Sindirim Sorunları Nasıl Giderilir: Sindirim Sistemine İyi Gelen Besinler

Sindirim Sorunları Nasıl Giderilir: Sindirim Sistemine İyi Gelen Besinler

sindirim sistemine iyi gelen besinler
sindirim sistemine iyi gelen besinler

Sindirim sorunları nelerdir?

Sindirim sistemi, vücudun önemli bir parçasıdır. Sindirim işlevleri, vücudun temel besinleri emmek ve atık ürünlerinden kurtulmak için yardımcı olmaktır. Yaygın görülen bazı sindirim sorunları arasında hazımsızlık, şişkinlik, gaz, mide ekşimesi, ishal, kabızlık, asit reflü, mide ülseri, laktoz hassasiyeti, gıda hassasiyeti, bağırsak hastalığı iltihabı (İBH), çölyak hastalığı ve hafif bağırsak sendromu (IBS) yer almaktadır.

Sindirim sorunlarının nedenleri farklılık gösterse de, bazı ortak faktörler vardır. Bunlar kötü beslenme, yanlış hijyen, egzersiz eksikliği, sıvı kaybı, aşırı sigara içimi, aşırı alkol alımı, stres, uyku eksikliği ve beslenme yetersizlikleri olabilir.

Sindirim sistemi hastalıkları için yapılması gerekenler: Sindirime ne iyi gelir?

1 – Sindirime iyi gelen bitkiler: Zencefil:

Sindirimi geliştirmek ve sindirim sorunlarını önlemek için, diyet programı zencefil içermelidir. Sindirim sistemi meyve suları ve düzgün yemek sindirimi için gerekli enzimlerin akışını uyarır. Bu durum bulantı, kusma, şişkinlik, hazımsızlık, ishal gibi sorunları önlemek ve azaltmak için etkilidir. Buna ek olarak zencefil, gaz giderici ve antibakteriyel sindirim problemlerini önlemeye yardımcı olan anti-viral ile anti-inflamatuar özelliklere sahiptir.

Uygulanışı:

Zencefil çayı günlük 2 ile 3 bardak içilmelidir. Çay yapmak için 1-½ fincan sıcak su içinde taze rendelenmiş 1 tatlı kaşığı zencefil kaynatılır. Yaklaşık 10 dakika pişirilen zencefil çayı süzülür ve az miktarda ham bal eklenerek içilir. Alternatif olarak, 2 çay kaşığı zencefil suyu bir bardak ılık su içerisine konur ve 1 çay kaşığı bal eklenir. Elde edilen bu çay günde bir ya da iki kez içilmelidir. Ayrıca, sindirimi geliştirmek için, yemeklerden sonra küçük bir parça zencefil çiğnemek de önerilebilir.

2 – Sindirime iyi gelen besinler: Probiyotik gıdalar:

Probiyotik gıdalar, sindirim sisteminin sağlıklı ve verimli bir şekilde çalışmasına yardımcı olur. Probiyotikler, bağırsak bakterilerinin doğal dengesini sağlamak için yardımcı olan Lactobacillus ve Bifidobacteria adlı iyi bakterileri içermektedir. Bu faydalı bakteriler ishal, karında şişkinlik, gaz ve İBH gibi sindirim problemlerini önlemek için tedavi edici özelliğe sahiptir. Gastroenteroloji dergisinde Tedavi Gelişmeler’de yayınlanan 2010 yılındaki bir çalışmada, birçok sindirim sorunları tedavisinde, probiyotiklerin etkinliği vurgulanmaktadır. En iyi probiyotik, yoğurt, kefir, miso, lahana turşusu, kırmızıbiber, soya, ayran ve ekşi turşu gibi bazı gıdalarda bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, probiyotik takviyesi de almak mümkündür. Ancak bunun için doktora danışmak gerekmektedir.

3 – Sindirime iyi gelen bitki çayı: Nane:

Nane ot olarak sindirim sistemine yardımcı olur ve sindirim bozukluklarını engeller. Nane, gaz giderici antispazmodik ve anti-inflamatuar özellikleri ile gaz, şişkinlik, bağırsak kramplarını tedavi eder. Bunun yanı sıra bulantı ve kusma için de yardımcı olur. Ayrıca ek olarak, altüst sindirim sistemini sakinleştirir ve sindirim bozukluğunun iyileşmesini hızlandırır.

Sindirim ve Karaciğer Hastalıkları dergisinde yayınlanan 2007 yılındaki bir çalışma, bu bitkinin IBS rahatsızlığından muzdarip kişilerde karın ağrısı belirtilerine yardımcı olduğunu göstermektedir. Hatta laktoz hassasiyeti ya da çölyak hastalığının benzeri semptomları tedavi edebildiği belirtilmiştir.

