibiyotik verilir. Ameliyattan sonra bir süre yorucu spor ve egzersizler yapılmamalıdır. Egzersize başlamak için doktora danışılmalıdır.

Liposakşın nerelere uygulanır?

 Liposakşın karın ve bel bölgesi ile daha çok kalça bölgesine uygulanır. Ancak sırt, basen ve yüz ile boyun bölgesine uygulanan teknikler de içerir. Liposakşın genellikle cilt germe estetiği ile birlikte uygulanır. Ayrıca bu teknik yağ aldırmanın yanı sıra bazı sağlık sorunları için de kullanılır.

İyi huylu tümörler (yağ tümörleri)

Erkeklerde meme yağlanması ya da meme büyümesi durumunda (jinekomasti)

Vücutta yağ metabolizması ile ilgili sorunlarda

Aşırı terleme söz konusu olduğunda

Obezite tedavisinde

Liposakşının yan etkileri ve riskleri nelerdir?

Liposakşın bazı yan etkilere neden olabilir. Bu yan etkiler şunlardır:

Birkaç güne geçen morarmalar, şişlikler ve ağır ile uyuşma hali

Kesi yapılan alanlarda tahriş ile iz

Ciltte pürüzlenme

Ciltte kalıcı renk tonu değişikliği (nadiren)

Ciltte ve sinirlerde hasar (nadiren)

Ciddi ve tehlikeli yan etkiler:

Obezite hastalarında ve yağ miktarı çok olan kişilerde belirli miktar yağ alınmalıdır. Çok fazla yağ alınması ciddi sağlık sorunlarına ve hatta ölüme neden olabilir.

Çok nadir de olsa kan kaybı ve sıvı kaybı nedeni ile şok görülebilir.

Akciğerlere kan ya da yağ pıhtısı atması ve ya akciğerlerde sıvı ve su birikmesine bağlı ödem

Olası enfeksiyonlara bağlı yaralar ve hastalıklar

Liposuction kesinlikle hamilelikte yapılmaz. Aynı zamanda kan sulandırıcı ilaçlar ya da sabit başka bir ilaç kullanılıyorsa mutlaka doktora bilgi verilmelidir. Kişide kan pıhtılaşma sorunu varsa yine önerilmez. Liposakşın uygulamaları ciddi uygulamalardır. Bu nedenle alanında uzman ve eğitimli kişiler tarafından yapılmalıdır. Aksi takdirde ciddi ve ölümcül sonuçlara neden olabilir. Uygulama başarılı olsa bile morluk ve şişlik gibi yan etkiler yaşanır. Ayrıca cildin sıkılaşması için uygulama sonrasında uygun bir korse kullanılması gerektiği de unutulmamalıdır. Eğer ciltteki ödem ve morarmalar 1 hafta sürdüyse doktora gidilmesi önerilir. Liposakşın uygulaması herkes için uygun değildir. Bu nedenle ilk olarak gerekli testler ve analizler yapılır. Eğer kişi için uygun değilse başka bir estetik uygulama önerilebilir.

Devamını Oku

Dudak Büyütme Estetiği: Dudak Dolgusu Estetiği

Ameliyatsız estetik kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 296 defa okundu

Dudak Büyütme Estetiği: Dudak Dolgusu Estetiği

Dudak dolgusu estetiği

Dudak dolgusu estetiği

Dudaklar yüz üzerinde en önemli alanlardan biridir. Dudakların inceliği ya da kalınlığı tüm yüz duruşunu etkiler. Kadınlar genellikle dudakların dolgun ve büyük görünmesini ister. Bu nedenle çeşitli makyaj malzemeleri ve rujlar ile makyaj hilelerine başvurular. Ancak bu çözümler kalıcı değildir. Kalıcı çözümler isteniyorsa estetik uygulamalara başvurulabilir. Dudakları büyütmek için botoks, implant uygulamaları ve dolgu maddeleri kullanılmaktadır. Enjeksiyon teknikleri en sık uygulanan yöntemler arasındadır.

Dudak için hyaluronik asit: Dudaklara hyaluronik asit dolgu:

Dudak dolgusu için çeşitli maddeler kullanılmaktadır. Ancak kimyasal içerikleri olan dolgular yerine daha doğal dolgular tercih edilmelidir. En doğal ve zararsız maddelerden biri de hyaluronik asittir. Bu madde birçok kozmetik üründe de bulunur. Hyaluronik asit zaten vücutta vardır. Ancak zamanla cildin yaşlanmasına bağlı olarak bu maddenin üretimi azalır. Dışarıdan uygulanması kırışıklık ve sarkmalar için de etkilidir. Ayrıca dudaklara dolgu olarak da uygulanmaktadır. Bu madde ciltte kolajen ile elastin üretiminin artmasına yardımcı olur.

Hyaluronik asit dolgu uygulamaları dudakların daha büyük ve hacimli görünmesine yardımcı olur. Dudak dokusunun yapısını da etkiler. Dudaklardaki kırışıklıkları azaltır. Etkisi kalıcı değildir. Genellikle 6 ay kadar etkisini sürdürür. Bu yöntemin yanı sıra yağ enjeksiyonları ve implant uygulamaları da dudakların dolgun görünmesi için kullanılmaktadır. Ancak u tür dolgu yöntemleri çeşitli yan etkilere neden olabilir ve kalıcı zararlar verebilir.

Hyaluronik asitin cilde faydası: Hyaluronik asit dolgunun faydaları:

Hyaluronik asit dolgu uygulamaları cildin esnekliğini artırır. Ciltte kolajen üretimini de artırdığı için yaşlanma karşıtı etkileri vardır. Aynı zamanda oldukça doğal bir görünüm sağlar. Bu uygulamalar birkaç seansta tamamlanır. Hyaluronik asit doku içinde kolay çözülür. Bu nedenle dudak içerisinde birikme ve topaklanma olmaz.

Dudak dolgusunun yan etkileri: Dudak dolgusu sonrası

Dudak dolgusu enjeksiyon yöntemi ile yapılır. Bu nedenle iğne giriş alanlarında morarma ve şişlikler ile kızarıklıkların olması normaldir. Bu yan etkiler 1 ila 2 gün içerisinde kendiliğinden geçer.

Hyaluronik dolgularda bu madde zaten vücutta bulunduğu için herhangi bir alerjik reaksiyon görülmez. Ancak olası diğer yan etkileri şunlardır:

İğne giriş yerlerinde kanamalar

Şişlikler ve morarmalar ya da kızarıklık ve hassasiyet oluşması

Daha ciddi yan etkileri şunlardır:

1 hafta süren yoğun şişlikler ve morarmalar

Dudaklarda asimetri oluşması

Dudak dokusunda topaklanma

Olası enfeksiyon

Kan damarına denk gelen uygulama nedeni ile doku hasarı

Yaralar

Nadiren de olsa hassas kişilerde alerjik reaksiyon belirtileri ve kaşıntı

Dudak dolgusu nasıl yapılır?

Dudak dolgusu sırasında acı ya da ağrı hissedilmez. Bu durumu önlemek için uygulama öncesinde lokal anestezi uygulanır. Ardından iğneler yardımı ile dolgu maddesi dudaklara uygulanır. Uygulama sırasında dudaklarda az da olsa rahatsızlık hissedilebilir.

Dudak dolgusu sonrası:

Dudak dolgusu sonrası dudaklar darbelere karşı korunmalıdır. Ayrıca bir süre makyaj da yapılmamalıdır.

Dudak kimlere yapılamaz?

Ağız yarası ve uçuk durumunda

Diyabet hastalarına

Kan pıhtılaşma sorunu olanlara

Daha önceden uçuk çıkaran kişiler bu konuda önceden doktora bilgi vermelidir. Dolgu uygulamaları uçuğun tekrar etmesine neden olabilir. Aynı zamanda herhangi bir şeye karşı alerji söz konusu ise yine doktor tarafından gerekli testler yapılacaktır. Dudak dolgusu alanında uzman ve eğitimli plastik cerrahlar tarafından yapılmalıdır. Uygulama yapılan ortam streril bir ortam olmalıdır. Aksi takdirde istenmeyen ciddi sonuçlar ortaya çıkabilir. Eğer dudak dolgusu yaptırmak isteniyorsa bir estetik merkezine başvurulmalıdır. Gerekli test ve cilt analizlerinden sonra kişi için en uygun dolgu yöntemi belirlenecektir.

Devamını Oku

Çene Ucunu Büyütme: Çene Ucu Estetiği

Estetik kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 485 defa okundu

Çene Ucunu Büyütme: Çene Ucu Estetiği

Çene ucu estetiği

Çene ucu estetiği

Çene estetiği genellikle çenenin olması gerekenden daha geride olması durumunda yapılır. Bazı kişilerde çene doğuştan dar ve geridedir. Bu durum yüzün duruşunu da etkiler. Çenenin geride olması estetik açıdan bir sorun olarak görülür. Kişinin özgüvenini de azaltır. Çene ucu estetiğinde dolgu ya da protez gibi yöntemler ile çene olması gereken yere alınır. Çene ucu estetiği çoğunlukla yüz germe ya da burun estetiği ile bir arada yapılır. Ancak sorun sadece çenede ise sadece bu alana da müdahale edilebilir.