Uygulanışı:

Bir gün içinde bir ya da iki kez nane çayı içilmelidir. Bu bitkisel çayı hazırlamak için bir bardak sıcak su içerisine 1 çay kaşığı kurutulmuş nane yaprakları eklenir. Kapak ile kapalı olarak yaklaşık 10 dakika boyunca demlenmesi için bekletilir ve süzülerek içilir. Ayrıca, günlük olarak yemeklere ya da salatalara taze nane yaprakları eklenebilir. Başka bir seçenek ise, sindirim sistemini rahatlatmak için, bir kaç hafta boyunca bir günde 3 ya da 4 kez enterik kaplı nane yağı kapsülleri kullanılabilir.

4 – Sindirime iyi gelen otlar: Rezene tohumları:

Rezene tohumu da sindirim sistemi sağlığını desteklemektedir. Rezene tohumları mide ekşimesi, hazımsızlık ve mide asitini düşürme tedavisinde kullanılabilir. Bu tohumlar aynı zamanda yaygın IBS (Hassas Bağırsak Sendromu) ile ilişkili bağırsak spazmları ve şişkinlik için rahatlama sağlar. Sağlık ve Tıp dergisinde Alternatif Tedaviler yayınlanan 2003 yılındaki bir çalışmada, rezene tohumu yağı emiliminin infantil kolik yoğunluğunu azaltmak için yardımcı olduğu sonucuna varılmıştır.

Uygulanışı:

Sindirime yardımcı olması bakımından yemek yedikten sonra 1 çay kaşığı rezene tohumu çiğnenmelidir. Ayrıca, hazımsızlık tedavisi için, günde 2 kez rezene çayı içmek gerekmektedir. Bu bitkisel çayı hazırlamak için, bir bardak sıcak su içerisine ½ çay kaşığı rezene tohumu tozu ilave edilir. Yaklaşık 5 dakika boyunca demlenmesi için bekletilir ve süzülerek içilir.

5 – Sindirim için bitkiler: Çadıruşağı (şeytantersi):

Güçlü kokulu baharat olan çadıruşağı (şeytantersi) asafetida özelliği nedeni ile spazm için faydalıdır. Bunun yanı sıra, anti-inflamatuar, antioksidan ve antiflatulen özellikleri sayesinde sindirim sağlığı için etkili olmaktadır. Bu baharat gaz, şişkinlik, mide yanması, mide ağrısı ve gıda zehirlenmesi tedavisinde de oldukça etkilidir. Ayrıca küçük bebeklerde kolik ağrısı tedavisinde kullanılabilir.

Uygulanışı:

Sindirim sistemini geliştirmek için, ılık bir bardak su içerisine bir tutam şeytantersi karıştırılır ve yemeklerden sonra içilir. Ayrıca, günlük yapılan yemeklerin içine bu baharat ilave edilebilir. Küçük bebeklerdeki mide ağrısı ve gazı azaltmak bakımından ise, su ile az miktarda şeytantersi karıştırılarak elde edilen karışım göbek etrafını ovmak için kullanılır.

6 – Sindirim sorunları için elma sirkesi:

Sindirim sistemini sağlıklı tutmak için yardımcı olan başka bir madde elma sirkesidir. Doğada asidik olsa da, elma sirkesi vücutta bir alkalize etkiye sahiptir. Bu durum, sindirim sistemini geliştirmek ve hazımsızlık, gaz, şişkinlik, mide ağrısı, mide ekşimesi gibi sorunları tedavi etmek için etkili olur. Buna ek olarak elma sirkesi, bağırsak hareketlerini düzenleyen ve pektin suda çözünür olmasına yarayan life sahiptir.

Uygulanışı:

Ilık bir bardak suyun içine çiğ, filtresiz 1 çorba kaşığı elma sirkesi ilave edilir ve biraz ham bal karıştırılır. Bu karışım, sağlıklı bir sindirim sistemini korumak için bir gün içinde 2 ya da 3 kez içilir.

7 – Sindirim sistemi sorunları için aloe vera suyu:

Aloe vera, sindirim sisteminin düzgün işleyişini destekleyen güçlü müshil özelliğe sahiptir. Ayrıca, içeriğindeki bileşikler mide ülseri dahil olmak üzere farklı sindirim bozuklukları tedavisinde yardımcı olur. Buna ek olarak aloe vera, sindirim sisteminde tahriş ve iltihap sorunlarını rahatlatmak için anti-enflamatuar, anti-viral, antibakteriyel ve antifungal özelliklere sahiptir.

Uygulanışı:

Bir fincan su ya da portakal suyu içerisine 2 yemek kaşığı aloe vera jel ilave edilir. Bir blender içinde karıştırılan bu karışım her sabah aç karnına içilir.

Not: Ancak hamile ya da emziren kişilerin aloe vera tüketmesi sakıncalıdır.

8 – Sindirim sistemi hastalıkları için zerdeçal suyu:

Zerdeçal ortak sindirim bozukluklarını tedavi etmek için kullanılan başka bir bitkidir. Zerdeçal içeriğinde bulunan aktif bileşen curcumin sayesinde, safra için safra kesesini uyarır. Zerdeçal, sindirime yardımcı olur ve karaciğer fonksiyonlarını iyileştirir. Ayrıca, anti- inflamatuar özelliği ile gastrointestinal sistemdeki iltihabı azaltır. Gastroenteroloji Dünya Dergisi’nde 2013 yılında yayınlanan bir çalışmada, hem fonksiyonel, hem de organik sindirim hastalıklarında etkili bir tedavi yaklaşımı olarak zerdeçal bulunmuştur. Aynı zamanda dispepsi, peptik ülser, IBS, Crohn hastalığı, ülseratif kolit ve gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) dahil olmak üzere birçok sindirim bozukluklarını tedavi etmek için bu popüler bitki kullanılabilir.

Uygulanışı:

Yarım bardak su içine 1 çay kaşığı kadar zerdeçal suyu karıştırılır ve elde edilen bu karışım sindirim problemlerini önlemek için her gün içilir. Ayrıca düzenli olarak pişirilen yemeklere, ham zerdeçal kullanılabilir. Başka bir seçenek ise, kurkumin takviyesi almaktır. Ancak, uygun doz ve uygun kullanım için mutlaka doktora danışmak tavsiye edilmektedir.

Kolon Kanseri Nasıl Önlenir: Kolon Kanserinden Korunma Yöntemleri

Kolon Kanseri Nasıl Önlenir: Kolon Kanserinden Korunma Yöntemleri

kolon kanserinden korunma yöntemleri
kolon kanserinden korunma yöntemleri

Kolon kanserinden korunma yolları:

1 – Kolon kanseri için yapılması gerekenler: Egzersiz uygulamak:

Kolon kanserinin en önemli nedenlerinden biri, hareketsiz yaşam tarzıdır. Ulusal Kanser Enstitüsü Dergisi’nde 2014 yılında yayınlanan bir  araştırmaya göre, fiziksel hareketsizliğin diyabet, obezite ve kalp-damar hastalığı ile birlikte kolon kanseri, endometrium ve akciğer kanseri gibi bazı kanserlerin riski ile bağlantılı olduğu belirtilmiştir. Düzenli yapılan egzersiz, sağlıklı bir vücut için önemlidir. Hareketsizliğe son vermek için günlük yapılan rutin fiziksel aktivitelerde çeşitliliğe yer vererek yavaş yavaş hareketi arttırmaya başlamak gerekir. Hatta gün içinde 30 dakika yürüyüş yapmak bile vücudu sağlıklı yapacaktır. Hareketlilik için ayrıca, tempolu yürüyüş, koşu, yüzme, bisiklet, dans ya da bahçe gibi zevkli faaliyetler de seçilebilir. Hatta spor salonu giderek bir antrenör ile kişisel çalışılabilir.

2 – Kolon kanserini önlemek için neler yapılabilir: Obezite ile mücadele etmek:

Bel çevresinde oluşan ekstra ağırlıktan kurtulmak kolon kanserine yakalanma riskini azaltabilir. Araştırmalarda fazla kilolu ve obez insanların kolon kanserine yakalanma riski için daha muhtemel olduğunu göstermektedir. Yüksek vücut kitle indeksi (VKİ), rektal kanser riskinin yanı sıra kalp hastalığı, felç ve Tip 2 diyabet gibi birçok kronik hastalıklar ile ilişkilidir. Obez ya da belinde ekstra yağ bulunan kişiler kilolarını kontrol etmek açısından, sağlıklı beslenmek ve günde en az 30 dakika egzersiz yapmaya başlamak zorundadır. Ancak hedef yavaş kilo vermek olmalıdır ve bu hedefe ulaşmak için sağlıklı yollar hakkında mutlaka bir doktora danışmak önerilmektedir.