Çene ucu estetiği öncesi:

Çene estetiği ciddi estetik ameliyatlar arasındadır. Bu nedenle operasyon öncesi uygulamanın tüm artı ve eksileri doktor ile detaylı bir şekilde konuşulmalıdır. Doktor gerekli test ve analizleri yaptıktan sonra hasta için en uygun tedaviyi planlar. Ayrıca daha önce geçirilmiş hastalıklar, kronik hastalıklar ve kullanılan sabit ilaçlar varsa bu konuda doktor bilgilendirilmelidir. Yüze uygun olarak çenenin ne kadar büyütüleceği belirlendikten sonra bilgisayar ortamında hastaya çenenin geleceği son durum gösterilir. Operasyon günü bir şey yenmemeli ve içilmemelidir. Genel anestezi uygulanacaksa narkoz testleri de yapılır.

Çene ucu ameliyatı nasıl yapılır?

Çene ucu estetiği öncesi kullanılacak tekniğe göre lokal anestezi ya da genel anestezi uygulanır. Ardından çenenin altından ya da içeriden kesiler yapılarak çene bölgesine dolgu ya da implant uygulanır. İmplant çenenin büyütüleceği durumlarda kullanılır. Ancak sadece çenenin önce alınması gerekiyorsa bu durumda kalça bölgesinden alınan kemikler kullanılabilir. Çene ucu estetiği ameliyatları genellikle 1 ila 3 saat kadar sürer. Genel anestezi uygulandıysa hastanın 1 gece hastanede kalması gerekebilir.

Çene ucu estetiği sonrası: Çene estetiği ameliyatı sonrası yapılacaklar:

Çene ucu estetiği ameliyatı sonrasında çeneye atel takılır. Bu şekilde çenenin bir süre hareket etmesi engellenir. İyileşme sürecinde çene hareket ettirilmemelidir. Genellikle 10 gün süre ile atel kullanılması önerilir. Ayrıca sık sık doktor kontrolüne gidilmelidir. Ayrıca ameliyattan sonra yorucu egzersizler ile spor yapılmamalıdır. Banyo yaparken de dikkat edilmelidir. Bu alana bir süre su değdirilmemelidir. Banyo ve egzersiz için doktora danışılmalıdır.

Çene ucu estetiği yan etkileri ve riskleri nelerdir?

Çene ucu estetiği uygulamalarından sonra bu alanda şişlikler ve morlukların oluşması normaldir. Ayrıca ağrı da oluşur. Morluk ve şişlikler bir süre sonra kendiliğinden geçer. Ancak ağrının azaltılması için doktor ağrı kesici verebilir. Çene ucu estetiği uygulamaları çoğunlukla ciddi riskler içermez. Ancak eğer çenenin tamamına müdahale edildiyse riskler söz konusudur. Bu nedenle bu tür estetik uygulamalar alanında eğitimli ve uzman doktorlar tarafından yapılmalıdır.

Çene ucu estetiği için kullanılan protezler vücut tarafından yabancı madde olarak kabul edilebilir. Bu durumda ise takılan implantların tekrar alınması gerekir.

Çene ucu olması gerekenden geride ve çok küçükse bu ağız yapısını ve ağızın konumu etkiler. Oldukça rahatsız edici bir görüntüye neden olabilir. Çene ucunun öne alınmasını içeren ameliyatların yanı sıra dolgu ve implant uygulamaları da yapılmaktadır. Ayrıca kişinin kalçasından alınan kemik parçaları ile çene yeniden şekillenebilir. Eğer çenede gerilik varsa alanında uzman bir doktora danışılmalıdır. Doktor kişi için en uygun yöntemi belirleyecektir. Doku analizlerinin ardından çenenin olması gerektiği konum belirlenerek tedavi sürecine başlanır. Çene ameliyatlarından sonra bir süre çene hareket ettirilmemelidir. Bu nedenle atel kullanılması önerilir. Ayrıca bir süre yorucu egzersizler yapılmamalı ve darbelere karşı korunulmalıdır. Çene ucu estetiğinden sonra iyileşme sürecinde ilk başlarda sıvı gıdalar tüketilmelidir. Tam iyileşme süreci genellikle 1 ya da 2 ay kadar sürebilir.

Devamını Oku

Lazerle Cilt Lekesi Tedavisi: Cilt Lekeleri İçin Lazer

Estetik kategorisine 20 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 232 defa okundu

Lazerle Cilt Lekesi Tedavisi: Cilt Lekeleri İçin Lazer

Cilt lekeleri için lazer

Cilt lekeleri için lazer

Cilt lekeleri estetik açından rahatsızlık veren cilt sorunlarından biridir. Pek çok farklı faktör ciltte lekelere neden olabilir. Güneş ışınları, sivilceler, yaralar ya da kullanılan kozmetik ürünler cilt lekesi oluşmasının temel nedenlerinden biridir. Cilt lekelerinden kurtulmak için genellikle kozmetik ürünler kullanılır. Ancak bu kozmetik ürünler kimyasallar içerir. Bu nedenle uzun vadede cilde zarar verebilirler. Cilt lekelerinden hızlı ve kalıcı bir şekilde kurtulmak için özellikle lazer uygulamaları önerilir. Lazer tedavisi ciltte kolajen üretimini artırdığı için cildin daha canlı ve genç kalmasına da yardımcı olur.

Cilt lekesi için lazer uygulamaları: Lazerli cilt lekesi tedavisi:

Ablatif lazer ile leke tedavisi

Ablatif lazer tedavisinde cildin en üst tabakasının soyulması sağlanır. Yüksek ve yoğun lazer aletleri kullanılır. Üst katmanı soyan lazer ışınları alt katmanlara kadar nüfuz eder. Cilt altında kolajen yapısının artmasını sağlar. Aynı zamanda cildi de sıkılaştırır. Bu teknik ayakta tedavi ile yapılır ve 2 saat kadar sürebilir. Gözlerin korunması için genellikle özel lazer koruyucu gözlükler takılır. Uygulama sırasındaki ağrı ve rahatsızlığı azaltmak için lokal anestezi uygulanabilir.

Bu lazer uygulaması ciltten kalın bir tabakanın soyulmasına neden olur. Ayrıca cildin alt katmanlarına kadar etki ettiği için dokuların iyileşmesi uzun sürebilir. İyileşme süreci yaklaşık 2 haftadır. Cilt lekelerinin azaltılmasının yanı sıra cildin gençleşmesini ve yenilenmesini sağlar. Ancak bu lazer tekniği hassas ciltlere uygulanmaz.
Fraksiyonlel lazer ile cilt lekesi tedavisi
Fraksiyonel lazer uygulaması hassas ciltler de dahil olmak üzere her cilt tipine uygulanabilir. Cilt lekelerinin yanı sıra kırışıklık ve sarkmalar için da uygulanmaktadır. Ciltte kolajen üretimini artırır ve hücrelerin kendini onarmasını hızlandırır. Cildin esnekliğini de artırdığı için yeni kırışıklıkların oluşmasını da engeller. Uygulama sırasında ciltteki olası acıyı azaltmak için lokal anestezi kullanılabilir. İyileşme süreci kısadır. Nadiren de olsa ciltte uygulama sonrasında hafif kızarıklıklar ve kabarmalar olabilir. Ancak bu yan etkiler birkaç gün içerisinde kendiliğinden geçer.

Non ablatif leke tedavisi: Non ablatif deriyi soymadan cilt gençleştirme
Bu lazer uygulamasında diğer lazer tedavileri gibi cilt soyulmaz. Sadece alt katmanların lazer ışınları ile ısıtılması amaçlanır. Isıtılan dokularda kolajen üretimi artar. Bu şekilde lekelerin azaltılması sağlanır. Ayrıca cilt hücreleri daha hızlı yenilenir ve onarılır. Uygulama yaklaşık 30 dakika kadar sürer. Uygulama yapılacak alana göre süre azalabilir ya da uzayabilir. Uygulama sırasında olası ağrıları ve acıyı azaltmak için lokal anestezi ya da soğutucu kremler kullanılabilir.

Lazer ile cilt lekesi tedavisinin yan etkileri ve riskleri nelerdir?

Cilt lekesi için lazer tedaviler kalıcı sonuçlar sağlar. Ayrıca hızlı sonuç verir. Lazer uygulamalarından sonra cildin mutlaka güneş ışınlarından korunması gerekir. Aksi halde ciltte kalıcı lekeler oluşabilir.