3 – Kolon kanserini önlemenin yolları: Alkol içmeyi azaltmak ya da önlemek:

Kolon kanserini önlemek için az alkol almak ya da tamamen bırakmak gerekir. Alkol kullanmak, kolon kanseri ile birlikte ağız, boğaz (yutak), gırtlak (larinks), yemek borusu, karaciğer ve meme kanserleri için bilinen bir nedendir. Aşırı alkol alımı zararlı dokuların hücrelerinde DNA değişikliklerine yol açarak yavaş yavaş kansere neden olur. Dergi başlıklı 2002 tarihli Gut yayınlarındaki bir çalışmada, aşırı alkol tüketiminin, en az bir kolorektal adenom hastalarında yüksek riskli adenom ya da kolorektal kansere yakalanma olasılığını artırdığını göstermektedir. Bu yüzden alkol alımını sürdürmek isteyen kişiler için, en azından alkol tüketimine sınırlama getirmeleri tavsiye edilebilir.

4 – Kırmızı ve işlenmiş etlerden uzak durmak:

Kalın bağırsağın distal bölümünde oluşan kanser riskini azaltmak için, yüksek miktarda kırmızı ve işlenmiş et tüketiminden kaçınmak gerekir. Kanser Araştırma dergisinde 2010 yılında yayınlanan bir çalışmada, kırmızı ve işlenmiş et alımı ile kolorektal kanser arasında pozitif bir ilişki bulmuştur. Araştırmacılar tarafından, kırmızı ve işlenmiş etin içerisinde bağırsak kanserine de neden olan, demir, nitrat / nitrit ve heterosiklik aminler bulunmuştur. Ancak, kırmızı et yemek istenmesi durumunda bir hafta içinde iki adet 4 ons et yemek ile sınırlama yapmak gerekmektedir. Buna ek olarak, yağsız ve ızgara et yemek önerilebilir. Ayrıca, pastırma, sosis, ve işlenmiş, tuzlanmış, tütsülenmiş diğer şarküteri ürünlerinden uzak durulması tavsiye edilmektedir. Fakat bu ürünler ile yemek yapmak isteyenler için ise, bir hafta içerisinde en fazla 2 porsiyon tüketmek önerilebilir.

5 – Kolon kanserini önleyen besinler Lif bakımından zengin gıdalar yemek:

Lif alımını artırarak, ağız, boğaz, yemek borusu ve prostat kanserlerinin yanı sıra kolon kanseri riski de azaltılabilir. Doğa Communications dergisinde 2015 yılında yayınlanan bir çalışma, artan lif alımının kolorektal kanser riskini azalttığını göstermiştir. Lif dışkının toparlanmasını etkiler ve atığın kolon üzerinden geçecek süresini kısaltır. Bu durum bağırsak hücrelerini kansereojen etkilenmeden engeller. Lif, kalın bağırsaktaki bakteriler yıkar ve buna ek olarak yapılan işlem, kolon ve rektum kanserli hücrelerin büyümesini durdurur. Lif bakımından zengin olan kaynaklar, buğday kepeği, kepekli ürünler, yulaf, elma, çilek, fasulye, baklagiller, çiğ lahana, gevrek sebzeler ve kepekli tahıllardır.

6 – Düzenli kontrol yaptırmak:

Amerikan Kanser Derneği, ailesinde kanser öyküsü olan kişiler için 45 yaşında başlayan kolon kanseri taraması önerilebilir. Diğerler kişiler için ise 50 yaşından sonra düzenli taramalar tavsiye edilebilir. Yapılan bu kontroller kolon kanserine yakalanmayı durduramaz, fakat kanser tedavisinin çok daha kolay olması bakımından erken algılamayı sağlar. Bazı tarama seçenekleri olarak kolonoskopi, sigmoidoskopi, gaitada gizli kan testi ve dışkı immunokimyasal testi bulunmaktadır. Bu yüzden kişilere uygun olan testleri belirlemek için mutlaka doktora danışmak gerekmektedir.

7 – Sigarayı bırakmak:

Uzun süreli ve çok fazla sigara kullanımı, kolorektal kanser riskinin yanı sıra akciğer, mide ve yemek borusu kanserleri ile de ilişkilidir. Sigara dumanına maruz kalan vücudun hasarını onarmak mümkün değildir. Sigara, DNA hasarı ile birlikte birçok kanserojen içermektedir. Bu da çeşitli kanser türlerine neden olur. Kanser Epidemiyolojisi, Biyobelirteçler ve Önleme dergisinde 2009 yılında yayınlanan bir çalışmada, uzun vadeli sigara kullanımı taraması ve çoklu diğer risk faktörleri kontrol edildikten sonra, sigara dumanının kolorektal kanser ile ilişkili olduğuna dikkat çekilmiştir. Bu yüzden sigara kullanan kişilerin bu alışkanlıktan vaz geçmeleri kaçınılmaz bir durumdur. Sigarayı başarılı şekilde bırakma şansını arttırmak için bir doktordan ve yakın arkadaşlar ile aile üyelerinden yardım almak önerilebilir.

8 – Kolon kanserini önleyen yiyecekler: D vitamini almak:

Sadece vücutta düşük D vitamini seviyesini önleyerek, kolon kanseri riski azaltılabilir. Kanser Epidemiyolojisi, Biyobelirteçler ve Önleme dergisinde 2011 yılında yayınlanan bir çalışma, kolorektal kanser sistematik olarak gözden geçirilmesi ile ileriye dönük çalışmaların meta-analizinde kişinin D vitamini durumunun iyileştirilmesi, potansiyel kolorektal kansere karşı faydalı olabileceğini düşündürmektedir. D vitamini, hücre büyümesini düzenleyen iltihabı sınırlamak için yardımcı olurken, aynı zamanda kanser hücrelerinin yayılmasını engellemeye etkili olur. Vücudun günlük D vitamini üretmesine yardımcı olmak için 15 dakika boyunca güneş kremi olmadan sabahın erken saatlerinde güneş ışığına çıkmak gerekmektedir. Aynı zamanda balık, morina karaciğeri yağı, yumurta sarısı ve güçlendirilmiş süt ve tahıl ürünleri gibi D vitamini açısından zengin besinler yemek gerekir. Ayrıca doktora danıştıktan sonra bir D vitamini takviyesi alınması da önerilebilir.

9 – Sağlıklı diyet uygulamak:

İyi planlanmış bir diyet programı, kolon kanserini önlemede önemli rol oynar. Bu yüzden antioksidanlar ile antikanser faydalar sunan ve fitokimyasallar açısından zengin gıdaları diyet listesine dahil etmek önemlidir. Sağlıklı bir diyet için önerilen gıdalar şöyle sıralanabilir.

– Haftada bir kez ½ 2 bardak haşlanmış ya da buharda pişirilmiş brokoli yemek önerilebilir.

– Kahve yerine günde 3 ile 4 bardak yeşil çay içilir.

– Günlük 1 bardak dilimlenmiş domates yenir.

– Günlük 2 3 bardak zencefil çayı içilir ve pişirilen yemeklerin içerisine zencefil eklenir.

– Günde 2 ile 3 diş çiğ sarımsak yenir.

– Ayrıca, salatalar, çorbalar, tatlılar ya da karışık sebze suları eklenen ıspanak, bir hafta içinde 1 bardak kadar 3 ya da 4 kez yenir.

– Günlük ½ fincan nar yenir ya da sabahları tahıl, tatlılar ve meyve salatalarına eklenir.

– Günlük 1 ons ceviz yenir (7 ceviz kabuklu).

– Günde 1-½ fincan üzüm yenir.

Bu arada, sodyum nitrit ile korunmuş gıdaları tüketmeyi önlemek, şeker tüketimini kesmek ve aşırı tuzun yanı sıra işlenmiş ve derin yağda kızartılmış gıdalardan kaçınmak gerekir. Buna ek olarak, sindirim ve genel vücut sağlığını iyileştirmek için bol su içmek önerilmektedir.

Mide Ağrısına Ne İyi Gelir: Mide Ağrısı İçin Bitkisel Çözüm

Mide Ağrısına Ne İyi Gelir: Mide Ağrısı İçin Bitkisel Çözüm

mide ağrısı için bitkisel çözüm
mide ağrısı için bitkisel çözüm

Mide ağrısı nedenleri:

Mide ağrısı bağırsak ve mide sorunları nedeni ile oluşabilir. Mideden kaynaklanan ağrılar ise reflü ve gastrit gibi mide hastalıkları ile ilgilidir. Mide ağrısı genellikle tehlikeli değildir. Ancak şiddetli ve giderek artan ya da uzun süre mide ağrılarında mutlaka bir doktora danışılmalıdır. Belirli nedenler ile geçici mide ağrıları için doğal çözümler kullanılabilir.

Mide ağrısı nasıl geçer: Mide ağrısına doğal çözümler

1. Mide ağrısını ne geçirir: Mide ağrısı için zencefil

– Zencefil, birçok sağlık sorununda kullanılan malzemelerden biridir. Sindirim sistemini düzenlediği için mide ve bağırsak sorunları için de önerilir. Mideyi yumuşatır ve ağrıların azaltılmasını sağlar. Etkili ve doğal anti enflamatuar özellikleri vardır.

– Bir bardak kaynar suyun içerisine biraz rendelemiş zencefil eklenir. Bir süre demlenmesi için beklenir. 10 dakika kadar bekletilmesi yeterli olacaktır. Ardından süzülür ve çay şeklinde tüketilir. İçerisine biraz limon suyu ile bal da eklenebilir. Günde 3 bardak kadar tüketilebilir.