Lazer uygulamaları için alanında uzman ve eğitimli doktorlara başvurulmalıdır. Doktor cilt ve doku analizleri sonrasında kişi için en uygun lazer uygulamasını belirler. Lazer uygulamasından sonra kızarıklık, morluk ya da şişliklerin olması normaldir. Ancak 10 gündür geçmiyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Olası şişliklerin azaltılması için doktordan izin alınarak buz kompresi ve soğuk havlu kompresleri uygulanabilir. Cilt lekeleri lazer tedavisi ile azaltılır ve yok edilebilir. Ancak ciltte tekrar leke oluşmasını engellemek için güneş ışınlarından uzak durulmalıdır. Cilde yüksek koruma faktörü içeren losyon ve kremler uygulanabilir. Ayrıca cilt lekelerini önlemek için sivilceler sıkılmamalı, ciltte yara varsa kabukları soyulmamalıdır.

Devamını Oku

Kırışıklıklara Karşı Lazer Uygulaması: Lazer Kırışıklık Tedavisi

Ameliyatsız estetik kategorisine 13 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 199 defa okundu

Kırışıklıklara Karşı Lazer Uygulaması: Lazer Kırışıklık Tedavisi

Lazer kırışıklık tedavisi

Lazer kırışıklık tedavisi

Cilt yaşlanan ilk organlardan biridir. Vücudun en büyük organı olarak tanımlanan cilt zamanlar birlikte kırışır ve ciltte sarkmalar oluşur. Cildin nemini kaybetmesi kırışıklıkların temel nedenlerinden biridir. Ciltteki kırışıklıkları engellemek için genellikle kozmetik ürünlerden faydalanılır. Ancak bu ürünler kimyasallar içerir. Hem uzun vadede sonuç verir hem de bu süreçte cilde zarar verebilir. Kırışıklıkların azaltılması ve cildin daha genç görünmesi için hızlı çözümler aranıyorsa lazer tedavisi denenebilir. Lazer uygulamaları cildin gençleşmesine yardımcı olurken aynı zamanda cilt sağlığını de destekler.

Lazer ile kırışıklık giderme: Kırışıklıklar için lazer tedavisi:

Kırışıklık için en popüler uygulama lazer uygulamalarıdır. Bu uygulamalar sarkmaları de önler. Kırışıklıklar için lazer uygulaması şu alanlara yapılabilir:

Göz çevresi, göz altı ve üstü kırışıklıkları

Göz kenarı kırışıkları, kaz ayakları

Ağız kenarlarındaki kırışıklıklar

Kaş arası kırışıklıkları

Dudaklardaki kırışıklıklar

Lazer uygulaması tüm yüzdeki kırışıklıklar için kullanılabilir. Bu uygulamalar kırışıklık ve sarkmaları azaltırken aynı  zamanda ciltte kolejen üretimini hızlandırır. Cildin esnekliğini geri kazanmasını sağlar.

Lazerle kırışıklık tedavisinin avantajları nelerdir?

Lazer kırışıklık tedavisi ameliyatsız kırışıklık giderici yöntemler arasındadır. Cilde herhangi bir kesi ya da dikiş yapılmaz. İyileşme süreci de oldukça kısadır. Yüz germe ameliyatlarına göre çok daha zahmetsiz ve kolay bir yöntemdir.

Lazer ile kırışıklık tedavisi nasıl uygulanır?

Lazer kırışıklık tedavisinde güçlü lazer ışınları kullanılır. Uygulama öncesi olası acı ve rahatsızlık hissinin azalması için lokal anestezi uygulanabilir. Bu şekilde acı hissi yok edilir. Lazerle kırışıklık tedavisi genellikle 20 dakika sürer. Ancak uygulama yapılacak alana göre bu süre artabilir ya da azalabilir.

Lazerle kırışıklık tedavisinin yan etkileri ve riskleri nelerdir?

Lazer kırışıklık tedavisi ciltte kızarıklıklar, morluklar ya da şişlikler gibi yan etkiler yaratabilir. Ancak bu etkiler birkaç gün içerisinde kendiliğinden geçer. Eğer yan etkiler 1 haftadan uzun sürdüyse bir doktora gidilmelidir.

Lazer kırışıklık tedavisi hassas ciltlere uygulanmaz. Beyaz tende daha iyi sonuç verir. Tüm lazer uygulamaları gibi koyu tenli kişilerde iz kalmasına neden olabilir. Bazı kişilerde ise alerjik reaksiyon oluşmaktadır.

Lazerle kırışıklık tedavisi çil, enfeksiyon, cilt döküntüleri ve kabarması, kalıcı hafif kızarıklık, yoğun morarmalar ya da cildin soyulması gibi yan etkilere de neden olabilir. Nadir de olsa ciltte kalıcı lekeler oluşabilir.

Lazer uygulamaları kişide daha önce uçuk çıkmışsa bu durumun tekrarlanmasına neden olabilir. Uygulamadan 5 gün sonrasında uçuk oluşması muhtemeldir.

Lazer kırışıklık tedavisi günümüzde en popüler tedavi yollarından biridir. Kırışıklıkların yok olmasına yardımcı olur. Ancak derin çizgilerde tam sonuç alınamayabilir. Lazer uygulamaları ciltteki kırışıklıkları azaltarak daha genç bir görünüm verir. Cildin iç katmanları için de faydalıdır. Ciltte kolajen üretimini artırır. Bu şekilde cildin daha sağlıklı kalmasını sağlar. Ciltteki hasarlı hücrelerin iyileşmesine de yardımcı olur. Cildin daha pürüzsüz kalmasını sağlar. Her lazer uygulamasında olduğu gibi kırışıklık tedavisi sonrasında da cilt güneş ışınlarına karlı korunmalıdır. Güneşe maruz kalınması ciltte kalıcı izlere neden olabilir. Lazer kırışıklık tedavisinin birkaç seans yapılması gerekebilir. En etkili sonuçlar için 3 seans uygulanması önerilir. Uygulama sonrasında cildin güneşten korunması için yüksek koruma faktörlü güneş kremlerinin kullanılması önerilir. Ciltteki kırışıklıklardan kurtulmak için öncelikle bir estetik cerraha başvurulmalıdır. Doktor kişinin cilt ve doku analizlerini yaptıktan sonra en başarılı sonuçlar veren uygulamayı seçer. Lazer tedavisi herkese uygulanmaz. Epilepsi hastaları ile koyu tenli kişilere uygulanması önerilmez.

Devamını Oku

Göğüsler Nasıl Küçülür: Doğal Yollarla Göğüs Küçültme Yöntemleri

Cilt Bakımı İçin Bitkisel Çözümler kategorisine 13 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 1.239 defa okundu

Göğüsler Nasıl Küçülür: Doğal Yollarla Göğüs Küçültme Yöntemleri

Doğal yollarla göğüs küçültme yöntemleri

Doğal yollarla göğüs küçültme yöntemleri

Her kadın çekici görünüme sahip olmak ister. Genelde göğüslerin dolgun ve büyük olması için çeşitli çözümler uygulanır. Ancak göğüslerin olmadı gerekenden büyük olması sarkmaya ya da ciddi sırt ve bel ağrılarına neden olabilir. Bu da oldukça rahatsızlık vericidir. Göğüsleri küçültmek için estetik çözümlerin yanı sıra doğal yollar da uygulanabilir.

Göğüsler neden büyür?

Göğüslerin büyümesi bazı faktörlerden kaynaklanabilir. Bu faktörler şunlardır:

Vücutta aşırı yağ birikimi

Hamilelik ve emzirme dönemi

Aşırı kilo alımı

Genetik faktörler

Kullanılan bazı ilaçlar

Vücudun doğal yapısı

Ameliyatsız göğüs küçültme yöntemleri: Göğüs küçülten egzersizler:

Fazla kilolar ile birlikte göğüslerde büyüme varsa bazı egzersizler yapılabilir.

Aerobik egzersizleri: Aerobik egzersizleri enerji isteyen ve yorucu egzersizlerdir. Metabolizmayı hızlandıran bu egzersizler aynı zamanda göğüs kaslarının da sıkılaşmasını sağlar. Özellikle germe egzersizleri tercih edilebilir.

Kardiyo egzersizleri: Kardiyo egzersizleri kalp atışını hızlandıran egzersizlerdir. Böylece kan akışını hızlandırır ve hücrelere daha fazla oksijen taşınır. Koşu, bisiklet, tempolu yürüyüş gibi egzersizler bu egzersiz grubuna aittir.

Yoga egzersizleri: Yoga egzersizler genellikle stresi azaltmak ve vücut esnekliğini artırmak için yapılsa da göğüslerin küçültülmesine de yardımcı olur. Farklı ve göğüs kaslarını çalıştıran yoga pozisyonları denenebilir.