– Zencefil yemek ve salatalara da eklenebilir.

2. Mide ağrısını geçirme yolları: Limon

– Limon hazımsızlık nedeni ile oluşan mide ağrıları için en etkili çözümdür. Mide asidini dengeler ve besinlerin emilimini düzenler.

– Bir bardak ılık suyun içerisine biraz limon suyu eklenerek gün içerisinde birkaç kez tüketilebilir.

– Bitkisel çayların içerisine de limon suyu eklenmesi önerilir.

3. Mide ağrısına iyi gelen bitkiler: Mide ağrısı için nane

– Nane içerdiği mentol ve diğer enzimler ile mide sağlığı için son derece etkilidir. Sindirim sisteminin daha düzgün çalışmasını sağlar. Aynı zamanda ağrıları azaltır ve yatıştırıcı etkilere sahiptir.

– Bir bardak kaynar suyun içerisine biraz nane eklenir. Demlenmesi için 10 ya da 15 dakika beklenir. Ardından süzülür ve tüketilir. Günde birkaç kez tüketilmesi mide ağrılarının azaltılmasına yardımcı olacaktır.

4. Mİde ağrısı için karbonat

– Karbonat da mide ağrısı için önerilen çözümlerden biridir. Midedeki acıma ve yanma hissini azaltır. Aynı zamanda mide asidini nötralize eder.

– Bir bardak kaynar suyun içerisine bir çay kaşığı karbonat eklenir. Karıştırılır ve ılındıktan sonra tüketilir.

– Bu karışım gaz oluşumunu engeller ve var olan gazın dışarı çıkmasına yardımcı olur.

5. Mide ağrıları için bitki çayı: Mide ağrısı için papatya çayı

– Papatya çayı da mide asidinin dengelenmesi için oldukça etkilidir. Sindirim sistemini düzenlerken aynı zamanda mide kaslarını rahatlatır.

– Bir bardak kaynar suyun içerisine biraz papatya eklenir. Demlenmesi için 15 dakika beklenir. Ardından süzülür ve tüketilir. Günde birkaç bardak tüketilebilir.

– Papatya doğal anti inflamatuar özellikleri ile sindirim sistemi için son derece faydalı bir bitkidir.

6. Mide ağrısı için ısı uygulaması

– Mide ağrılarının azaltılması için ısı uygulaması da yapılabilir. Sıcaklık, karın kaslarının gevşemesine yardımcı olurken aynı zamanda ağrıları da hafifletir.

– Sıcak havlu ya da sıcak su torbası ağrıyan alana doğrudan uygulanabilir. Bir süre bekletilmelidir. 15 dakika kadar uygulama yapılması yeterli olacaktır. Günde birkaç kez uygulamanın tekrar edilmesi önerilir.

7. Mide ağrısına rezene

– Rezene tohumları da papatya gibi etkilere sahiptir. İçerdiği enzimler ile sindirim salgılarının düzenlenmesine yardımcı olur.

– Bir bardak kaynar suya biraz rezene eklenir. Demlenmesi için 10 ya da 15 dakika kadar beklenir. Ardından süzülür ve tüketilir. Günde birkaç bardak tüketilmesi yeterli olacaktır.

8. Mide ağrısı için aloe vera bitkisi

– Aloe vera bitkisi de mide ağrısı için önerilen etkili çözümler arasındadır. Yumuşatıcı etkileri ile mide mukozasını kısa bir süre içerisinde rahatlatır.

– Her gün düzenli olarak bir bardak aloe vera suyu tüketilmesi; hazımsızlık, inflamasyon ya da kabızlık için son derece etkilidir.

9. Mide ağrısına elma sirkesi

– Elma sirkesi asidik yapısı ile mide asidini dengelemeye yardımcı olur. Aynı zamanda bağırsakları da yatıştırır. Sindirim sistemindeki toksinlerin dışarı atılmasını kolaylaştırır.

– Bir bardak ılık suyun içerisine 2 ya da 3 çay kaşığı elma sirkesi eklenir. Karıştırılır ve tüketilir. Her gün düzenli olarak tüketilebilir. Mide kramplarını kısa sürede azaltır.

Mide ağrıları uzun zamandır devam ediyorsa mutlaka en kısa sürede bir doktora danışılmalıdır.

Reflü Nasıl Tedavi Edilir: Reflüye Bitkisel Çözüm

Reflü Nasıl Tedavi Edilir: Reflüye Bitkisel Çözüm

reflüye bitkisel tedavi
reflüye bitkisel tedavi

Reflü neden olur?