Göğüsleri küçültmek için ne yapmalı: Göğüs küçültme diyeti:

Egzersiz ile birlikte beslenme programına da dikkat edilmelidir. Yağlı ve kalorili besinlerden uzak durulmalı ve sebze odaklı bir beslenme planına uyulmalıdır. Ayrıca alkollü ve asitli içeceklerden de uzak durulmalıdır. Sağlıklı ve dengeli bir beslenme planı oluşturulmalıdır. Gün içerisinde alınan karbonhidrat ve protein miktarına dikkat edilmelidir. Sağlıklı karbonhidratlar tüketilmelidir. Ayrıca protein tüketiminin artırılması kas gelişimini hızlandırır v eyağların daha hızlı yakılmasını sağlar. Yağsız et ürünleri de tüketilebilir. Özellikle tavuk göğüs eti, hindi göğüs eti ve yağlı balıkların tüketilmesi önerilir. Ayrıca taze sebze ve meyveler de beslenme düzenine eklenmelidir. GIdalar kızartılarak tüketilmemelidir. Haşlama ya da ızgarada hazırlanarak tüketilmesi önerilir.

Göğüsleri küçültmenin yolları: Göğüs küçültme doğal yöntemler:

Taze meyveler

Elma, portakal ve muz gibi sağlıklı meyveler tüketilmelidir. Özellikle su içeriği yüksek olan karpuz ve kavın gibi meyveler de tercih edilebilir. Bu meyveler kilo vermeye yardımcı olurken aynı zamanda sağlık için faydalı antioksidanlar da içerir. Antioksidanlar sayesinde vücuttaki toksinlerin dışarı atılması kolaylaşır.

Taze yeşil sebzeler

Taze yeşil sebzeler de beslenme düzenine eklenmesi önerilen besinler arasındadır. Özellikle yeşil sebzeler antioksidanlar açısından zengindir. Ispanak, marul, brokoli, lahana, brüksel lahanası ve roka gibi sebzeler düzenli olarak tüketilebilir.

Tuz ve şeker tüketiminin kısıtlanması

Şeker tüketiminin fazla olması kilo alınmasının temel nedenlerinden biridir. Bu nedenle şekerli içecekler ve besinler kesinlikle tüketilmemelidir. Çay ve kahve gibi içeceklere mümkünse şeker eklenmemeli, bal eklenmelidir. Ayrıca balın yanı sıra limon suyu da kullanılabilir. Çok fazla tuz tüketilmesi ise vücutta su tutulmasına ve dolayısı ile şişliklere neden olur. Tuz tüketimi de azaltılmalıdır. Çok tatlı ve aşırı tuzlu besinler kesinlikle beslenme düzeninde çıkarılmalıdır.

Büyük göğüsler nasıl zayıflar?

Yeşil çay kilo verdiren özelliklere sahiptir. İçerisindeki faydalı antioksidanlar yağ yakımını ve metabolizmayı hızlandırır. Aynı zamanda detoks etkileri ile toksinlerin dışarı atılmasını hızlandırır. 1 bardak kaynar suyun içerisine 1 çaykaşığı yeşil çay eklenir. Demlenmesi için 10 dakika beklenir. Ardından süzülür ve içerisine birkaç damla limon suyu eklenerek tüketilir. Günde 3 bardak düzenli olarak tüketilmesi önerilir.

Balık tüketimi

Kilo vermek ve göğüslerin küçülmesini sağlamak için yağlı balıkların tüketilmesi önerilir. Özellikle somon balığı, ringa balığı, uskumru, alabalık ve sardelye balığı haftada 3 kez ızgara olarak tüketilebilir. Omega 3 yağ asitleri açısından zengin olan yağlı balıklar genel sağlık için de son derece faydalıdır.

Keten tohumu

Keten tohumu sağlıklı omega 3 yağ asitleri içerir. Bu içeriği ile vücuttaki östrojen düzeylerinin dengelenmesini sağlar. Aynı zamanda yağ birikmesini ve bölgesel yağlanmayı engeller. Vücuttaki zararlı toksinlerin dışarı atılmasını hızlandırır. 1 bardak sıcak su içerisine biraz keten tohumu eklenerek günde 2 kez tüketilebilir. Yağ yakımının hızlanmasına yardımcı olacaktır.

Zencefil

Göğüsleri küçültmek için zencefil de kullanılabilir. Zencefil içerisindeki bileşikler sayesinde metabolizmanın hızlanmasını sağlar. Sindirim sistemini hızlandırır ve genel sağlık için de son derece faydalıdır. 1 bardak kaynar suyun içerisine 1 çay kaşığı zencefil eklenir. Demlenmesi için 10 dakika bekletilir. Ardından süzülür ve tüketilir. Günde 3 kez düzenli olarak tüketilmesi önerilir.

Balık yağı takviyesi

Balık tüketiminin yanı sıra balık yağı takviyesi de kullanılabilir. Omega 3 yağ asitleri yeterli miktarda alınmıyorsa doktora danışılarak balık yağı takviyesi kullanılabilir.

Fındık tüketimi

Fındık enerji veren özellikleri ile bilinir. Genel sağlık için faydalı yağlar içerir. Sindirimi hızlandırır. Gün içerisinde öğün aralarında toplamda 1 avuç kadar tüketilebilir. İçerisindeki bileşenler sayesinde antioksidan özellikler gösterir. Fındığı yanı sıra badem ya da ceviz içi de tüketilebilir.

Narenciye suları

Narenciye suları metabolizmanın hızlanmasına yardımcı olur. Aynı zamanda bu besinler C vitamini açısından da zengindir. Bağışıklığı güçlendirir. Kalorilerin ve yağların daha hızlı yakılmasını sağlar. Üzüm suyu, kızılcık suyu, limon suyu ve portakal suyu gibi meyve suları taze olarak tüketilebilir.

Neem bitkisi ve zerdeçal

Göğüslerin küçülmesi ve sağlıklı bir şekilde zayıflamak için neem bitkisi ve zerdeçal da kullanılabilir. Zerdeçal vücuttaki iltihabı azaltırken aynı zamanda şişkinliği de hafifletir. Bu bitkiler aynı zamanda cilt tonunun dengelenmesine yardımcı olur. Ayrıca antiseptik özellikler de içerir. Birkaç adet neem yaprağı kaynatılır ve içerisine biraz zerdeçal tozu eklenir. 10 dakika bekletilir ve süzülür. Içerisine 1 çay kaşığı da bal eklenerek tüketilir. 3 ay kadar düzenli olarak tüketilmesi önerilir.

Yumurta akı maskesi

Yumurta akı cilt sarkmaları için kullanılır. Ancak göğüs küçültmek için de etkilidir. 2 adet yumurta akı iyice çırpılır. Köpürdükten sonra göğüslere masaj yaparak uygulanır. Yaklaşık 30 dakika ciltte bekletilir. Daha sonra ılık su ile durulanır. Her gün düzenli olarak yapılabilir.

Soğan

Soğan suyu veya soğan özü göğüs küçültmek için etkili çözümlerden biridir. Cildi sıkılaştırır ve göğüs içindeki yağ dokusunu azaltır. Yumurta akı ile soğan suyu karıştırılarak kullanılabilir. Soğan suyu tüketimi de kilo vermeye yardımcı olacaktır.

Çemen otu

Çemen otu tohumları da göğüs küçültmek için etkili çözümlerden biridir. 1 bardak suyun içerisine 1 avuç çemen oru eklenir. 1 gece bu şekilde bekletilir. Ertesi sabah ezilir ve macun kıvamına getirilir. Ardından göğüslere uygulanır. 10 dakika ciltte kuruması beklendikten sonra ılık su ile durulanır. Uygulama haftada 2 ya da 3 kez tekrar edilmelidir.

Düzenli masaj

Göğüslerin küçültülmesi için düzenli olarak yağ masajı da yapılabilir. Biraz ısıtılmış hindistan cevizi yağı göğüslere masaj yaparak uygulanır. Dairesel hareketlerle masaj yapılmalıdır. Yarım saat masajın ardından cilt ılık su ile durulanabilir. En iyi sonuçları almak için uygulamanın her gün düzenli olarak yapılması gerekir.

Devamını Oku

Boyun Çizgisine Dolgu: Boyun ve Dekolte Botoksu

Ameliyatsız estetik kategorisine 13 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 290 defa okundu

Boyun Çizgisine Dolgu: Boyun ve Dekolte Botoksu

Boyun ve dekolte botoksu

Boyun ve dekolte botoksu

Botoks uygulamaları günümüzde sık yapılan estetik uygulamalardan biridir. Kırışıklık ve cilt sarkmaları için yapılan bu uygulamalar ciltte ihtiyaç duyulan tüm alanlara uygulanabilir. Özellikle ağız çevresi kırışıklıkları ya da kaz ayakları gibi alanlara uygulansa da boyun bölgesi de uygulama yapılan alanlar arasındadır. Boyundaki kırışıklıklar ve sarkmalar ameliyat ile de yok edilebilir. Ancak ameliyatsız bir estetik uygulama aranıyorsa botoks tercih edilebilir. Botoks cildin gerilmesine ve daha sıkı görünmesine yardımcı olur.

Boyun bölgesine botoks: Boyun kırışıklığı botoks uygulaması:

Boyun botoksunda her botoks uygulamasında da kullanılan botulinum maddesi kullanılır. Bu madde saflaştırıldıktan sonra kas içine enjeksiyon yöntemi ile uygulanır. Yapılan enjeksiyon sinirleri bloke eder ve kasların çalışmasına engel olur. Bu şekilde kasların hareket etmemesi sonucu kırışıklıklar da yok olur. Ayrıca ciltte daha gergin bir görüntü oluşur. Yeni sarkmalar da engellenir. Boyun botoksunun etkisi genellikle 6 ay sürer. Bu sürecin sonunda cilt eski haline geri döner. Uygulamalar yaklaşık 15 dakika sürmektedir. Ancak bu süre uygulama yapılacak alana göre değişebilir. Enjeksiyon sırasında ciltte ağrı ve rahatsızlık oluşmaması için lokal anestezi kremleri kullanılabilir.

Boyun botoksunun faydaları:

Boyun botoksu bu alandaki kırışıklıkları ve sarkmaları azaltır. Aynı zamanda ilerleyen yaşlarda bu alanda V şeklinde derin çizgilerin oluşmasını da engeller. Cildin kolajen üretimini artırdığı için cildin daha canlı ve parlak görünmesine de yardımcı olur.

Boyun bölgesine uygulanan botoksun yan etkileri ve riskleri nelerdir?

Botoks uygulamaları kasların serbest kalmasını sağlar. Geçici felç yarattığı da söylenebilir. Bu şekilde kasların gerilmesini engeller. Ciltteki sarkmaları en aza indirir. Ancak yüksek dozda uygulanması kaslarda kalıcı hasara neden olabilir.

Bu uygulamalar cildin yukarı çekilmesini sağlamaz. Sadece cildi gerer ve kırışıklıkları azaltır.

Botoks uygulamaları bazı cilt tiplerine uygulanamayabilir. Özellikle esnek ciltlerde ya da yağ oranı az olan ciltlerde daha etkili sonuçlar vermektedir.

Botoks uygulaması çok derin çizgileri tamamen yok etmez.

Boyunda yoğun kırışıklık ve sarkmalar varsa botoks yeterli değildir. Ameliyat gerekebilir.

Boyun ve dekolte botox uygulaması kime uygulanır?

Boyun botoksu özellikle 45 yaşından sonra uygulanır. Ciltteki kırışıklık ve sarkmaları azaltan botoks aynı zamanda ciltte yeni kırışıklık oluşmasını da engeller.

Boyun botoksunda ciddi yan etkiler söz konusu değildir. İğne alanlarında kızarıklıklar, morarma ya da şişlikler oluşabilir. Ancak bu yan etkiler kendiliğinden birkaç güne geçer.

Ancak bazı kişilerde botoks maddesine karşı alerji oluşabilir. Alerji sonucunda ciltte döküntü, kızarıklık ve kaşıntı gibi durumlar olaşabilir.

Yüksek dozda uygulama yapılması durumunda enjekte edilen botoks maddesi daha geniş bir alana yayılabilir.

Botoks için kullanılan ilaç başka ilaç içerikleri ile etkileşime girebilir. Bu nedenle mutlaka doktora kullanılan sabit ilaçlar hakkında bilgi verilmelidir.

Botoks enjeksiyonlarından sonra nefes almada güçlük, yutmada güçlük ya da kas krampları oluşuyorsa acil müdahale gerekebilir. Bu nedenle mutlaka bir doktora danışılmalıdır.

Boyun bölgesi kırışıklıkları söz konusu ise alanında uzman ve eğitimli bir estetik cerraha başvurulmalıdır. Doktor hastanın cilt analizini ve gerekli testleri yaptıktan sonra en uygun tedavi şekline karar verecektir. Kırışıklık ve sarkmalar için botoks uygulamaları önerilse de yoğun ve derin kırışıklık söz konusu ise ameliyat gerekebilir. Botoks enjeksiyonları sırasında kullanılan doz çok önemlidir. Fazla doz ya da olması gerekenden az doz uygulanması başarısız sonuçlar verir. Botoks uygulamalarının streil ortamlarda yapılması gerekir. Bu nedenle hastaneler ve estetik cerrahi merkezler tercih edilmelidir.

Devamını Oku

Göğüs Dikleştirme Operasyonu: Meme Dikleştirme Estetiği

Estetik kategorisine 13 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 314 defa okundu

Göğüs Dikleştirme Operasyonu: Meme Dikleştirme Estetiği

Meme dikleştirme estetiği

Meme dikleştirme estetiği

Göğüslerin sarkması estetik açıdan bir sorun olarak kabul edilirken aynı zamanda kişinin özgüvenini de olumsuz etkiler. Bu nedenle genellikle göğüsleri dikleştirmek için estetik çözümlere başvurulur.

Meme dikleştirme ameliyatı nasıl yapılır: Göğüs dikleştirme estetiği:

Göğüs dikleştirme ameliyatları farklı teknikler ile uygulanmaktadır. İlk olarak göğüste sarkma ile birlikte büyüme var mı ona bakılır. Eğer göğüste hem sarkma hem de aşırı büyüklük varsa göğüs küçültme ameliyatı ve dikleştirme ameliyatı bir arada yapılır. Aynı şekilde göğüslerde küçülme ve sarkma varda bu işlem göğüs büyütme ameliyatı ile birleştirilir.

Göğüs dikleştirme ameliyatlarında narkoz kullanılır. Ancak lokal anestezi uygulanan yöntemler de vardır. Eğer göğüslerde sadece sarkma söz konusu ise göğüs çevresine ufak kesiler yapılır. Bu kesilerden yukarı doğru gerilen cilt bu şekilde sabitlenerek dikilir.

Meme büyütme ameliyatı ile birleştirildiğinde silikon ve implantlar kullanılabilir. Genellikle kilo verilmesi sonucu göğüs içi boşalır ve sarkar. Göğüsler dolgunlaştırmak için kullanılan silikonlar da göğüslerin dikleşmesine yardımcı olur.

Meme küçültme ve dikleştirme ameliyatında ise sarkan göğüsten fazla olan parçalar alınır. Göğüs istenilen boyuta getirilir ve dikleştirme işlemi yapılarak sabitlenir.

Meme dikleştirme ameliyatı kimlere yaptırılır?

Hamilelikten sonra emzirme ile sarkan göğüslere

Ani kilo kaybına bağlı olarak ortaya çıkan göğüs sarkmalarında

Yaşlılık ile birlikte oluşan sarkmalarda

Göğüs ucunda genişleme olması durumunda

Göğüs sarkması kişinin psikolojisini olumsuz etkiliyorsa

Meme dikleştirme ameliyatı sonrası:

Göğüs dikleştirme operasyonu sonrasında göğüsler bandaj ile sarılır. Bu şekilde göğüslerin hareket etmesi engellenir. Cildin iyileşmesi için birkaç hafta beklenmelidir. Bu süreç içerisinde bandaj kullanılmaya edilir ve bu bandaj sık sık değiştirilerek cilde pansuman yapılır.

Göğüs dikleştirme ameliyatından sonra estetik operasyonda olduğu gibi ağrı ve şişliklerin olması normaldir. Ağrıların azaltılması için doktor tarafından ağrı kesiciler verilir. Şişlikler için ise doktora danışılarak buz kompresi uygulanabilir.

Ameliyattan sonra göğüslerin darbelere karşı korunması gerekir. Ayrıca doktor izin verene kadar yorucu egzersizler de yapılmamalıdır.

Göğüs dikleştirme ameliyatları ameliyathane ortamında yapılmalıdır. Genellikle narkoz verilerek uygulanır. Narkoz uygulanacaksa 1 gece hastanede kalınması gerekebilir. Ancak daha az sarkma durumlarında lokal anestezi de kullanılabilir. Bu durumda hastanede kalınması gerekmez. Ayrıca ameliyatlar yaklaşık 3 saat kadar sürer. Ameliyat sonrasında iyileşme süreciyle birlikte bandaj çıkarılır. Ardından medikal sütyen kullanılması gerekebilir. İç dokuları iyileşmesi ise 1 ila 2 ayı bulmaktadır.

Göğüs dikleştirme ameliyatında eğer büyütme ya da küçültme işlemleri yapılmadıysa süt emzirme yetisi yitirilmez. Süt bezleri korunarak uygulama yapılır. Her estetik ameliyattan sonra olduğu gibi göğüs dikleştirme ameliyatından sonra da göğüslerde iz kalabilir. Derin izler genellikle 6 ayın sonunda yok olur. Ancak ufak izler kalıcı olabilir. Ameliyattan sonra bir süre güneş ışınlarına maruz kalınmamalıdır. Ciltte kalan izlerin bronzlaşması bu izin kalıcı hale gelmesine neden olabilir.