Reflü en sık görülen sindirim sistemi hastalıklarından biridir. Mide asidinin dengesizleşmesi ile oluşan bu durum midede yanma ve acıma hissine neden olur. Bazı faktörler reflü riskini artırır.

Reflü nedenleri:

– Su tüketiminin azlığı

– Aşırı sigara ve alkol tüketimi

– Fazla kilolar

– Antidepresanlar ve sakinleştiricilerin kulanımı

– Hamilelik ortasında hormonal değişiklikler

– Fıtık

– Bir öğünde çok fazla yemek yemek

– Yağlı gıdaların çok fazla tüketilmesi

– Gazlı içeceklerin tüketimi

Reflüye ne iyi gelir: Reflüye doğal tedavi

1.) Reflüye iyi gelen yiyecekler: Badem

– Badem içerdiği enzimler ile sindirim sağlığı için son derece faydalıdır. Mide ve bağırsakların yumuşamasını sağlar. Aynı zamanda vücudun ph dengesini de korur.

– Bir kase suyun içerisine bir avuç badem eklenir. Bir gece bu şekilde bekletilir. Ertesi sabah süzülür ve tüketilir. Uygulama her gün düzenli olarak yapılabilir.

2.) Reflüye elma sirkesi iyi gelirmi?

– Elma sirkesi de mide asidini düzenlemeye yardımcı olur. Aynı zamanda mide mukozasını korur. Olası bakterilerin sindirim sisteminden atılmasını sağlar.

– Bir bardak ılık suya biraz elma sirkesi konarak her gün düzenli olarak tüketilebilir.

– Elma sirkesi çorba ve salatalara da eklenebilir.

3.) Reflüye iyi gelen bitkiler: Aloe vera

– Aloe vera anti inflamatuar özellikleri ile mide sağlığı için son derece faydalıdır. Birçok sağlık sorununda kullanılan bu bitki mide ve bağırsakları yumuşatır.

– Asit reflü nedeniyle oluşan ağrı ve yanma hissinin kısa sürede azaltılmasını sağlar.

– Her gün düzenli olarak bir bardak aleo vera suyu tüketilebilir. Alternatif olarak bir bardak suyun içerisine biraz aloe vera jeli ile bal eklenerek de tüketilebilir. Bu uygulamanın düzenli olarak yapılması mide ve bağırsaklardaki bakterilerin ölmesine yardımcı olur.

4.) Reflüye iyi gelen bitki çayı: Zencefil kökü

– Zencefil kökü yüzlerce yıldır Asya’da reflü için kullanılan bitkisel çözümlerden biridir. Sinir sisteminin korunmasına yardımcı olan bu bitki mide asidini dengeler. Aynı zamanda sindirim sağlığının gelişmesini sağlar.

– Bir bardak kaynar suyun içerisine biraz zencefil kökü eklenir. Bir süre demlenmesi için bekletilir. Daha sonra süzülür ve içerisine bal eklenerek tüketilir. Günde birkaç bardak kadar tüketilmesi önerilir.

5.) Reflüye sakız iyi gelirmi?

– Sakız çiğnemek tükürük salgının artmasını sağladığı için reflü tedavisi için önerilir. Tükürük salgısının artması mide asidinin dengelenmesine yardımcı olur. Ancak şekersiz sakız çiğnenmesi önerilir.

6.) Karbonatla reflü tedavisi

– Karbonat içerdiği enzimler ile mide asidini nötralize etmeye yardımcı olur. Aynı zamanda mide mukozasını yumuşatır ve yanma hissini azaltır.

– Bir bardak ılık suya bir çay kaşığı karbonat eklenir. Karıştırılır ve tüketilir. Günde 2 bardak kadar tüketilebilir.

7.) Reflüye iyi gelen içecekler: Reflü rezene çayı

– Rezene de yatıştırıcı ve sakinleştirici etkileri ile bilinir. Bu nedenle mide ülseri durumunda özellikle önerilir. Bağırsakları ve mideyi yatıştırır.

– Bir bardak kaynar suyun içerisine biraz rezene tohumu eklenir. Ardından demlenmesi için 10 dakika kadar beklenir. Süzülür ve içerisine limon suyu eklenerek tüketilir. Günde 2 ya da 3 bardak tüketilebilir.

8.) Reflüye evde çözüm: Portakal kabuğu

– Portakal kabuğu içerdiği C vitamini ile iyileştirici özelliklere sahiptir. Güneşte kurutulan portakal kabukları ezilir ve toz haline getirilir. Ardından bir bardak ılık suya bir çay kaşığı kadar eklenir ve karıştırılarak tüketilir.

9.) Nane reflüye iyi gelirmi?