Göğüs ameliyatlarından sonra bu alanda şişlik oluşması normaldir. Bu şişlikler 1 hafta içerisinde geçer. Ancak daha uzun sürüyorsa doktora danışılmalıdır. Ameliyattan önce eğer kişide kronik bir sağlık sorunu varsa ya da kullanılan sabit ilaçlar varsa bu konularda mutlaka doktora bilgi verilmelidir. Özellikle kan sulandırıcı ilaçlar kullanılıyorsa, ilaçlar 2 hafta öncesinde doktora da danışılarak bırakılmalıdır. Ameliyattan 3 hafta önce ve 3 hafta sonrasında sigara içilmemelidir. Sigara içilmesi iyileşme sürecini yavaşlatır. Ayrıca göğüs dikleştirme ameliyatı sonrasında 1 hafta dinlenilmelidir. Bu nedenle işten ya da okuldan izin alınmalıdır. Ameliyat sonrasında göğüslere bir süre su gelmemelidir. Bu nedenle dikkatli yıkanılmalıdır. Yorucu fiziksel egzersizler ya da duş için doktordan onay alınması beklenmelidir.

 

Devamını Oku

Lazerle Cilt Soyma Tedavisi: Lazerli Cilt Bakımı

Estetik kategorisine 13 Ocak, 2017 tarihinde eklendi, 183 defa okundu

Lazerle Cilt Soyma Tedavisi: Lazerli Cilt Bakımı

Lazerli cilt bakımı

Lazerli cilt bakımı

Ciltte zamanla kir ve ölü deriler birikir. Bu da cildin kırışmasına, lekeler oluşmasına ve sarkmalara neden olur. Ciltteki sorunların azaltılması ve cildin yenilenmesi için çeşitli estetik uygulamalara başvurulur. Bu uygulamalar içerisinde son yıllarda yaygın olarak tercih edilen uygulama lazerli cilt soyma işlemidir. Bu işlem ciltteki lekeleri, sivilce izlerini, cilt tonu değişikliklerini ve kırışıklıkları azaltır. Cildin daha canlı ve parlak görünmesine yardımcı olur.

Lazerli cilt soyma kimlere yapılır?

Lazer cilt soyma işlemi özellikle 40 yaşından sonra uygulanır. Ciltteki kırışıklıkları ve sarkmaları azaltır. Aynı zamanda cildin onarılmasına yardımcı olur. Özellikle ağız çevresi ve alın bölgesi kırışıklıkları için uygulanır. Ayrıca ciltteki lekeleri azaltır ve cilt tonunu dengeler.

Lazer cilt soyma tedavisi genellikle açık tenli kişilere yapılır. Koyu tenli kişilere uygulanması önerilmez. Aksi takdirde ciltte kalıcı lekelerin oluşmasına neden olabilir.

Lazerle cilt soydurma nasıl yapılır?

Lazerli cilt yenileme ve soyma işlemi için farkı lazer aletleri kullanılır. Bu lazer aletleri karbon dioksit (CO2) ve erbiyum olarak adlandırılır. Lazer cilt soyma tedavisinde cildin yüzeyindeki cansız deri soyulur. Hasar görmüş cilt hücreleri ciltten arındırılır.

Karbondioksit lazer ile cilt yenileme

Karbondioksit cilt soyma işlemi ciltteki derin kırışıklar, sarkmalar, siğiller ve yara izleri için kullanılır. Aynı zamanda ciltteki yağ bezeleri için de kullanılabilir. Bu uygulama ile hasarlı hücreler yok edilir. Ciltte daha fazla kolajen üretilmesi sağlanır. Bu şekilde cilt daha hızlı yenilenir ve daha canlı bir görünüm kazanır. Tedavi süreci yaklaşık 2 ay kadar sürebilir.

Erbium lazer ile cilt soyma işlemi

Erbium lazer ile cilt soyma uygulamaları diğer alanlara da yapılabilir. Özellikle ellere, yüze, boyun bölgesine ve göğüs dekolte bölgesine uygulanır. Derin kırışıklıkların yanı sıra ince çizgileri de azaltır. Ciltte hücrelerin kendi kendini yenilemesini sağlar. Cildin daha alt katmanlarına kadar etki gösterir. Bu nedenle uygulama sırasında ciltte hafif yanma hissi olabilir. Bu uygulamadan sonra ciltte morluklar, kızarıklıklar ve şişlikler oluşabilir. Bu yan etkiler bir süre sonra kendiliğinden geçer. Bu lazer uygulaması koyu tenli kişilere de yapılabilir.

Lazerli cilt yenileme öncesi ne yapmalı?

Lazerli cilt soyma uygulamasından önce bazı önerilere uyulması gerekir. Öncelikle eğer ağız çevresinde daha önce uçuk ve yara oluşmuşsa bu konuda doktora bilgi verilmelidir. Lazer uygulamaları bu sağlık sorunlarının tekrar etmesine neden olabilir. Ayrıca kullanılan herhangi bir ilaç ya da kronik bir hastalık söz konusu ise mutlaka bu konularda doktora detaylı olarak bilgi verilmelidir. Kan sulandırıcı ilaçlar kullanılıyorsa 10 gün öncesinden bırakılması gerekebilir. Ancak doktora danışılarak bırakılmalıdır. Uygulamadan 2 hafta önce sigara içiliyorsa bırakılmalıdır. Lazer uygulamalardan sonra da sigara içilmemelidir. Sigara içilmesi iyileşme sürecini yavaşlatır. Ayrıca lazer uygulamasından sonra olası enfeksiyon ve iltihap durumunu önlemek için doktor kişiye bazı antibiyotikler verebilir.

Lazer cilt soyma uygulaması için alanında uzman ve eğitimli bir doktora gidilmelidir. Başarısız uygulamalar ciddi cilt hasarına ve sağlık sorunlarına ya da yanık izlerine neden olabilir.

Lazerle cilt yenileme nasıl yapılır?

Lazer cilt yenileme ve soyma işlemi sertifikalı bir cerrahi merkezde yapılmalıdır. Cilt soyma uygulamalarından sonra hastanede kalınması gerekmez. Uygulama öncesinde olası acı ve rahatsızlıkları azaltmak için lokal anestezi kullanılabilir. Lazer aleti doğrudan sorunlu alanlara uygulanır. Uygulamadan sonra cilt bandaj ile sarılır. Bu bandajlar 24 saat kadar ciltte durmalıdır. Bu süre içerisinde 4 kez bandajlar değiştirilmeli ve cilde düzenli olarak pansuman yapılmalıdır. Lazer cilt soyma uygulaması sonrasında ciltte yaralar ve kabuklanma olabilir. Bu normal bir durumdur. Kabuklanma ve yaraları önlemek için vazelin gibi yoğun nemlendiriciler kullanılabilir. Kabuklanma genellikle 10 gün kadar sürer. Lazer uygulamasından sonra ciltte şişlikler de olabilir. Bu şişliklerin azaltılması için ise doktora danışılarak buz kompresi uygulanması önerilir.

Lazerle cilt soyma sonrası ne yapmalı?

Lazerli cilt soyma uygulamalarından sonra güneş ışınlarına karşı dikkatli olunmalıdır. Cildin güneşe karşı korunması için 50 faktör ve üzeri güneş kremleri ya da losyonları kullanılabilir. Cildin güneşe maruz kalması ciltte izlere neden olabilir. Özellikle öğle saatlerinde güneşe çıkılmamalıdır. Şapka gibi aksesuarlar da kullanılabilir. Cildin nemli kalması için retin A ya da glikolik asit içeren ürünlerden uzak durulmalıdır.

Lazer uygulamalarından sonra hemen makyaj yapılmamalıdır. Ayrıca peeling gibi cilt bakım uygulamaları da önerilmez. Tüm bu uygulamalar için doktordan izin alınmalıdır. Lazer cilt soyma uygulamalarından sonra ciltte kızarıklıklar oluşur. Bu kızarıklıkların azaltılması için kapatıcı kullanılacaksa öncelikle doktora danışılmalıdır. Kızarıklıkları kapatmak için en etkili kapatıcılar yeşil ve bej tabanlı kapatıcılardır. Bu kızarıklıklar genellikle birkaç hafta içerisinde geçer.

Lazer uygulamaları özellikle açık tenli kişiler için uygundur. Koyu tenli kişilerde ciltte lekeler ve beyaz noktalar oluşabilir. Bu nedenle cilt tipine ve rengine uygun lazer uygulamaları yapılmalıdır.

Lazerle cilt soyma işleminin yan etkileri nelerdir?

Lazer cilt soyma ve yenileme uygulamaları ciltteki ölü deri hücrelerden kurtulmaya yardımcı olur. Bunu yaparken aynı zamanda cildi canlandırır ve cilt tonunun dengelenmesini sağlar. Lazer cilt soyma işlemi her estetik uygulamada olduğu gibi bazı yan etkilere sahiptir. Bu yan etkiler şunlardır:

Ciltte yanıklar ve yara izleri

Ciltte beyaz lekeler

Cilt tonu bozuklukları

Ağız yarası ve uçuk

Bazı bakteriyel enfeksiyonlar

Ciltte beyaz yağ bezelerinin oluşması

Bu yan etkiler genellikle başarısız uygulamalardan sonra görülür. Eğer iyileşme sürecinde bu etkiler oluşmaya başladıysa bir doktora gidilmelidir.

Lazerle cilt soyma fiyatı:

Lazerle cilt soyma fiyatları uygulama yapılan merkezlere göre farklılık gösterir. Ayrıca kullanılan lazer aletleri, uygulama yapılacak alanın büyüklüğü ve seans sayısı da fiyat üzerinde etkilidir. Son yıllarda gelişen teknoloji ile lazer teknolojileri de değişmiştir. Bu nedenle farklı teknikler uygulandığında fiyatlar artabilir. Lazer cilt soyma ve yenileme tedavisi için kesin bir fiyat söylenemez. Ancak lazer cilt soyma işlemi için bir cerrahi merkeze başvurularak bilgi alınabilir.

Lazer cilt soyma fiyatları hakkında tam net bir bilgi verilemese de ucuz uygulamalardan uzak durulmalıdır. Ucuz uygulamalarda kullanılan lazer aletleri ya da uygulama yapılan merkezlerdeki hijyen eksikliği ve yanlış uygulamalar ciltte kalıcı izlere, yanıklara ve çok daha ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle mutlaka alanında uzman ve eğitimli cilt uzmanlarına başvurulmalıdır. Ayrıca her uygulamada olduğu gibi lazer cilt soyma işlemi öncesinde de doktor ile detaylı bir şekilde konuşulmalıdır. Tüm riskler bilinmelidir. Doktor uygulama öncesinde cilt analizleri ve gerekli testleri yapacaktır. Bu testlerden sonra cilde en uygun olan cilt soyma işlemine karar verilecektir.

Devamını Oku

Erkeklerde Meme Büyümesine Çözüm: Jinekomasti Ameliyatı

Estetik kategorisine 12 Temmuz, 2016 tarihinde eklendi, 462 defa okundu

Erkeklerde Meme Büyümesine Çözüm: Jinekomasti Ameliyatı

Jinekomasti ameliyatı

Jinekomasti ameliyatı

Erkeklerde meme büyümesi kişinin özgüvenini düşürür ve estetik bir sorun olarak görülür. Bu büyümenin nedeni hormonal sorunlar, kullanılan bazı ilaçlar ya da kilo almak olabilir. Ancak temel neden hormonal sorunlardır. Meme büyümesi her yaşta ortaya çıkabilir. Erkeklerde meme büyümesi ilk kalıcı ve en etkili çözüm jinekomasti ameliyatıdır.

Erkekte meme büyümesi nasıl tedavi ediliyor?

Erkeklerde meme büyümesini azaltmak için genellikle kilo verilir. Eğer bu büyüme kilo alınması nedeni ile oluştuysa kilo vermek işe yarayabilir. Ancak meme altındaki yağ birikiminin dağılması oldukça zordur. Bu nedenle kilo verilse de bu alanda az da olsa yağlanma kalabilir. Erkeklerde oluşan meme büyümesinde kalıcı sonuçlar almak için ameliyat önerilir.

Erkeklerde meme küçültme ameliyatı diğer estetik ameliyatlara göre çok daha basit kozmetik cerrahi prosedürlerden biridir. Ancak en iyi sonuçları almak için alanında uzman ve eğitimli kişilere başvurulmalıdır.

Liposakşın jinekomasti tedavisi

Estetik cerrahlar meme derisi altındaki yağlardan kurtulmak için jinekomasti ile birlikte liposakşın yöntemini de kullanır. Liposakşın ile jinekomasti tedavisi için ilk olarak hastanın durumuna göre lokal anestezi ya da genel anestezi uygulanır. Ardından göğüsün her iki tarafından küçük kesiler yapılır. Kesiler koltukaltına kadar devam edebilir. Bu kesilerden içeri kanüller yardımı ile girilir. Kanüller yardımıyla yağlar dışarı alınır. Ardından cilt gerilir ve dikilir.

Jinekomasti ameliyatı sonrası:

Jinekomasti ve liposakşın uygulamasından sonra hastaların birkaç hafta kadar sıkılaştırıcı özellikleri olan korse benzeri kıyafteler giymesi gerekir. Bu kıyafetler olası şişlikleri azaltırken aynı zamanda cildin toparlanmasına yardımcı olur. Ameliyattan sonra 3 hafta kadar egzersiz yapılmamalıdır. Egzersiz zamanı için doktora danışılmalıdır. Ayrıca ameliyat sırasında narkoz kullanıldığında 1 gece hastanede kalınması gerekse de, lokal anestezi uygulandığında hastanede kalınması gerekmez.

Doku eksizyon ile erkeklerde meme küçültme

Jinekomasti durumunda daha ciddi vakalarda en iyi sonuçları elde etmek için cerrahi doku eksizyonu gerekebilir. Göğüs etrafında yoğun sarkmalar varsa bu uygulama şarttır. Bu işlem ile ciltte fazla deri alınır. Doku eksizyonu ile erkek meme küçültme ameliyatı genellikle genel anestezi altında uygulanır. Bu tür uygulamalardan sonra şişlik ve morluklar daha yaygındır. Genellikle hastalar ameliyattan 1 hafta içinde işe geri döner.

Jinekomasti ameliyatı yan etkileri:

Erkeklerde meme küçültme ameliyatı sonrasında birkaç gün ağrı oluşması normaldir. Bu ağrıların azaltılması için doktor tarafından ağrı kesiciler verilebilir. Sıkılaştıran korse benzeri kıyafetlerin kullanılması olası şişlikleri azaltır. Her hastanın iyileşme süreci birbirinden farklıdır. Ancak genellikle operasyonlardan birkaç gün sonra kişi gündelik hayatına devam eder.

Bazı hastalarda meme küçültme ameliyatı sonrasında tedavi alanlarında duyu kaybı yaşanabilir. Ancak bu durum genellikle geçicidir. 1 aydır his kaybı varsa bir doktora danışılmalıdır.

Jinekomasti sonrası bakım:

Erkeklerde meme küçültme ameliyatının sonuçları kalıcıdır. Aşırı deri ve yağ dokusu deri altından alınır. Memedeki büyümenin tekrar etmemesi için yaşam tarzına dikkat edilmelidir. Kilo alınması, steroid kullanımı ya da bazı tıbbi durumlar jinekomastinin tekrar etmesine neden olabilir. Ayrıca testosteron düzeylerini etkileyen ilaçlar da memede büyümeye neden olabilir.

Eğer memede büyüme yani jinekomasti durumu varsa alanında eğitimli ve uzman bir cerraha başvurulmalıdır. Doktor gerekli analizleri ve testleri yaptıktan sonra kişi için en uygun yönteme karar verecektir. Jinekomasti ameliyatları en etkili çözümdür. Ancak ameliyat sonrasında olası yan etkileri engellemek için doktor tavsiyelerine uyulmalıdır. Ayrıca beslenme düzenine dikkat edilmeli ve doktora da danışılarak ameliyattan 3 hafta sonrasında düzenli egzersiz yapılmaya başlanmalıdır.

Devamını Oku

Göğüs Dikleştirme Ameliyatı: Meme Dikleştirme Ameliyatı

Estetik kategorisine 12 Temmuz, 2016 tarihinde eklendi, 226 defa okundu

Göğüs Dikleştirme Ameliyatı: Meme Dikleştirme Ameliyatı

Meme dikleştirme ameliyatı

Meme dikleştirme ameliyatı

Zamanla ya da kilo alma gibi nedenler ile göğüslerde sarkma olması estetik açıdan bir sorun olarak görülür. Göğüslerin sıkılaşması ve dikleştirilmesi için egzersizlerin yanı sıra kozmetik ürünler de yaygın olarak kullanılır. Ancak kesin ve hızlı sonuç alınmak isteniyorsa göğüs dikleştirme ameliyatları tercih edilebilir. Meme dikleştirme ameliyatları göğüslerde dikleşme sağlarken aynı zamanda meme dokusunun yeniden şekillendirilmesine yardımcı olur.

Göğüs sarkması neden olur?

Göğüs sarkması birçok farklı neden ile olabilir. Hamilelik ve emzirme sonrasında göğüs sarkması yaygın olarak görülür. Gebelikte gerginleşen ve büyüyen göğüsler emzirme döneminde sonra eski haline geri döner. Bu da göğüslerde sarkmaya neden olur. Ayrıca çok fazla kilo verilmesi sonucu da göğüs sarkması oluşabilir. Kilo kaybetmek genellikle meme hacmi kaybetme anlamına gelir. Bu durumda da meme dikleştirme ameliyatlarına başvurulabilir.

Meme dikleştirme ameliyatı kimlere yapılır?

Göğüs dikleştirme ameliyatları emzirme dönmei sonrasında, büyük miktarda kilo verilmesi durumunda ve ilerki yaşlarda oluşan göğüs sarkmaları için yapılır. Göğüslerde sakma varsa ilk olarak alanında uzman bir cerraha başvurulmalıdır. Cerrah kişi için en uygun yöntemi belirleyerek tedavi sürecine başlar. Cerrah seçimi oldukça önemlidir. Başarısız uygulamalar istenmeyen kalıcı hasarlara ve sorunlara neden olabilir.