– Nane de ülser için yaygın olarak kullanılan bir çözümdür. İçerisinde bulunan mentol ile kısa sürede rahatlama sağlar.

– Bir bardak kaynar suyun içerisine biraz nane eklenir. Bir süre demlenmesi beklenir ve süzülerek tüketilir. İçerisine bal eklenebilir ve günde 2 ya da 3 bardak tüketilmesi önerilir.

10.) Reflü için doğal ilaçlar: Hardal

– Hardal doğada anti inflamatuar bileşikleri ile bilinir. Asit reflü tedavisinde yardımcı olurken aynı zamanda sindirim sistemini de geliştirir.

– Her yemekten sonra bir kaşık sarı hardal tohumu tüketilebilir.

11.) Reflü hastalığına iyi gelen şifalı bitkiler: Anason ve lavanta

– Bu mide asidini dengelemek için anason ve lavanta da kullanılabilir. Midedeki stresi azaltırken aynı zamanda mide mukozasını da yatıştırır.

– Bir blenderdan anason ve lavanta geçirilir. Daha sonra 1 bardak sıcak suya eklenir. Bir süre demlenmesi beklendikten sonra süzülür ve çay şeklinde tüketilir. Kısa sürede rahatlama sağlar.

12.) Reflü hastalığına iyi gelen yiyecekler: Papaya

– Papaya birçok sağlık sorununda önerilir. Mide ve bağırsak sorunlarında da kullanılır. Papain adı verilen bir sindirim katalizörü içerir.

– Papaya püresi her yemekten sonra düzenli olarak tüketilebilir. Meyve olarak da yenebilir.

13.) Elma ve muz

– Lifli besinlerin tüketilmesi mide asidinin azaltılmasını sağlar. Antiasit etkiler gösterir. Bu nedenle muz ve elma mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir. Özellikler yemeklerden sonra tüketilebilir.

14.) Limon

– Limonata ya da limon suyu eklenen bitkisel çaylar da son derece etkili bir çözüm olarak kullanılır.

– Bir bardak ılık suyun içerisine biraz limon suyu eklenir. Bir süre demlenmesi için beklenir. 15 dakika kadar beklenmesi yeterli olacaktır. Ardından karıştırılır ve tüketilir. Her gün düzenli olarak birkaç kez tüketilebilir.

15.) Probiyotikler

– Probiyotikler sindirim sistemini teşvik etmeye yardımcı olur. Ayrıca yararlı bakteriler içerir. Mide ve bağırsaklardaki zararlı bakterilerin ölmesini sağlar.

– Her gün düzenli olarak kefir ya da yoğurt gibi probiyotikler tüketilebilir.

Diğer öneriler:

1.) Sigara içilmemelidir.

– Sigara içilmesi genel sağlık ve kalp sağlığı açısından zararlı olduğu kadar sindirim sistemi için de son derece zararlıdır. Bu nedenle kesinlikle içilmemelidir. Reflü belirtilerinin artmasına neden olan temel faktörlerden biridir.

2.) Alkol alımı sınırlandırılmalıdır.

– Alkol tüketimi mutlaka sınırlandırılmalıdır. Aksi halde mide asidinin artmasına neden olabilir. Mümkünse hiç tüketilmemelidir.

3.) Stres düzeyleri düşürülmelidir.

– Stres seviyelerinin artması da reflü belirtilerini artırabilir. Bu nedenle mutlaka stres kontrolü sağlanmalıdır. Bunun için düzenli olarak yoga ya da meditasyon yapılabilir.

4.) Uyku düzenine dikkat edilmelidir.

– Her gün düzenli olarak 8 saat uyunmalıdır. Ayrıca yatmadan önce kesinlikle yemek yenmemelidir. Yemek yeme ile yatma süreci arasında 2 ila 3 saat olmalıdır.

5.) Düzenli egzersiz yapılmalıdır.

– Düzenli olarak egzersiz yapılması sindirim sisteminin daha iyi çalışmasını sağlar. Bu nedenle her gün 30 dakika kadar yüzme, koşu, yürüyüş ya da bisiklet egzersizleri yapılabilir.

6.) Fazla kilolardan kurtulmak gerekir.

– Fazla kiloların varlığı da mide asidinin artmasına neden olabilir. Bunun nedeni yağ miktarının fazla olması ile midede oluşan baskıdır.

– İdeal kiloya düşmek için uygun bir beslenme düzeni ile spor programına uyulması önerilir.

Reflü rahatsız edici bir hastalıktır. Günlük hayatı olumsuz etkiler. Bu doğal ve bitkisel çözümlere uyulması belirtilerin azaltılmasına yardımcı olur. Ancak mutlaka bir doktora da gidilmelidir.