Göğüs dikleştirme yöntemleri ve uygulamaları

Kozmetik cerrahlar meme dikleştirme ameliyatı için çeşitli teknikler kullanılır. Bu teknikler hastanın mevcut meme dokusuna göre değişiklik gösterebilir. Kişinin durumuna göre sadece dikleştirme işlemi yapılabileceği gibi fazla deri varsa alınabilir.

Basit dikleştirme ameliyatı

Bu işlem az miktarda oluşan sarkmalar için kullanılır. Hilal kaldırma olarak da bilinen bu teknikte göğüs bölgesine ufak kesiler yapılır. Göğüsler yıkarı doğru kaldırılır ve sabitlenerek dikilir.

Periareolar meme dikleştirme ameliyatı

Bu teknik de hafif sarkma durumunda uygulanır. Göğüs etrafına dairesel kesi yapılır. Ardından göğüs dikleştirilir ve kesiler kapatılarak işlem bitirilir.

Göğüs sarkması operasyonu

Bu teknik en yaygın olarak uygulanan tekniklerden biridir. Göğüs çevresinde fazla deri varda bu deriler alınır ve göğüs yenide şekillendirilir. Bu teknikte göğüs bölgesine 2 ya da daha fazla kesi yapılabilir.

Asansör tipi göğüs dikleştirme

Yoğun sarkmalar olduğunda göğüslerdeki fazla derinin ve sarkan dokuların alındığı asansör tipi göğüs dikleştirme ameliyatı da yapılabilir. Bu teknik en iyi sonuçları verir. Dikey göğüs çizgisine alttan ve kıvrım boyunca kesi yapılır. Bu teknikte 3 kesi yapılır. Dikleştirme ile birlikte bu yöntem ile göğüs küçğltme yöntemi birlikte kullanılabilir.

Göğüs dikleştirme ve büyütme ameliyatı

Bazı durumlarda eğer göğüsler küçük ve sarkıksa hem dikleştirme hem de büyütme ameliyatı yapılabilir. Göğüslerin sönmüş gibi bir görüntüde olması yaşlanma, kilo kaybı ya da gebelik sonrasında oluşabilir. Meme dikleştirme ameliyatı sırasında meme implantları ve silikon gibi maddeler kullanılabilir.

Göğüs dikleştirme ameliyatı sonrası

Meme dikleştirme ameliyatı genellikle genel anestezi ya da lokal anestezi altında yapılır. Ancak kullanılacak anestezi hastanın durumuna göre değişir. Ameliyatlar genellikle 1 ya da 2 saat kadar sürer. Çoğunlukla meme dikleştirme ameliyatından sonra ağrı ve şişlik yaşanması normaldır. Ayrıca birkaç gün ağrı da oluşabilir. Bu ağrılar için doktor tarafından ağrı kesici verilebilir. Ameliyattan sonra birkaç gün evde dinlenilmesi önerilir. Ayrıca birkaç hafta yorucu egzersizlerden uzak durulmalıdır. Ameliyat sonrasında özel sütyenlerin kullanılması önerilir. Genellikle yaklaşık 8 hafta sonra tekrar balenli sütyen giyilmesine izin verilir.

Meme dikleştirme ameliyatları günümüzde en sık yapılan ameliyatlardan biridir. Kilo vermek ya da emzirme gibi dönemlerin ardından oluşan göğüs sarkmaları ve göğüs sönmesi olarak adlandırılan göğüs küçülme durumlarında bu yöntem kullanılır. Eğer göğüslerde sarkma varsa bir estetik cerraha başvurularak bilgi alınmalıdır.

Devamını Oku

Göz Kapağı Kaldırma Ameliyatı: Göz Kapağı Estetiği

Estetik kategorisine 12 Temmuz, 2016 tarihinde eklendi, 270 defa okundu

Göz Kapağı Kaldırma Ameliyatı: Göz Kapağı Estetiği

Göz kapağı estetiği

Göz kapağı estetiği

Göz kapağındaki düşüklük estetik açıdan bir sorun olarak görülür. Bu düşüklük aynı zamanda görme sorunlarına da neden olabilir. Göz kapağı düşüklüğü için en kalıcı çözüm göz kapağı estetiğidir. Bu ameliyatlar gözlerdeki yorgun görüntüyü yok ederken daha genç ve canlı bir görünüm sağlar. Göz kapağı kaldırma uygulamaları cilt sarkmalarını da azaltır. Aynı zamanda göz kapaklarındaki kırışıklıklar için de etkilidir.

Göz kapağı kaldırma estetiği nasıl yapılır?

Göz kapağı vücudun en ince, en hassas cilt alanlarından biridir. Bu nedenle yaşlanmanın ilk belirtileri bu alanda görülür. Cildin yaşlanması ile birlilte göz kapaklarında düşüklük ve kırışıklıkların oluşması normaldır. Ancak bu durum yorgun ve daha yaşlı görünülmesine neden olur. Göz kapağı estetiği ameliyatları kişinin yaşam kalitesini yükselten ameliyatlardır. Özgüveni artırırken aynı zamanda bu düşüklüğe bağlı görme sorunalrını da azaltır.

Göz kapağı estetiği farklı teknikler ile yapılmaktadır. Üst göz kapağı estetiği ameliyatı genellikle bu alandaki fazla derinin ve yağın alınması ile gerçekleştirilir. Göz kapağındaki düşüklük bu şekilde yok edilir. Alt göz kapağı ameliyatı ise göz altındaki torbaların alınması ile gerçekleştirilir. Her iki estetik uygulamada da kesiler genellikle sadece kirpiklerin altından ya da göz kapağının içinden yapılır. Bu şekilde dikiş alanları gizlenir.

Göz kapağı kaldırma estetiği sonrası:

Göz kapağı kaldırma ameliyatı genellikle lokal anestezi ile yapılır. Ancak narkoz uygulanan durumlar da vardır. 2 saat kadar süren operasyon tekniğinde lokal anestezi uygulandıysa kişinin hastanede kalması gerekmez. Ancak eğer narkoz uygulandıysa 1 gece hastanede kalınması önerilir. Ayrıca ilk başta görüş bulanık olabileceği için göz kayganlaştırıcı jeller verilebilir. Göz kapaklarına bandajlama yapılacağı için gün içerisinde pansuman yapılması gerekebilir. Göz kapağı cerrahisi sonrasında ilk 1 ila 2 hafta boyunca hastalarda genellikle morarma ve şişlik oluşabilir. Bu yan etkiler normaldir. Bu etkileri en aza indirgemek için 2 yastıkla yatılması ve ara sıra buz kompresi uygulanması önerilir.

Çoğu hasta yaklaşık bir hafta sonra rutin hayatına geri döner. Ancak iş hayatıa dönmesi 10 ila 14 gün sürebilir. Herhangi bir işlemden sonra kozmetik cerrahın talimatlarına uyulması her zaman için önemlidir. Göz kapağı cerrahisi sonrasında daha genç ve canlı bir görünüm oluşur. Ameliyat sonrasında bir süre gözlerin çok fazla yorulmaması gerekir. Iş gereği sürekli bilgisayar başında olunması gerekiyorsa ilk başlarda daha kısa süreler ile bilgisayar ile ilgilenilmelidir. Bu süreler yavaş yavaş artırılabilir. Ayrıca bir süre güneş gözlüğü kullanılarak göz kapakları ve gözler güneş ışınlarından korunmalıdır.

Göz kapağı düşüklüğü gündelik hayatı da etkileyen estetik bir sorundur. Görme sorunlarına da neden olmaktadır. Göz kapağı düşüklüğü için en etkili ve kalıcı çözüm ameliyat ve estetik çözümlerdir. Göz kapağında yoğun sarkma varsa ameliyat gerekir. Ancak daha az sarkma ve düşüklük durumunda iple germe ve kaş kaldırma yöntemleri de göz kapağı düşüklüğünün azalmasına yardımcı olabilir. Göz kapağı düşüklüğü genetik olabileceği gibi sonradan da oluşabilir. Bunun nedeni cilt sarkmalarıdır. Cilt zamanla esnekliğini kaybedip sarkabilir. Ciltte sarkmaları engellemek için düzenli olarak güneş kremi ve losyonlarının kullanılması önerilir. Ayrıca beslenme düzenine de dikkat edilmelidir. Sebze ve meyvelerden oluşan sağlıklı bir beslenme düzeni oluşturulmalıdır. Su tüketimi artırılmalıdır. Her gün 2 litreye yakın su tüketilmesi cildin daha sağlıklı ve esnek kalmasına yardımcı olur.

Eğer göz kapaklarında düşüklük ve cilt sarkması varsa alanında uzman ve eğitimli bir cerraha başvurulmalıdır. Cerrah cilt tipini analiz ettikten sonra kişi için en uygun tedaviyi belirleyecektir.

Devamını Oku